Ayna, ayna; söyle bize...

Avrupa’da ne zaman bir sol parti seçimleri kazansa, bizdeki solcuların iştahı kabarır: İktidara gelmiş gibi sevinirler, ayakları yerden kesilir, Türkiye’de solun zaferine ramak kaldığını falan hesap ederler!

Şu sıra, “Türkiye Solunda Syriza Heyecanı” manşeti atarak hayal kuruyorlar:
Geçmişte de, İspanya’da Felipe Gonzalez’in ve İngiltere’de Tony Blair’in seçim zaferleri üzerinden uçuşa geçmişlerdi...
Mesela, 1993’te Murat Karayalçın’ın SHP’ye genel başkan seçildiği kurultayı hatırlıyorum. Yüksel Çakmur, o kurultaydaki adaylar arasındaydı. Canhıraş bir konuşma yapmıştı...
O sene, İspanya’da dördüncü kez seçim kazanan sol lider Felipe Gonzalez’i dilinden düşürmemişti...
Onu Türkiye’deki sosyal demokratlara örnek gösteriyordu. İspanya Sosyalist Partisi’nin kurultayında konuşuyor gibiydi!
Aradan geçen yirmi iki yılda köprülerin altından çok sular aktı:
-Murat Karayalçın, geçenlerde CHP İstanbul İl Başkanlığına getirildi!
*
İngiltere’de İşçi Partisi uzun yılların ardından (1997’de) iktidara geldiğinde, başta CHP olmak üzere bütün sol yine acayip havaya girmişti...
Hatta, CHP İngiltere seçimini izlemek üzere Ada’ya bir heyet göndermişti: Heyette, Adnan Keskin de vardı...
Bir salon konuşması öncesinde daha İşçi Partililer bile gelmemişken, Adnan Bey herkesten önce olay yerindeydi ve masaları düzenliyordu!
*
Yine aradan yıllar geçti: Adnan Keskin, Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinde ikinci adam olduğunda Mustafa Sarıgül’ü ziyarete gitti, partiye davet etti...
Sermaye’nin Sarıgül’ünün Ecnebi CHP’ye dönüşünü birlikte kutladılar!
30 Mart seçiminden sonra mı, “Mustafa, Adnan ve Kemal” “Mazeretim var, asabiyim ben!” parçasını seslendiriyorlardı!
Kesmedi: Hayri İnönü ve ailesi için mafya tuttuğu ortaya çıkan Sarıgül’ün Şişligate’den dolayı başı belada!
*
Yunanistan’da radikal solun seçim zaferinden sonra, uzun yılların alışkanlığı yine “narkoz” çalıştılar...
 “Hayaller Çipras, hakikatler Ekmeleddin!” repliği hepsine yetti!
-Ne gam?
Bu Syriza, içeride tepe tepe kullanılabilecek bir oyuncaktı:
CHP’si, HDP’si, ÖDP’si vesaire anında “Ayna ayna, söyle bize hangimiz Syriza’ya benziyoruz?” yarışmasına geçtiler!
*
Boğma Rakı’cı Kemal Kılıçdaroğlu, Syriza için “Bizimle aynı görüşteki partinin kazanması elbette çok güzel” diye konuştu!
Şu Çipras, Syriza’nın başına kaset operasyonu sonucunda mı geçmişti?
Bir başka deyişle, Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başına paraşütle indiren “İstanbul Baronları” safkan IMF’cidir!
Aleksis Çipras “Yunan halkının seçimle verdiği mesaj, AB ile IMF’nin bitişidir” dedi!
Ankara’nın 2010’da IMF’yi kapıya koymasından dolayı, Kemal Bey’in içerideki ve dışarıdaki bütün destekçileri karalar bağlamışlardı!
Derin Baronlar, AK Parti’yi devirmek için çok çabaladılar, ama başaramadılar!
Çok uğraştılar, bir türlü ekonomik kriz de çıkaramadılar!
Küresel finans krizinde, Türkiye ayakta kalırken...
“Her gece barda, gönlü hovarda...” Yunanistan battı!
*
Çetin Altan ve Oğulları’nın, yıllarca Türkiye’ye “örnek” diye gösterdiği AB üyesi Yunanistan’ın ekonomisi mefluç; borç batağında debeleniyorlar!
Batı Kulübü’nün “Şımarık Çocuğu” Yunanistan mı, “Hasta Adam” Euro Bölgesi’nin “en kırılgan halkası” durumunda!

Çipras, filmin sonunda Angela Merkel’le nasıl bir fotoğraf verecek, bekleyip göreceğiz!