YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Ekonomi

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

 


Doğan GSM'yi de istiyor

İŞ BANKASI ile girdiği POAŞ ihalesini kazanan Doğan Holding, GSM ihalesine de Sabancı Holding, Doğuş Holding ve İspanyol Telefonica ile bir konsorsiyum oluşturarak giriyor

POAŞ'ın Doğan Holding-İş Bankası Ortak Girişim Grubu tarafından alınmasının ardından ortaya çıkan tartışmalar, Aydın Doğan ve Doğan Holding'i yeniden tartışmaların tam ortasına oturtuverdi. Doğan Holding'in aynı zamanda çok fazla gazete-dergi ve televizyon birimine sahip olması, POAŞ ihalesinde rakibinin Koç Holding olmasına ve RTÜK Kanunu'na rağmen ihaleyi nasıl olur da Doğan Holding alır sorularının kafalarda oluşmasına engel olamadı. POAŞ ihalesinde Koç Holding'le Doğan'ın anlaştığına kadar birçok konu ısrarla gündeme getirildi.

İnsanlar tam POAŞ'ı Doğan Holding'in almasına alışırlarken, geçtiğimiz Cuma günü (10 Mart) Danıştay 10'uncu Dairesi'nin elektrik dağıtım ve enerji santrali ihalelerinden bazılarını iptal etmesi kararıyla ortalık yeniden karıştı. Cuma gün borsada birinci seansın kapanmasına 15-20 dakika kala piyasaya sızdırılan bilgi başta Doğan Holding ve Doğan Yayıncılık olmak üzere birçok hissenin değer yitirmesine neden oldu. Özellikle Doğan Holding ve Doğan Yayıncılık taban yaptı.

Ne olmuştu?

İstanbul'un Trakya yakasının elektrik dağıtımını yapan 29'uncu Bölge, elektrik dağıtım ihalelerinin yapıldığı 3 Nisan 1997'deki ihalede devlerin çekiştiği bir bölge olmuştu. 500 milyon dolardan ihaleye çıkan 29'uncu Bölge o dönemde aylık yaklaşık 17 milyon dolarlık cirosu ile ihaleye katılan bütün firmaların iştahını kabartıyordu.

Danıştay 10'ncu Dairesi ise 10 Mart'ta RTÜK Kanunu'na dayanarak söz konusu ihaleyi iptal etti. İstanbul'un Trakya yakasının elektrik dağıtım ihalesini kazanan Ortak Girişim Grubu içindeki firmaların RTÜK Kanunu'nun müsaade ettiği yüzde 10 sınırını ihlal ettiği ise mahkeme tarafından belirtildi.

Elektrik dağıtım ve enerji santralı ihalelerinde neler olduğunu tespit edebilmek için 3 yıl öncesine, Şubat-Mart 1997'ye gitmemiz gerekiyor.

1997'nin elektrik fiyatlarıyla sadece İstanbul'un Trakya yakasının aylık cirosu 2 trilyon liranın üzerindeydi. Aylık 2 trilyon liralık nakit girdisi ihaleye giren firmaların tamamının iştahını kabartıyordu.

"Rantiye" için aylık 2 trilyon lira (o dönemin dolar kuru ile 16 milyon dolar) çok önemli olmalı ki, İstanbul'un Trakya yakasının elektrik dağıtımını yapan Boğaziçi Elektrik'e neredeyse bütün holdingler şartname alıp teklif vermişti.

İhale şartname hazırlanırken alınır

Elektrik dağıtım ihalelerinin RP ve MÜSİAD'lı işadamlarına peşkeş çekileceğine dair haberler üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndaki bazı bürokratlar, RP sempatizanı ve MÜSİAD'lı işadamlarının elektrik dağıtım ihalelerini almalarının mümkün olmadığını belirtmişlerdi. Niçin alamayacakları yönündeki bir sorumuz üzerine, "İhale şartnamesini hazırlayanlar 'rantiye'ye yakın bürokratlar. Zaten bu tür ihalelerde şartname hazırlanırken ihaleyi kimin alacağı da belirlenmiş olur" cevabını vermişlerdi.

