YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

 

 

Yeni Türkiye

 
Türkiye, 'bireysel' özelliklerin fazlaca vurgulandığı şu son 20 yılda kazandığı ivmeyle, sessiz sedasız başarı öyküleri yazan bir dizi parlak insan yetiştirebildi.

 

Galatasaray'ın Mallorca karşısında aldığı 4-1'lik muhteşem gâlibiyetin cumhurbaşkanlığı tartışmalarının ortasına düşmesi birbirinden farklı iki ayrı Türkiye'nin varlığını bir kez daha gözlere soktu. Bir, geçmişin köhne yapısına sıkı sıkıya sarılan, çareyi 40 yıllık formüllerde arayan, zihniyet olarak 1930'lara dönüşü marifet sayan bir Türkiye var; bir de, gözünü ilerilere dikmiş, dünyanın yakaladığı düzeyi kendi düzeyi haline getirmeyi becermiş 'yeni Türkiye'...

Futbol konusuyla yakından ilgilenmediğim için, Galatasaray'ın zaferinden genel sonuçlar çıkarma tehlikeli sularında gezinmek istemem; ancak Türk futbolunda 'çağdaşlığı' benimseyen ekolün, ülkeye, birbiri ardına sevindirici başarılar kazandırdığı da belli. Akılcı bir yönetim, işe uygun elemanlarla oluşturulan bir takım, ekip ruhu ve motivasyonla gerçekleştirilemez sanılan başarılara imza atabiliyor...

Göz kamaştıran sadece Galatasaray olsaydı, futboldan kalkıp ülkenin bütünü için genellemeler zaten yapılamazdı; ancak hemen her alanda 'aykırı' görünen başka başarı sahipleri de var aramızda... Eserleri başka dillere çevrilip dünyaca ünlü yazarlardan olumlu eleştiriler alan romancılar, 'dünyanın bir numarası' ilân edilen cerrahlar, literatüre adlarıyla geçen katkıların sahibi doktorlarımız, markalarına dünyanın en ünlü butiklerinde rastlanan modacılarımız, berbat ekonomiye aldırmayarak başında bulundukları şirketleri dünya ligine çıkartan işadamlarımız... Sadece son on yılda adları uluslararası alanda bilinir hale gelmiş çok sayıda 'içimizden biri' var...

Türkiye, 'bireysel' özelliklerin fazlaca vurgulandığı şu son 20 yılda kazandığı ivmeyle, sessiz sedasız başarı öyküleri yazan bir dizi parlak insan yetiştirebildi. Galatasaray, 'bireysel' girişimciliğin 'ekip ruhu' ile takviyesi durumunda ortak başarının da olabileceğini gösteren 'yeni' bir örnek; bireysel başarıların kurumsal başarıya dönüşmesi 'yeni Türkiye' için çok önemli...

Galatasaray'ın başarısıyla Türkiye siyasetin görüntüsü arasında tam bir terslik var. Türkiye, dünyada gücünü yitirmiş söylemleri 'kurtuluş formulü' olarak belleyen, feri sönmüş yasakçı zihniyeti 'tek yol' olarak sunan, üç çeyrek yüzyılı geride bırakmış siyasileri 'istikrar sembolü' gören bir garip ülke görünümünde. Bu garabetten akılcı bir yönetimin üremesi, toplumsal kimliğin başarıyla buluşması asla mümkün değildir.

Türkiye'nin belli alanlarda başarıyı ve evrensel çizgiyi yakalaması ile genç nüfusu arasında birebir ilişki gözden kaçacak gibi değil. Üçte ikisi 30 yaşın altındaki bireylerden oluşuyor Türkiye; yarıdan fazlası bireyciliğin altının özellikle çizildiği 1980 sonrasında dünyaya gelmiş gençler bunlar... Bugüne kadar yapılan uluslararası bir çok karşılaşmada, bilim olimpiyatlarında, Türkiye'nin adını ön plana çıkartanlar onlar... Gençler hemen her alanda varlıklarını ispat ediyorlar; gençlerin ısrarla uzak tutulduğu alanların başında gelen siyasette ise, Türkiye çağı yakalama umudundan epey uzak...

Cumhurbaşkanlığı seçimi vesilesiyle tek tek gündeme gelen tartışma konularına bir bakınız: 76 yaşındaki bir adayı beş yıllığına yeniden seçmek... Bunu yapabilmek için anayasayı 'tek kişi' için değiştirme zahmetini göze almak... Bunu sağlamak zor olduğundan, fikir özgürlüğünü kısıtlayan, 'siyasi haktan mahrumiyet' gibi ancak Ortaçağ'a yakışan sıfatları mümkün kılan yasa maddeleri üzerinde değişikliği pazarlık unsuru olarak gündeme getirmek... Siyaseti, at pazarı mantığı içerisinde yürütmek...

Türkiye, ne tartıştığı bu konulara hapsedilebilecek, ne de o konuları bu mantık içerisinde tartışması reva görülebilecek bir ülke... Siyaset esnafı, fikir özgürlüğünün kısıtlanabileceğini, cumhurbaşkanlığı konusunun böylesine bir ucuz pazarlık konusu yapabileceğini kabul etmekle Türk insanının beklentilerine ters düşüyor...

Galatasaray'ın Mallorca karşısındaki muhteşem zaferi de, Prof. Gazi Yaşargil'in adını tıp literatürüne silinmez harflerle yazdırması da, Atıl Kutoğlu'ndan Rıfat Özbek'e Türk modacıların podyumlardaki şatafatlı gösterilere imza atmaları da, Fortune 500'e giren işadamlarımız da, her yıl bilim olimpiyatlarında altın madalyalar kazanan çok sayıda gencimiz de, siyasetteki köhnemişliğin dışında bir alanda at koşturdukları için bu başarıları gerçekleştirebildiler. Bazılarının, siyasetten destek alabilselerdi, bugünkü başarılarını katlayacağı da belli.

'Yeni Türkiye' idealine ulaşmanın yöntemi basit aslında: Siyaseti ve siyasetçiyi bireysel başarının ve 'ekip ruhu' oluşmasının önünde engel olmaktan çıkarmak...


19 Mart 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Fehmi Koru

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...