Dualarla yola çıktılar

Başbakan seçim kampanyasını başlatacağı Erzurum ve Sivas gezilerine davet edince, bir anda kendimi Davutoğlu'nun uçağında buldum.

Sanki ben gitmezsem seçim kampanyası başlamayacak gibi havaya girmiştim.
Başbakan'ın basın danışmanı Osman Sert'in verdiği saatte havalandık Ankara'dan. Dört gazeteciydik. Sabah'tan Okan Müderrisoğlu, Star'dan Mustafa Kartoğlu, Vatan'dan Murat Çelik ve bir de ben. Uçak burnunu doğrulttu, kameraman içeriye geldi. İlk kez böyle bir durumla karşılaşıyorduk. İşin sırrı daha sonra ortaya çıktı. Seçim gezisinin ilk gününde, çıkılan yolda heyet üyelerinden sesli ve görüntülü olarak duaları alınıyordu. Tabi gazeteciler hariç. Gazetecinin duası makbul olmaz diye bir kural olduğunu zannetmiyorum ama mesleki hassasiyetimize özen gösterildiği belliydi. Baktım Başbakan'ın danışmanı tecvit kurallarına dahi riayet ederek önce Arapça bir sure okuyor ardından da dua ediyorlardı. Aslında benim için yazının çerçevesi oluşmuştu. AK Parti dualar eşliğinde seçim çalışmasını başlattı.
“Niyet hayır, akıbet hayır”diye kendime düstur edindiğim bir ilke vardır. Dualarla çıkılan yolda Allah mahcup etmez inşallah. Ama sadece dua ile sınırlı kalmadılar. Parti görevlilerinden biri, seçim tahminlerini aldı. 7 Haziran gecesi o listeyi merak ediyorum. Bakalım kimler isabet kaydedecek?
Nisan ayının neredeyse sonuna geldik ama karlı dağların üzerinden uçtuk. Bir yere geldik ki, hiç kimseye sormadan orasının Erzurum olduğu anlaşılıyordu. Palandöken eteklerine kadar karla kaplıydı. Bir gece önce lapa lapa kar yağdığı için sıkı giyinmiştik. Erzurum'a indik. Güneşli bir hava vardı. “Bilge adam” diye karşıladı Erzurumlular Başbakanı… Havaalanından şehre doğru hareket ettik ama benim gözüm cirit ekibinde. Az gittik kızlı erkekli cirit ekibi yolumuzu kesti. Hah dedim Erzurum'a geldiğimiz belli oldu. Her şehrin alametifarikası vardır. Cirit ekibi de Erzurum'un simgelerinden biridir. Başbakan aracından indi, yanlarına gitti, onlarla fotoğraf çektirdi. O arada araçların çokluğundan atlar ürkek şaha kalkar diye endişelenmedim değil ama gemlerini sımsıkı tutuyorlardı. Demek ki at binmenin de kendine has incelikleri var. Erzurumluların ilgi gösterileri arasında ünlü İstasyon meydanına geldik. Meydan doluydu. Ağaçların tepesine çıkanlar, araçların römorkuna binenlere baktım meydanda iyi bir kalabalık vardı. Uzun bir kış mevsiminin ardından güneşi gören Dadaş meydana koşmuştu. 17-25 Aralık darbe girişimi ve paralel yapıyla mücadele kapsamında Erzurum dikkat edilmesi gereken bir şehir oldu. 17-25 Aralık darbe girişimlerinde yürekli bir mücadele veren eski İçişleri Bakanı Efkan Ala ile 17-25 Aralık darbe girişimlerinin lideri Fetullah Gülen'in memleketi Erzurum. Dadaşlar bir kez daha tarihe geçecek bir duruş sergilediler. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında dik bir duruş sergilediler. O nedenle Erzurum mitinginde tam da Başbakan'ın kürsüsünün karşısına asılan, ”Paralel dikey fark etmez Dadaş ihaneti affetmez” pankartı anlamlıydı. Meydanda AK Parti ve Türk bayrakları vardı. Anlaşılan AK Parti bu seçim kampanyasında parti bayrağı kadar Türk Bayrağı da sallayacak meydanlarda.
