Kurtlar şebekesi

ABD’nin Irak’ı işgalinden üç ay kadar önce Rahmi Koç, aynen şöyle diyordu: “Irak Operasyonu olacaktır. En başından beri ABD’nin yanında olmalıyız. Çünkü Başkan Bush bütün dünyaya ‘Ya bizim tarafımızdasınız, ya da değilsiniz’ dedi. Bizim başka bir alternatifimiz yok. Türkiye, ABD’nin yanında yer alırsa uzun vadede mutlaka kazançlı çıkar.” (Milliyet, 26 Aralık 2002)

*
Küresel Baron David Rockefeller’ın kankası Rahmi Koç’un bu sözlerinin aksine; Türkiye “ABD’nin yanında yer almadığı için” kazançlı çıktı!
1 Mart 2003 tarihli tezkerenin reddedilmesi, Türkiye’nin “Bölgesel Güç” olma sürecini başlatan hadisedir. Kritik eşiktir.
CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal, ne demişti:
“TBMM 1 Mart 2003’te Irak’a asker gönderme tezkeresini reddetmiş, Türkiye’nin birileri istedi diye karar aldırtabilecek bir ülke olmadığını dünyaya göstermiştir. Türkiye’nin bölgede yıldızlaşmaya başlaması 1 Mart kararıyla olmuştur.” (Milliyet, 1 Ağustos 2012)
*
‘Gayrı Meşru’ Irak Savaşı’nın öncesinde (7-8 Ekim 2002) TÜSİAD heyeti Washington’a gitmiş; Richard Perle, Henry Barkey, Alan Makovsky gibi isimlerle bir araya gelmişti...
Tezkerenin reddedilmesini müteakip “büyük şok” yaşayan TÜSİAD heyeti, bir defa daha Washington’ın yolunu tutmuş; dönemin Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz’i ziyaret etmişti! (27 Mayıs 2003)
*
Bu ziyaretin iki ay öncesinde, o dönemde Aydın Doğan’ın sahibi olduğu Milliyet, ilk sayfasında “TÜSİAD’ın hükümete Tomahawk attığından” bahsediyordu! (27 Mart 2003)
Dönemin TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan’ın başını çektiği işadamları, o esnada henüz beş ayını bile doldurmamış olan AK Parti hükümetini şu sözlerle yerden yere vuruyorlardı: “Hazırlıksız çıktılar. Dünyadan tecrit olduk. Öyle ki, elli yıl geri gidebiliriz! Türkiye hayal ve ideallerine veda edebilir.”
12 yıl önce, tezkere günlerinde “Türkiye iki nesil kaybetti; elli yıl boyunca bunun bedelini ödemek zorunda kalabiliriz; içine düşeceğimiz ekonomik krizin sorumluları bellidir” gibi “iliştirilmiş” yazılarla felaket tablosu çizen Hürriyet’teki “Özel Harp Gazetecisi” Ertuğrul gibi; TÜSİAD’ın kehaneti de tarihin çöp sepetine gitmişti!

Şu “Tomahawk” başlığının atıldığı gün; Rahmi Koç, Ömer Sabancı, Tuncay Özilhan, Aydın Doğan gibi patronlar Doğan Holding’de buluşup, durum değerlendirmesi yapmışlardı!

*

Paul Wolfowitz, tezkerenin reddedilmesinden sonra Ankara’ya, Aydın Doğan’ın Posta gazetesi üzerinden “posta koymaya” kalkışmıştı: Wolfowitz’in Türkiye ziyareti öncesinde Mehmet Ali Birand Washington’dan bildirmiş, Posta da “Coni Affetmiyor” manşetini (6 Mayıs 2003) atmıştı! Yeri gelmişken, “Sömürge Postası” diyoruz!

Aynı gün, Mehmet Ali Birand ile Cengiz Çandar “yakın dostları” Paul Wolfowitz’i CNN Türk ekranında konuk ettiler: Öfkeli Wolfowitz, tezkerenin reddedilmesinden dolayı “Türk Ordusu kendisinden beklenen liderliği gösterememiştir” diye konuşuyordu!

*

28 Şubat 1997 MGK’sından bir yıl kadar sonra (23 Mayıs 1998) Rahmi Koç’a “42 yıl önce mezun olduğu Johns Hopkins Üniversitesi tarafından” fahri doktora unvanı verilmişti...

Üniversitenin o dönemdeki dekanı, Paul Wolfowitz’den başkası değildi! Wolfowitz “Mister Koç’la iftihar ediyoruz” demişti!

*
Paul Wolfowitz bahsinde, daha da eski yıllara gittiğimizde
1980 öncesinde de yolunun Türkiye’ye düştüğünü görüyoruz!
Pentagon’a ilk gidişi, Demokratlar’ın başkanı Jimmy Carter dönemindedir. Wolfowitz’in başlangıçtaki siyasi forması farklı renkte olsa da her daim “çok özel vazifeli” bir isimdir!
Tam da buraya dikkat: “Akıl Hocası” Albert Wohlstetter ile birlikte 1979’da İstanbul’a “derin ziyaret” yapan kadroda yer almıştır! “Karanlıklar Prensi” diye bilinen Richard Perle de aynı ekipteydi!
1 Şubat 1979’da Abdi İpekçi’nin suikasta kurban gittiği gün, Humeyni’nin de İran’a döndüğü gündür. Wohlstetter ve ekibinin ziyareti bu tarihten hemen sonradır! Soğuk Savaş döneminin nükleer stratejisti Albert Wohlstetter (1913-1997) için
Neo-Con’ların “baş öğretmeni” de diyebiliriz.
Uzun süre “CIA ustalarının şirketi” diye tanımlanan Rand Corporation’da çalışmıştır. 1960 ve 1980 darbelerinden önce “CIA’in Türkiye Masası Şefi” Paul Henze de 1982 sonrası Rand Corporation’da görev yapmıştı.
*
1979’daki şu İstanbul ziyareti esnasında Wohlstetter ve derin kadrosu Boğaz’da balık yerlerken, kendilerini ağırlayan dostları İran devriminin gündemde olduğu o günlerde “Sırada Türkiye mi var?” diye sorduklarında...
Wolfowitz’in akıl hocasından aldıkları karşılık şu olmuştur:
“Türkiye, sıradaki problem değil; sıradaki cevaptır!”
Albert Wohlstetter’ın 1979’daki bu sözleri, 12 Eylül 1980 darbesinin habercisidir! Darbe gerçekleştiğinde Carter’a haber uçuran, “Kasım Gülek’in Kankası” Paul Henze idi. Abdi İpekçi Suikastı’ndaki derin bağlantılar Henze’ye kadar uzanıyordu.
Kenan Evren mi, anılarında 12 Eylül için “dönüşü olmayan” hazırlığa “Mart 1979’dan itibaren” başladıklarını yazmıştır!