YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Demokrasi devlete zaman kazandırır

 
Son zamanlarda demokrasi hem devletin, hem de halkın kurnazca davranmasına fırsat veren bir kelime haline geldi.

 

17 Ağustos depreminden hemen sonra birçok insan tarafından yüksek sesle telâffuz edilen "Devlet nerede?" sorusuna verilen en kurnazca cevap şu oldu: "Felâket o kadar âni gelmiş, o kadar büyük bir hasara yol açmıştı ki durum karşısında Türk devleti değil hangi devlet olursa olsun yetersiz kalacaktı." Cevap kurnazcaydı. Bir şeye doğru cevap veriliyordu; ama bu doğru cevap bir başka sorunun doğru cevabıydı. Yani bu cevap devletin kayıpları önlemede, kayıpların miktarını ve derecesini azaltmada niçin daha etkin olmadığı, olamadığı sorusunun cevabı olabilirdi ancak. Oysa soru devletin niçin yetersiz kaldığı sorusu değildi. Gerçek soru devletin bu topraklar ve bu insanlar için hayırhah bir örgütlenmeye sahip olup olmadığı, bu topraklara, bu insanlara hizmet etmek üzere harekete geçebilecek güçleri geliştirip geliştirmediği sorusuydu. "Devlet nerede?" sorusu cevapsız kaldı. Daha doğrusu bu soru atlatıldı. Devlet kurnazlıkla nerede olduğunun gözlerden saklanabileceği bir durumun doğmasını mümkün kıldı. Soruyu atlatıp zaman kazandı.

Türkiye'de kurnazlık makbul tutuluyor ve toplum ilişkilerinde geçerli bir yöntem olarak kabul ediliyor. Devletin kurnazca konuşup kurnazca davranmasından halk rahatsız değildir. Çünkü halk devletin imkanlarından yararlanabilmek için çeşitli kurnazlıklara başvurması gerektiğini pek iyi bilir. Men dakka dukka. Son zamanlarda demokrasi hem devletin, hem de halkın kurnazca davranmasına fırsat veren bir kelime haline geldi. Halk devlete karşı işlediği kabahatleri savunabilmek, devlet karşısında sorumluluktan kaçıyor oluşuna mazeret sağlamak için demokrasi beklentisini öne sürüyor. Devletin demokrasiye, demokratikleşmeye bir itirazı yok. Devlet demokrasiyi zaman kazanmak için bir aracı kavram gibi kullanıyor. Herşey demokrasi gerçekleştiğinde düzeleceğine, hiç olmazsa düzelme yoluna gireceğine göre devletin asıl işlevini yerine getirip getirmediğinin sorgulanmasına ve Türk devletinin teşkilindeki gerekçelerin hatırlanmasına hiç gerek yoktur. Eğer Türkler'in neden bir devleti var diye soracak olursak, bir şeyleri hatırlamak zorunda kalacağız. Bu hatırlanan şeyler bugün işlerin hangi sebeple başka türlü döndüğünü düşündürecek ve sorgulama başlayacak. İşlerinin dönmesini kurnazlıkla sağlayan halk ve devlet asıl meseleye ilişkin konuların açılmasını istemiyor. Demokrasi her iki tarafa da durumu idare etmek için kâfi geliyor.

Demokrasiye ulaşmak, demokrasi uğruna toplumun hayat kaynaklarını yeniden tanımlamak konusunda Türk devletine ve Türk halkına Avrupalılar ve Amerikalılar da çok yardımcı oluyor. Onlar için demokrasi (ve bunun yanı sıra elbette insan hakları) tarih perspektifinin askıya alınmasına yaradığı için çok kullanışlı bir kavram. Tarihî perspektif demokrasinin bir zoka olup olmadığını fark etmemize yarıyor oysa.


1 OCAK 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

İsmet Özel

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...