Transatlantik!

Dört yıl önceydi. Mayıs'ın başıydı. Washington'da devasa bir sihirbazlık gösterisi düzenlendi. Sadece Amerikan halkına değil tüm dünyaya kocaman bir yalan söylendi. Mikrofonda Obama vardı: “Usame Bin Ladin'i Pakistan'daki evinde askeri bir operasyonla öldürdük” diyordu!
20 Şubat 2007'de, yani Mister Obama başkan seçilmeden yirmi ay kadar önce yer altındaki evinde “böbrek yetmezliği” sonucu hayatını kaybeden Bin Ladin…
2 Mayıs 2011'de Amerikan komandolarının kurşunlarıyla numaradan “öldürülmüştü!”
*
“Neden, Ladin'in cesedine ait herhangi bir görüntü veya tek bir kare fotoğraf bile yok?” diye soranlara verebilecekleri bir cevap olmadığı için, klişeleşmiş “Komplo teorisi, bunlar!” düzenbazlığına yattılar.
Derin yalanı “resmen” putlaştırdılar!
*
İşte bu büyük yalanı “iyice yedirebilmek, pekiştirebilmek” için, o günden bu tarafa birçok kurmaca haber yapıldı. Kitaplar yazıldı, filmler yayınlandı.
Dört yıl önceki sihirbazlığın zihinlerde dönüşü olmayacak bir biçimde yer etmesini amaçlayan Bin Ladin Yalanları, Batı Medyası'nda kaldığı yerden “aynı iştahla” devam ediyor.
Mesela, 16 Mayıs 2015 tarihli Bild gazetesinde “BND'nin (Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı) Bin Ladin'e düzenlenen operasyonda önemli bir rol oynadığı” yolunda “fabrikasyon” bir haber vardı.
Haberde “BND'nin sağladığı istihbarat bilgileri sayesinde ABD'nin Ladin'in Pakistan'daki evine operasyon düzenleyip El Kaide liderini öldürdüğünden” söz ediliyordu.

“Derin Almanya” diye tarif edebileceğimiz BfV (Almanya Anayasa'yı Koruma Teşkilatı) ile BND'nin nüfuzu altındaki Bild'in genel yayın yönetmeni Kai Diekmann'dır.
Hani şu “Özel Harp Gazetecisi” Ertuğrul'la “canciğer kuzu sarması” olan “tam teşekküllü” etki ajanı! Ertuğrul'a, altı yıl önce Hürriyet'teki görevden ayrılacağı belli olduğunda “Sen harika bir gazeteci olmakla kalmıyorsun, aynı zamanda harika bir dostsun. Postdam'da paylaştığımız Noel kutlamamız benim için arkadaşlık sürecimizin doruk noktasını oluşturdu. Sevgili Ertuğrul, önünde saygıyla eğiliyorum!” diye mektup yazmıştı.
*
2004'ten bu yana Hürriyet yönetim kurulu üyesi olan Kai Diekmann, CIA'in uzaktan kumandalı kuruluşu Atlantik Brücke derneğinin de yönetimindedir. Derneğin, 1995 yılındaki “Genç Liderler” programına katılan isimler arasındaydı.
CIA'in ve Pentagon'un uzun yıllardan beri dünyanın dört bir yanında medyadaki haberleri etkilemek ve yönlendirmek için büyük paralar akıttığı biliniyor.
Onlar için, Axel Springer şirketinin yayınladığı Bild'in sütunlarında Bin Ladin Yalanları pişirmek de -haliyle “çocuk oyuncağı” sayılır.
*
Baronsal Hürriyet'in Almanya'daki “Kan Kardeşi” Derin Bild, Almanya'da yaygınlaşan İslam düşmanlığını “besleyen” yayınları “itina ile” yapan bir gazetedir.
Bild'in yöneticilerinden Nicolaus Fest, 27 Temmuz 2014 tarihli köşe yazısında aynen şöyle demişti:
“Tanrı'ya inanmıyorum; ama Hıristiyanlık, Yahudilik veya Budizm beni rahatsız etmiyor. Beni sadece İslam rahatsız ediyor, üstelik artan bir oranda…”
*
Alman gazeteci Udo Ulfkotte, “Satılmış Gazeteciler” adlı kitabında, “Atlantik Brücke'nin üyeleri, kamuoyu kanaatlerinin Amerikan yanlısı anlamında etkilenmesi için çaba harcarlar.” diye yazıyor. (İmge Kitabevi, Sayfa: 161)
Bild'in “CIA Yakını” Atlantik Brücke'yi (Atlantik Köprüsü) el üstünde tuttuğuna dair misalleri sıralayan Udo Ulfkotte, gazetenin “Kazananlar” sütununda yer alan birkaç örneğe de yer veriyor. İşte, onlardan 18 Nisan 2002 tarihli olanı:
“Köprü'yü kuran adam: ABD eski başkanı (Baba) George Bush (77), dün Charlottenburg Sarayı'nda Eric Warburg Ödülü'nü aldı. Övgü konuşmasını Joschka Fischer yaptı. Bu ödülle, Atlantik Brücke Almanya ile ABD arasındaki ilişkilere katkıları ödüllendiriyor…
-Bild şöyle düşünüyor: Transatlantik!”
*
Udo Ulfkotte, Atlantik Brücke'nin Almanya medyasındaki üyelerinin listesine yer verdiği kitabında, “Bild'in şef katında Atlantikçi olarak sadece Kai Diekmann'ın oturmadığını; Bild'in genel yayın yönetmen yardımcılarından, eski Federal Basın Şefi Bela Anda'nın da derneğin üyesi olduğunu” vurguluyor.
O listede, Frankfurter Allgemeine Zeitung'dan Die Zeit'a, Spiegel'den Berliner Zeitung'a, ARD'den Deutshe Welle'ye kadar bir dizi medya kuruluşundaki meslektaşının isimlerini sayıyor.
*
Önceki gün medyamızda çıkan “ABD yetkilileri, Bin Ladin'in belgelerini açıkladı” haberi de “Deutsche Welle Türkçe” mahreçliydi!
O haberde, “Açıklanan belgelerin, 2011 yılı Mayıs ayında Bin Ladin'in Pakistan'ın Abbotabad kentinde saklandığı evden, ölümüyle sonuçlanan operasyonu düzenleyen Amerikan özel birlikleri tarafından toplandığı belirtildi.” deniliyordu!