T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Can Yücel: Babasının oğlu

İki yıl önce bugün hayata veda eden şair Can Yücel, bir dönem Milli Eğitim Bakanlığı yapan şair ve edib Hasan Ali Yücel'in oğluydu ve pekçok özelliğiyle de babasına benzerdi.

İki sene evvel bugün öteki âleme hicret eden Can Yücel, mâlumdur ki, 1939-1945 döneminde Millî Eğitim Bakanı olan şâir ve edib Hasan Alî Yücel'in oğludur. Şayanı dikkattir ki babasının mizaç ve tavırlarından bazı özellikleri Can Yücel'de de görüyoruz. Pervasızlığı, rahatlığı, beklenmedik çıkışları, babasını hatırlatmaktadır.

Hasan Alî Yücel, hem mevlevî idi, hem de hümanist ve pozitivist "tercüme külliyatı"nı Türk maârifine kazandıracak kadar değişik bir kafa yapısına sahipti. İsmet Paşa'nın tam itimadını taşımanın verdiği rahatlıkla 6 sene istediği gibi bakanlık yapmıştır. İsmet İnönü'nün annesine zaman zaman mevlid okuduğu rivayet edilir. Bakanlık makamında iç donla (şortla) adam kabul etmek gibi tuhaflıklar gösterdiği de o vakitler, dillerde dolaşıp durmuştur.. Bir gün Atatürk, Yücel'e sormuş: "-Söyle bakalım sıfır nedir?" Bu suale: "-Sizin yanınızda benim" diye cevap verdiği söylenir. Arif Nihad Asya'yı, Malatya Lisesi müdürü iken, bir teftiş esnâsında: "-Paçanızdaki bu çamur nedir?" diye azarlamış, rahmetli şâir de mevki ve makam için sözünü esirgeyecek değil ya: "-Sizin ağzınız benim paçamda ne arıyor?" şeklinde karşılık verince hemen ertesi günü bakanlık emrine alınmıştır.

Can Yücel de gerek ferdî, gerek sanat hayatında hep böyle zigzaglı yaşamış, pozitivizm, hattâ marksizmle sôfîlik arasında dolaşıp durmuştur. Şairin dili, tam bir konuşma dilidir. Uydurmacılığa aslâ itibar etmemiştir. Halk dilinin en güzel tâbirlerini kullanmaktan geri kalmamıştır. Mizacındaki pervasızlık ve kabadayılık sebebiyle külhanbey dilini ve İstanbul argosunu hem özel hayâtında hem de şiirinde kullanmaktan kaçınmamıştır.

Şiirinde zaman zaman sürrealist bir atmosfer hâkim olmuş, zaman zaman da mânâ, mantık ve âhenk sergileyen bir görüntü kendini göstermiştir. Şiiri, nesir gibi söylemiştir. Şiirlerinden birinde şöyle diyordu:
Şimdi ölsem, öbür tarafa,
Bu dinip dinip üsteleyen
Bu vakitsiz yağmuru götüreceğim,
Bu sırılsıklam sokağı arabaları
Bu tuzlabuz ışıkları

Rahmetli şâir sonsuzluğa ulaştığı günde, yağmur yerine yaz güneşini, yaz sıcağını götürdü. Bizim bu hayatta uğradığımız zuhûrât ve karşılaştığımız olayların hangisinde kendi irademiz hâkimdir ki, Yaradan'a giderken de kendi tercihimiz rol oynasın!.. Babası bir felsefeciydi. Can Yücel'in ise, bütün hayatı bir renkli felsefeden ibârettir. İçinden geldiği gibi yaşadı. Felsefenin tahtarevallisinde hep duyduğu gibi, hep olduğu gibi, hep sandığı gibi yaşadı.. Allah rahmet eylesin!.. Taksîratını affeylesin!..



12 Ağustos 2001
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED