CHP niçin alternatif olamıyor?

CHP ne yapsa belli bir başarı düzeyini tutturamıyor.

Acaba neden?

CHP nezdinde fikir yürüten kimi yorumcular bunun nedenini belirlenen stratejinin yürümediğine dayandırarak açıklamaya çalışıyor. Örneğin bir yorumcu 2011 seçim öncesinde belirlenmiş olan stratejinin isabetli olmasına rağmen yürümediğini söylüyor. Yürümeyen bir stratejinin isabeti ya da doğruluğu nasıl ileri sürülebilir; bunun açıklaması da sanırım yorumcunun kafasında bir karşılık buluyordur. Yorumcunun doğru bulduğu strateji şu: “‘CHP içinde, demokratların, laiklerin, solcuların, Atatürkçülerin, dindarların, Kürtlerin, Türklerin büyük koalisyonu’, yürümedi!” diyor ve “Yazık oldu, çok yazık!” diyerek esefini dile getiriyor.
Aynı yorumcu şu mülahazalarla görüşünü sürdürüyor: “Dilerim bu kez CHP, milletvekili adaylarını belirlerken, siyasal partiler içinde en demokratik yöntemleri kullanan örgüt olarak, bugüne kadar olduğu gibi, önseçimlere yeterince ağırlık verir... / Ve kontenjan adaylarını belirlerken de, kamuoyunu etkilemek için sadece “vitrin süsü” ünlü aramaz, tabanın da kabul edeceği ve ilerde birlikte verimli çalışılabilecek kişileri, tercihen kadınlar ve gençler arasından seçer.” (Emre Kongar, ekongar@cumhuriyet.com.tr, 31 Ocak 2015 Cumartesi).
İmdi, bu görüşler zımnında belirtilecek hususlar şunlar:

1. Belirlenen strateji doğru ve isabetli olarak kabul ediliyorsa yürümemesi için bir neden bulunmamak gerek. İsabetli diye belirlenen strateji bu partiyi bir yamalı bohça haline dönüştürmüş, alıntıladığımız cümle bunu gösteriyor: demokratların, laiklerin, solcuların, Atatürkçülerin, dindarların, Kürtlerin, Türklerin büyük koalisyonu diye lanse edilen oluşumun büyüklüğü bir yana, koalisyon olup olmaması bile tartışmaya açık duruyor...
2. Öte yandan milletvekili adaylarının belirlenmesinde de CHP isabetli davranmamış, öyle söylüyor yorumcu. Aslında buna benzer belirleme AK Parti için de ileri sürülmüştü. Ama o, buna rağmen başardı. Niçin?

Demek ki, partiyi geniş koalisyon adı altında yamalı bohçaya döndürmek veya başarısızlığı adayların belirlenmesindeki yanlışlığa dayandırmak isabetli bir açıklama olmuyor. Benzer yanlışlıklar aşağı yukarı her partide belirli ölçülerde ika edilebiliyor.
Öyleyse başarısızlığı başka yerde aramalı. İşte o gerçek neden nedir, ne olabilir?
CHP, seçmeni ikna edecek bir proje üretemiyor. Somut şeyler söyleyemiyor. Sade suya tirit kabilinden ve realitede karşılığı bulunmayan fantazyalarla oyalanıyor. Seçmen, yatırımlar konusunda, sosyal planlama konusunda sadra şifa bir tek cümlesini işitmiş değil bu partinin... Karl Popper’ın kavramını ödünç alırsak “yanlışlanabilir” bir cümle kuramıyor CHP. Yanlışlanabilir olmak, yanlışlansa da tartışılabilir bir nesnel fikir ileri sürmek demektir.
Oysa CHP’nin yaptığı ne? İçerde şahsiyatla, ayak oyunlarıyla, entrikayla; dışarıya karşı da lafazanlıkla oyalanıyor. Bu da, o partinin, seçmen nezdinde almaşık olarak görünmesini önlüyor.