YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Dünya

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

 


Utandıran şöhret

WASHİNGTON yönetimine yakınlığı ile bilinen The Washington Post gazetesinde, "Türkiye'nin kötü alışkanlığı" başlığı altında dün yayınlanan yorumda, Erbakan'a verilen bir yıllık hapis ve ömür boyu siyaset yasağı ele alınarak, Türkiye'deki ifade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik uygulamalar sert bir şekilde eleştirildi.

Washington yönetimine yakınlığı ile bilinen The Washington Post gazetesi, "Türkiye'nin kötü alışkanlığı" başlığı altında dün yayınladığı bir yorumda, Erbakan'a verilen bir yıllık hapis ve ömür boyu siyaset yasağını ele alarak, Türkiye'deki ifade özgürlüğünü tartıştı. Türkiye'nin artık Avrupa Birliği'nin faal adayı olduğunu, hükümetin de ekonomik ve hukuki alanda reform yapma sözü verdiğini hatırlatan gazete, "Ancak kötü alışkanlıklar, özellikle de ülkenin laik prensiplerine aykırı yönde görüş bildirenlerin hapse atılması yönündeki eğilim halen devam ediyor. Geçen hafta, bir Türk mahkemesi, eski Başbakan ve kapatılan Refah Partisi'nin genel başkanı olan Necmettin Erbakan'a, 6 yıl önceki sözlerini gereçe göstererek 1 yıl hapis cezası verdi. Eğer ceza onaylanırsa, Erbakan ömür boyu siyasi yasaklılar arasına katılacak" dedi.

"Tüyler ürpertici kanunlar"

Türkiye Cumhuriyeti'nin, 75 yıllık tarihi boyunca, aralarında kamu kurum ve kuruluşlarında kadınların başörtü takması ve erkeklerin sakal bırakması gibi birçok konuda aşırı bir laiklik uygulamasına gittiğini, bunu yaparken de orduya bel bağladığını yazan gazete, "Laik söylemler, birçok açıklamayı 'anti-laik' yaklaşım kabul ederek, ifade özgürlüğüne baskı yapan tüyler ürperten kanunlar üretti" dedi. Bazı Türk gazetecilerin, sanatçıların ve ünlü kültürel şahsiyetlerin, aynı şekilde şiddet içermeyen söylemleri nedeniyle cezalandırıldıklarını hatırlatan gazete, "Demokratik değerleri tehdit eden güçlere hassas bir şekilde yanıt vermek, her zaman demokrasinin kendisiyle karşı karşıya gelme durumunu da ortaya koyuyor. Ancak ifadeye yönelik sert kısıtlamalar, esasında demokrasiyi tehdit ediyor. Türkiye, AB'yi tatmin etmek kadar, içerde uyumu sağlamak için bu kısıtlamaları yumuşatmak zorunda" cümlesini kullandı.

Clinton'la uzlaşılan 8 madde

1997 yılının Aralık ayında, zamanın Başbakanı Mesut Yılmaz'la ABD Başkanı Bill Clinton arasında yapılan görüşmede dile getirilen ve üzerinde uzlaşılan insan haklarına ilişkin konular, 1998'de ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından 8 madde halinde formüle edilmişti: İfade özgürlüğünün kapsamının genişletilmesi, hapiste bulunan siyasilerin ve gazetecilerin salıverilmesi, işkenceci polislerin yargılanması, insan hakları savunucularına ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskının kaldırılması, yerlerinden edilen insanların geri dönüşlerinin sağlanması, siyasi partiler üzerindeki yasakların ve baskıların kaldırılması, olağanüstü halin kaldırılması ve ABD'den alınan silahların kullanım sahalarının gözlenmesi. Ancak son iki haftadır ABD tarafından yapılan açıklamalarda, ABD'nin son insan hakları raporunda ve insan haklarından sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Harold Koh'un açıklamalarında, Türkiye'nin yukarıda sözü edilen kriterlerden büyük bir çoğunluğunu yerine getirmediği dile getirildi.




Kağıda basmak için tıklayın.

SİLAH ALIMLARINDA insan hakları engeli
İnsan haklarına baskılar dış ilişkilerin her safhasında kendini hissettiriyor. Almanya 1000 adet Leopard-2 tankı ihalesinde insan haklarını ölçü alacağını açıklarken, Af Örgütü ve Human Rights Watch, Türkiye'ye helikopter satışının insan hakları ihlalleri gerekçesiyle durdurulması için lobi yapıyor.
'Raduyev Ruslar'ın adamı'
İsrail'in Batı Şeria ve Gazze'nin yarısına sahip küçük Filistin önerisi tartışmalara yol açtı. İsrail'in tehdit oluşturacak tam bağımsız bir Filistin devletine izin vermeyeceği belirtiliyor.
TÜRKİYE'YE İKİ UYARI
Avrupa: İhlaller 'vahim' boyutta AVRUPA Parlamentosu'nin 16 Mart'ta yapılan genel kurul oturumunda Türkiye'ye insan hakları konusunda çeşitli suçlamalar yöneltilerek insan hakları ihlallerinin 'vahim boyutlarda' olduğu belirtildi. Liberal Grup üyesi Bertel Haarder tarafından hazırlanan, "AB'de ve aday ülkelerde insan hakları" başlıklı raporda, Türkiye'de insan hakları ihlallerinin devam ettiği ifade edilerek Türkiye Kopenhang kriterlerini yerine getirmediği takdirde, tam üyelik müzakerelerine başlanamayacağı belirtildi. Raporda, "Türkiye'de mahkumlara kötü muamele ve işkence yapıldığı ve adil, bağımsız yargı bulunmadığı" iddia edildi ve "Türkiye, AB'ye üye olmak istiyorsa, radikal bir biçimde bu durumu değiştirmelidir" ifadesi kullanıldı. "Dünyada İnsan Hakları" başlıklı raporda da idam cezası uygulayan hiçbir adayın AB'ye tam üye olamayacağı belirtildi ve Türkiye'ye idam cezasının kaldırılması çağrısında bulunuldu. Grossman: Birinci sınıf demokrasi ABD'NİN Avrupa işlerinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman da, Cuma günü Türkiye'ye çağrıda bulunarak, "Türkiye, ABD, Avrupa ya da başka birini memmun etmek için daha demokratik olmak zorunda değil. Türkiye, kendisine gereken doğru şey bu olduğu için daha demokratik olmalı. Türk hükümeti düşünce özgürlüğünü genişletmeli" dedi. Grossman, "Eğer Türkiye, bölgesinde ilerlemenin simgesi olarak kalacaksa, vatandaşlarının birinci sınıf bir ekonominin yanısıra birinci sınıf bir demokrasiye sahip olmaları gerekiyor. Güvenlik, refah ve demokrasi birarada olmalı. Türkiye, bu yönde verdiği sözleri yerine getirebilir mi? Ben yapabileceğine inanıyorum" dedi.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...