Şartnameyi hazırlayanlar fizibilite raporu da hazırladılar

İhaleye katılan firmalar şartname gereği birer fizibilite raporu hazırlayıp Bakanlığa teslim etmek zorunda olduklarından, bu konudaki açıklarını da Bakanlık bünyesinden temin etmişlerdi. Fizibilite raporları ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, TEDAŞ ve TEAŞ bünyesinde kendiliğinden oluşan bu 5 grup tarafından hazırlanmıştı. Şartname gereği söz konusu fizibilite raporlarının hazırlanması gerektiği için, raporların "işi bilen teknik elemanlar" tarafından hazırlanmasının Türkiye'nin lehine olduğu değerlendirmeleri yapılmıştı. Teknik fizibilite raporları ise 1997 fiyatlarıyla 400 milyon lira ile 1 milyar lira arasında değişen ücretlerle hazırlanmıştı.

Doğan Holding dağıtımdan büyük pay almak istiyordu

Doğan Holding, sadece Trakya Bölgesi'nin elektrik dağıtımını istemiyordu. Elektrik dağıtımını istediği bölgeler arasında Aydın Doğan'ın memleketi olan Gümüşhane'nin de içinde bulunduğu Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Giresun'u kapsayan 20'nci bölgenin de dağıtımını almak istiyordu. Böylece Doğu Karadeniz Bölgesi'nin elektrik dağıtımı da tümüyle Doğan Holding'in tekelinde olacaktı. Çünkü Doğan Holding, 20'nci Bölge'nin yanısıra en kârlı bölge olarak da bilinen 17'nci bölgeyi de istiyordu. 17'nci Bölge'de ise Samsun, Ordu ve Sinop illeri yeralıyordu. 3, 17, 20 ve 29'uncu bölgelerin dışında Ankara ve Kırıkkale'nin elektrik dağıtımını yapan 13'üncü Bölge'yi de istediği ise ihale yaklaştıkça ciddi olarak dolaşıma sokulan bir söylentiydi.

Aydın Doğan'ın girdiği elektrik dağıtım ihalesinde istediği bütün bölgeleri alması halinde ödeyeceği toplam para ise 13'üncü Bölge hariç 755 milyon dolar idi. Ankara ve Kırıkkale'nin elektrik dağıtımını yapan 13'üncü Bölge'nin ihalesine girip girmeyeceği netleştirilememişti. Doğan Holding, hazırlattığı fizibilite raporlarında ihaleye girdiği bölgelerdeki elektrik kaçak oranlarını çekeceği sınırları da belirtmişti. Ankara ve Kırıkkale'nin elektrik dağıtımını kapsayan 13'üncü Bölge'nin ulaşılması hedeflenen elektrik kaçak oranı ise yüzde 11.5 olarak belirlenmişti.

Enerji Bakanlığı bürokratlarının yaptıkları değerlendirme doğrultusunda, Aydın Doğan'ın ihaleye girdiği bölgelerin neredeyse tamamını alacağı baştan biliniyordu. Çünkü, ihale, ihale sözleşmesi hazırlanırken alınırdı.

Ali SALİ


Kağıda basmak için tıklayın.