”Siftah Dadaş'tan bereketi Allah'tan” dedi Erzurumlular. Seçim startını Erzurum'dan veren Davutoğlu'nu bağırlarına bastılar. Davutoğlu, “Vakit tamam geliyor bilge adam” anonsları arasında kürsüye çıktı. Başbakan, İstasyon Meydanını ucuna kadar dolduran Erzurumlulara hitap ederken sesini epey yükseltti. İlk günde bu kadar yüksek ses tonuyla hitap ederse sesini kaybeder diye endişelendim ama Davutoğlu'nun performansı iyiydi. Dikkat ettim ne zaman ki Erdoğan'ın ismi geçti, meydan coştu. Erdoğan'ın ismi dahi meydanları dalgalandırmaya yetiyor.
Başbakan konuşmayı uzun tutmadı. 45 dakika konuştu. Kürsüden indi. Mutluydu. Özal, ANAP'ı kurduğunda ilk büyük mitinglerinden birini Erzurum'da yapmıştı. ”Erzurum'da kürsüye çıkınca kalabalıktan bacaklarım titremişti ama seçimi kazanacağımızı anlamıştım” demişti. Mitingden hemen sonra Başbakan'a aktardım. Güldü. ”Meydan gösteriyor İnşallah tek başına güçlü bir şekilde iktidar olacağız” dedi. Erzurum'dan Sivas'a geçtik.
Sivas'ta yine pırıl pırıl bir hava karşıladı bizi. Sivas'ın sadece havası değil karşılaması da çok sıcak oldu. Tren istasyonundan hükümet meydanına kadar yol boyunca sağlı, sollu toplanmış olan Sivaslılar Başbakan'ı coşkulu şekilde karşıladılar. Yani öyle böyle değil. Görülmeye değer bir coşku vardı. Sivaslıların yoğun ilgisi nedeniyle yolu dura kalka ilerledik.
Erzurumlular, ”Bilge adam” demişlerdi Başbakan'a, Sivaslılar ise ”Yiğido” lakabını verdiler. Meydanın tam ortasında, ”Selam olsun Yiğidolar diyarı Sivas'tan Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'na” diye yazıyordu. Erzurum kalabalıktı. Sivas'ın ise karşılaması güzeldi meydanı ise canlıydı. Öyle ki Başbakan'ın 45 dakikalık konuşması meydanla adeta karşılıklı diyalog şeklinde gerçekleşti. Davutoğlu'nun meydan performansının en başarılı olduğu yerlerden biriydi. Başbakan, ”Herkes konuşur” diyor Sivas meydanı, ”AK Parti yapar” diye tamamlıyordu. Davutoğlu ile Sivaslıların diyaloğundan doğan bu slogan sanıyorum seçim meydanlarına damgasını vuracak. Hani Başbakan, ”Alevi milletvekili adaylarımız var” dedi ama isim açıklamadı ya, onlardan biri Sivas'ta. AK Parti'nin Sivas milletvekili adayı Yalçın Özdemir, etkin bir Alevi ailesine mensup. Ankara'ya dönerken Başbakan'a baktım, morali çok iyiydi. Uçaktaki sohbetimiz sırasında ilk izlenimlerini sordum. ”İlk mitinglerden beklediğimi buldum. Meydanlar çok canlı ve heyecan verici” dedi. Yüzü gülüyordu. Meydanlar moralini artırmıştı. Mutluydu.
Başbakan ilk olarak Konya'da kürsüye çıkmıştı, Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında Erdoğan'ın sesinin kısılması üzerine. Dışişleri Bakanı olarak bilinen Davutoğlu orada başarılı bir performans sergilemişti. Davutoğlu, Başbakan olduktan sonra il kongrelerinde izledim. Ama seçim meydanı bir başka oluyor. Davutoğlu, meydanlara çıkınca kendini aşmayı başardı. Davutoğlu bu performansını sürdürdüğü sürece AK Parti'nin oylarını birkaç puan artırır.