Kılıçdaroğlu’nun yeni kaya gibi adamı

Köşe yazarı arkadaşlarımız hemen her gün haklarında açılan bir davayla güne başlıyordu.
O dönemde Hakan Şükür kardeşim ve Dumanlı Ekrem de fakiri ihmal etmediler.
Hülasa, 17 Aralık darbe teşebbüsüne karşı çıktıkları için sadece Yeni Şafak yazarlarına onlarca dava açıldı.
“Bu basın özgürlüğüne vurulmak istenen büyük bir darbedir” diyen ne bir dernek ne bir platform ne de bir basın konseyi çıktı.
En demokrat geçineni bile kulağının üzerine bi güzel yattı.

Lakin…
Aydın Doğan'ın yayın organının, “Yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanına idam” şeklinde şecaat arz etmesi üzerine bir avukat (Rahmi Kurt) suç duyurusunda bulundu ya kıyametler koptu.
Basın özgürlüğüne darbe vuruluyormuş!
Seçkin hukukçularımızdan Kezban Hatemi de mahut spotu çeken Aydın Doğan'ın yayın organının (Hürriyet) anayasal suç işlediğini bir televizyon programında dile getirdi.
Bana sorarsanız yine de mahkeme safahatına gerek yok.

Zira…
Söz konusu müstekreh spot vicdanlarda mahkum oldu, tıpkı “411 El Kaosa Kalktı” manşeti gibi.
Vicdanlarda mahkum olmak da hiçbir mahkumiyete benzemez.
Kılıçdaroğlu da mahut spotla aynı dalga boyunda lakırdılar ederek “Sonlarının Mursi gibi olmasından korkuyorlar” dedi.
Oysa korkulması gereken akıbet, Mısır'ın Kenan Evren'i Sisi gibi olmaktır.
Bu dünyadan Kenan Evren gibi gitmektir.

Korkulması gereken…
Şeyh Said veya Seyid Rıza veya Mustafa Pehlivanoğlu veya Adnan Menderes gibi boynunu ipe vermek değildir.
Korkulması gereken şey zillete duçar olmaktır.
Kaldı ki, Mursi de zerre miskali korkmuş olsaydı, Sisi'nin uzlaşma teklifini kabul eder, zillet içinde bir uzlaşıyı onurlu bir şehadete tercih ederdi.
Etmedi.
Ahlaklı ve onurlu insanlar yeryüzünün neresinde olursa olsun darbelere karşı çıkarlar.

Gelgelelim…
Kılıçdaroğlu darbelere karşı aldığı tutum bakımından gayet tutarlıdır.
Bugün nasıl ki “Sonlarının Mursi gibi olmasından korkuyorlar” diyor, dün de “sonlarının Menderes gibi olmasından korkuyorlar” demeye getiriyordu.
Can Dündar 2011'de, İnönü'nün, “Demokratik rejimi baskı rejimine çevirirseniz ihtilal millet için meşru bir hak olur...” sözünü hatırlatınca, “Evet aynı durum... Daha vahim...” demişti.
Evet, Kılıçdaroğlu'nun darbe ve darağacı sevdası değişmedi ama galiba “kaya gibi adamı” değişti.
“Ergenekon nerede, üye olacağım” dediği dönemde “kaya gibi adamı” Soner Yalçın'dı, yeni kaya gibi adamı Dumanlı Ekrem oldu.
Geçenlerde bu “yeni kaya gibi adam”ına, “Türkiye 1930'lu yılların tek parti döneminden daha kötü” deyiverdi. (Tek parti dönemi dediği de CHP'nin asrı saadetiydi ha!)

Peki…
Kılıçdaroğlu, “Yurtseverleri Silivri'ye dolduruyorlar” dediği dönemde bu “yeni kaya gibi adamı” ne yapıyordu?
Ne yapacak, “henüz piyasaya çıkmamış kitabı kovuşturmak, kitap yazdığı için insanları içeri tıkmak nasıl bir kepazeliktir” diye sorduğumuzda, “Burada olan, kara propaganda seylâplarına kapılarak sağa sola savrulan bazı iyi niyetli insanlara oluyor” şeklinde racon kesiyordu.
Soner Yalçın, yani, “eski kaya gibi adam” da o tarihlerde içeri atılanlar arasındaydı.
Kılıçdaroğlu da bunun üzerine şöyle demişti: “Soner Yalçın, kalemini satmaz, besleme, yandaş değil. Soyadı gibi 'yalçın', kaya gibi bir adam…”

Kılıçdaroğlu'nun bu eski kaya gibi adamı geçenlerde Sözcü gazetesinde yazdığı bir yazıda Mursi'nin “İran casusu” suçlamasıyla idama mahkum edildiğini belirttikten sonra şöyle diyordu: “Bugün siz; Mursi'nin İran casusu olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yapmayınız. Müslüman Kardeşler'in Şii'likle, İran'la ne ilgisi var? Mursi, başını Suudi Arabistan'ın çektiği ABD izniyle devrildi…”
Kılıçdaroğlu, “Sonlarının Mursi gibi olmasından korkuyorlar” diyor ya, imdi soralım:
Türkiye'de ne yapılmak istendi?

“Eski kaya gibi adam”ın söz konusu yazısından okuyalım: “Türkiye'deki 'casusluk' iddiasıyla başlatılan soruşturmada Erdoğan, Selam Tevhit Örgütü'nün lideri olarak göstermekle kalınmadı; Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve İran'ın eski Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejat ile birlikte hareket etmekle itham edildi!
Erdoğan'ı sevmeyebilirsiniz. / Erdoğan'a karşı olabilirsiniz. /Ancak… Hakikate aşkla bağlı iseniz… / Hakkaniyetli iseniz.. / Uluslararası parmakların Mursi'yi idama götüren 'casusluk operasyonunun' benzerinin Erdoğan'a yapılmak istendiğini görmek zorundasınız…”