POAŞ'ı ucuza kapattı

Galatasaray dünya kulübü
Galatarasay Kulübü, dünyanın dev şirketlerinden American International Group ile ortaklık kuruyor.
GSM'Yİ KOÇ VE SABANCI ALACAK YANILTMASI
Doğan Holding'in POAŞ ihalesini almasının ardından yapılan yorumların neredeyse tamamında Koç Holding'le Aydın Doğan arasında varılan mutabakat sonucu, POAŞ Doğan'ın, GSM şebekelerinden biri Koç Holding'in diğeri ise Sabancı Holding'in olacak türünden değerlendirmeler yeraldı.
Oysa bu değerlendirmelerin tamamı ya yanlış bilgilendirilmeden, ya da yanıltmadan ibaretti. Çünkü, GSM şebekelerinden birini Sabancı'nın alması demek, aynı zamanda Doğan'ın alması demek anlamına geliyor. Şundan dolayı: Koç Holding Amerikan SBC ile bir konsorsiyum oluşturarak giriyor GSM ihalesine. Doğan Holding ise Sabancı Holding, Doğuş Holding ve İspanyol Telefonica ile bir konsorsiyum oluşturarak giriyor GSM ihalesine. GSM ihalesinin yapılacağı Nisan ayının ilk haftasına kadar bu konsorsiyum dağılmazsa, Sabancı Holding'in alacağı GSM şebekesi aynı zamanda Doğan Holding'in alacağı GSM şebekesidir. Sabancı Holding'in GSM ihalesine yalnız katılmak istediği yolundaki arzusu bilindiği için, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın devreye girerek, Sabancı, Doğan ve Doğuş'u biraraya getirdiği ise herkes tarafından biliniyor. Sabancı Doğan ve Doğuş'un içinde bulunduğu konsorsiyuma GSM şebekelerinden birinin verileceği taahhüdünde bulunulduğu iddiaları ise Ankara'da ayyuka çıkmış durumda.
Zaten Doğan Holding yetkilileri de POAŞ ihalesinden sonra Doğan Holding'in diğer özelleştirme ihalelerine katılıp katılmayacağı yolundaki meraklarını "Özelleştirmelerin tamamıyla ilgileniyoruz" cevabıyla gidermiş durumdalar. GSM şebekelerinin biri Koç'un diğeri Sabancı'nın yanıltması ise Doğan Holding yetkilileri tarafından piyasaya sürülen bir yanıltma olarak değerlendiriliyor. Aydın Doğan'ın hem POAŞ, hem de GSM şebekelerinden birini alacak olmasının getireceği tepkilerden çekiniyor olsalar gerek. Fakat Ankara'da kulaktan kulağa Doğan Holding'in içinde yeraldığı konsorsiyumun GSM şebekelerinden birini alacağı fısıldanıyor.

POAŞ İHALESİNDE 'İptal edilecek mi' tedirginliği
Elektrik dağıtım ihalelerinin RTÜK Kanunu gereğince Danıştay 10'ncu Dairesi tarafından iptal edilmesinin ardından, medya patronlarının aldığı diğer devlet ihalelerinin iptal edileceği yönündeki tedirginlik ise, piyasanın kafasının karışmasına sebep oldu. POAŞ ihalesinin iptal edilmesi için Petrol-İş Sendikası'nın başlattığı girişimden sonuç alınması bekleniyor. Çünkü iptal için gerekçe ve temsil oluşturabilecek bir mahkeme kararı var. Doğan Holding ise Danıştay 10'uncu Dairesi'nin verdiği iptal kararı üzerine şöyle bir açıklama yapma ihtiyacı duydu: "Bir haber ajansında yer alan haberden hareketle, Danıştay 10. Dairesi'nin şirketimizin kazandığı İstanbul Trakya Bölgesi Elektrik Dağıtım Tesisleri'nin işletme hakkının devri ihalesini iptal ettiğine ilişkin bilgiler hakkında açıklama istenilmektedir. Konuya ilişkin Danıştay 10. Dairesi kararı ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmiş olup temyizi kabildir ve hukuki prosedürler çerçevesinde konu takip edilecektir."
Doğan Holding'in iptal edilen ihaleden vazgeçmeyeceği anlaşılıyor. Doğan medya grubunun bundan sonra izleyeceği yayın politikası, özelleştirme ihalelerinin hangi kaderi paylaşacağını da belirleyecek. Medya patronlarını POAŞ ihalesinin iptal edileceği korkusu sararken, ihaleden çekilen konsorsiyumları ise, ihalelerin yenilenmesi beklentisi sardı. Ankara ile içli dışlı olan birtakım büyük holdinglerin Danıştay 10'uncu Dairesi'nin ihale iptal etmesine sevindiği ileri sürülüyor. İhalelerin yenilendiğinde kimlere gittiği, özelleştirme ihalelerinde kimlerin rolünün olduğunu da ortaya koyacak.


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...