Hanedan

Venedik Taciri’nin oğlu Ali Koç “İki çocuğumun geleceğinden endişeliyim” demiş! Milyar dolarlarla oynayan Koç Ailesi’nin bir ferdi söylüyor, bu lafı...

Güya, işsizlik “uyarısı” yapıyor pozlarda...

İşsizliğin dünyanın her yerinde büyük bir sorun olduğuna dikkat çekerken aklınca içeriye yönelik siyasi mesaj veriyor!

Ali Koç’un tiyatro yaparak “yakınıyor gibi” göründüğü...

Gelir dağılımı eşitsizliği, orta sınıfın kaybolması, zengin ile fakirin arasındaki uçurumun büyümesi gibi konular, Koç’ların lokomotifi olduğu Eski Rejim’in (Baronsal Düzen) Türkiye’ye “hediye ettiği!” sistematik sorunlardır.

Bunların hesabını verecekleri yerde bir de üste çıkıyorlar!

“Balyalarına yeni balyalar katmalarına” rağmen...

Kendi devasa kabahatlerini yok sayarak hiç yaşanmamış kabul ederek, pişkince “Çocuklarının gelecek endişesinden” bahsedebiliyorlar!

Bir başka deyişle, aklımızla alay ediyorlar.

*

Özelde Ali Koç’un, genelde Koç Hanedanı’nın “asıl derdi” ya da “hayati sıkıntısı” nedir?

Derin Baronlar eliyle yönetilen Amerikancı ve İsrailci ‘Gizli Sömürge’ düzeninin alaşağı edilerek...

-Türkiye’nin bağımsızlaşmış olmasıdır!

Ankara’nın IMF’ye kapıyı göstermesi, bundan dolayıdır.

*

Ali Koç’un ağabeyi Mustafa Koç, babası Rahmi Koç ve Koç Holding’in üç yöneticisi...

9 Temmuz 2009’da...

Nakkaştape’de (bir öğle yemeğinde) dönemin ABD Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’yi ağırlamışlardı.

Mustafa Koç, 2011 genel seçimi için “AKP parlamentodaki çoğunluğunu yitirecek, bu durumda CHP ile MHP koalisyonu olabilir” kehanetinde bulunmuştu!

Venedik Taciri’nin büyük oğlu, o yemekte ABD’nin Ankara Büyükelçisi’ne “IMF Anlaşması olmazsa özel sektör çöker” demişti!

Mustafa Koç’un “endişesi” neymiş; burada kardeşi Ali’nin “endişesi” ile birlikte hatırlıyoruz!

*

“IMF ile yeni anlaşma Türkiye’nin aleyhine olacaktı,” Derin Baronlar için, ne gam:

25-30 milyar dolarlık cukkanın ekserisini “Şişman Kediler” ham yapacaktı!

-Hesapları buydu!

2008 sonbaharında patlayan küresel krizin ileri seviyede etkili olduğu bir dönemdi ve İstanbul’un Baronları ile onların medyadaki dublajcıları bir biri ardına “IMF ile yeni bir stand-by anlaşması yapılmazsa yandığımızın resmidir” yollu “felaket senaryoları” pişiriyorlardı!

*

Neticede, Kriz Lobisi’nin kehanetleri çöpe gitmişti: Ankara, yeni bir IMF anlaşması yapmamış, IMF’ye “elveda” demişti...

Küresel Finansal Krizi “en az zararla atlatan” Türkiye idi:

Şişman Kediler’in Amerika’sı ile “Euro Bölgesi” ağır yaralar almıştı.

Körfez Sermayesi, başta Amerikan piyasaları olmak üzere Batı’dan “kaçmaya” devam ediyordu...

Eskiden olduğu gibi, Türkiye’ye yönelik Batı merkezli “ekonomik tetikçilik” artık netice alamıyordu:

Genci yaşlısı bütün Baronlar, bu durumdan rahatsızdı!

*

Şimdilerde mi, rahatsızlıkları zirveye çıkmış durumda:

Mesela, “Çocuklarının geleceğinden endişeli”ler!

*

Nakkaştepe’deki o yemekten iki yıl kadar önce 3 Haziran 2007’de Neo-Con’ların önde gelen ismi (Dünya Bankası eski Başkanı) Paul Wolfowitz bir kere daha Türkiye’ye gelmişti ve Mustafa Koç’un teknesindeydi!

Wolfowitz’le birlikte Türkiye’ye gelenler arasında Morton Abramowitz de vardı...

Bahçeşehir Üniversitesi’nde konuşan Abramowitz “Türkiye İslam ülkelerine kayıyor, Batı’dan uzaklaşıyor” diye feveran ediyordu!

2007’de iki kez (Mayıs ve Ekim aylarında) Türkiye’ye gelen Abramowitz’in buluştuğu isimler arasında Can Kıraç da vardı.

Can Kıraç, Vehbi Koç’un damadı İnan Kıraç’ın ağabeyidir.

Paralel Yapı’nın “Kâinat İmamı” ABD’ye Mayıs 1992’de ilk kez gittiğinde Abramowitz’le görüşmüştü: Görüşmeyi, CIA’in kurduğu Moon Tarikatı’nın Türkiye Temsilcisi Kasım Gülek’in baldızı olan Aylin Devrimel Radomisli ayarlamıştı.

Sahi, Koç’lara “ananas” gönderen kimdi?