T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

T E L E V İ Z Y O N

O şimdi radyoda konuşuyor

Deneyimli spiker Mesut Mertcan, radyoda başladığı kariyerini TRT ve özel kanallarda devam ettirdikten sonra, ilk gözağrısına döndü. Bir zamanların ünlü spikeri, şimdi radyoda 'Mikrofonda Mesut Mertcan'ı sunuyor.

TRT'nin siyah- beyaz ve renkli döneminde uzun yıllar haberleri onun karizmatik sesinden dinledik. Bir ara politikaya merak sararak TRT'den istifa etti. Ancak, politikada aradığını bulamayınca tekrar ekranlara döndü ve ilk kurulan özel kanallar Star ve Kanal 6'da kaldığı yerden haberciliğe devam etti. Şimdilerdeyse özel bir radyoda mikrofon başına geçiyor. Yılların deneyimli spikeri Mesut Mertcan, Radyo Barış'ta haftada bir yayınlanan 'Mikrofonda Mesut Mertcan' adlı programla vatandaşların sorunlarına çözüm bulma yolları arıyor ve yıllardır televizyonlarda yapamadıklarını şimdi bir radyo programıyla yapıyor. O artık suya sabuna dokunuyor.

Banu Alkan'lı habere hayır

1974 yılında Erzurum Radyosu'nda mesleğe ilk adımı atan Mertcan, Ankara Radyosu'nda devam eder. 76 yılında ise radyoda edindiği tecrübeyi ekrana taşır ve TRT'de Güne Bakış'la televizyonculuk hayatı başlar. Uzun yıllar TRT ve özel kanallarda spikerlik yapan Mertcan, son yıllarda TV haberciliğinin gidişatından memnun olmadığı için kenara çekilmiş. Mevcut sistemin kendi ekolünü dışladığı için kenarda oturduğunu söyleyen Mertcan, "Ben bağırıp çağırarak insanlara hakaret edemem, Banu Alkan'ı konuk alıp röportaj yapamam" diyor. Buna rağmen bazı kanallara paket programlar yaptığını ve yeni projelerinin olduğunu anlatıyor. Mesut Mertcan, habercilikte yozlaşmanın da son 6 yılda olduğunu ve özel TV'ciliğin ilk yıllarında haberciliğin daha ciddi yapıldığı görüşünde. TRT'nin haberciliğini değerlendiren sunucu, TRT'nin habercilikte bir akademi olduğunu vurguluyor ve grafiğinin her zaman yüksek olduğunu savunuyor. TRT'deki protokol haberciliğiyle ilgili de ilginç bir iddiada bulunuyor: "TRT'de protokol haberciliği rahmetli Turgut Özal'la birlikte kaldırıldı."

Can Ataklı'yı beğeniyorum

Özel kanalların habercilikte basının gerisinde kaldıklarını belirten Mesut Mertcan, TRT yıllarında Türkiye'nin önde gelen gazetelerinin kendilerine gelip yayınladıkları haberi yazdırdıklarını anlatıyor ve ekliyor: "Ama bugün, sabah gazetede okuduğumuz bir haberi akşam TV'de görüyoruz." Mesut Mertcan, TV'de haber sunan gazetecilerle ilgili değerlendirmesini de şöyle yapıyor: "Gazetecilikten TV'ciliğe geçen isimlerin bazıları başarılı oldu. Buna örnek olarak Can Ataklı ve Ufuk Güldemir'i gösterebilirim. Ben Can Ataklı'yı tanımam, Türkçesi de bozuk ama, Kanal 6'da öğle haberlerini sunduğu sırada onu izliyor ve beğeniyordum. Gerçek bir anchorman'di o. Çünkü anchorman'lik promterda yazılı olanı okumak olmaz."

Manken spiker olursa!..

Her deneyimli spiker gibi Mesut Mertcan da, spikerlerin bozuk bir Türkçe ile haber sunduklarını söylüyor ve ekliyor: "Türkçe'de 75 bin kelime var ama spikerler bin kelimeyle konuşuyor. Mankenleri getirip spiker yaparsanız olacağı budur. Onlar ellerinde sözlükle gezmeleri gerekirken makyaj çantasıyla geziyor. Yayından çıktıklarında da, 'Haberi nasıl okudum, hakkını verdim mi?' diye soracakları yerde, 'Makyajım, görüntüm iyi miydi?' diye soruyorlar" diye konuşuyor.


SEYRİ ŞAHANE
Konserler muhteşemdi

Yabancı filmleriyle kalite ve popülariteyi yakalamayı başarabilen CNBC-e yayınladığı konserlerle de göz dolduruyor. Şubat başında İsveç'in birçok 'hit'e imza atan pop-rock grubu Roxette'in Güney Afrika'da verdiği muhteşem konseri ekrana getiren CNBC-e, önceki gün de New Age'in duayenlerinden Yanni'nin konserini yayınladı. Yine Şubat ayı içerisinde ekrana getirilen Maria Callas, Lara Fabian, NYSNC, Natalie Cole, Bon Jovi ve Radiohead konserlerini de belirtmeden geçmemek gerek. CNBC-e her tür yabancı müzik sevenler için vazgeçilmez bir kanal yani. Tıpkı film konusunda olduğu gibi.

 
23.30/Kanal 7
Leblebi deyip geçmeyin!..
Yitik Şehrin Figüranları, Leblebicilerin Dünyası adlı bölümüyle geliyor ekrana. İşsiz ve yoksul insanların gözardı edilen sorunlarının tüm boyutlarıyla gözler önüne serildiği belgeselde, her hafta 'Öteki Türkiye'nin iş kolları ve hayatlarını durmaksızın çalışarak geçiren varoş insanının dramı yansıtılıyor. Belgeselde, leblebicilerin dünyası yeralıyor bu hafta. Leblebiciliğin kuşaktan kuşağa geçtiği leblebi imalathanelerinden görüntülerin ekrana geleceği programda, baba mesleğinin bugünkü durumu da yansıtılıyor ekrana. Programda nohutun leblebiye dönüşme hikayesi; bu süreçte alınterinin karşılığını bulamaması sonucu yaşanan dramlar var.
18:50/Kanal 7
A Takımı'nın umutsuz günü
ATakımı'nda bugün, takım için düğmeye basılır. Yakalanıp hapse atılan ekibin mahkum olması için ünlü savcı Laskov görevlendirilir. Ekip Vietnam'daki savaş yıllarında hainlik, hırsızlık, kaçakçılık ve cinayet suçlarıyla itham edilir. Şahitlerin aleyhte ifadeleri ekibi zor durumda bırakır. Dışarıdaki tek üye Murdoch arkadaşlarına yardım etmeye çalışır. Ancak durum umutsuzdur.
RTÜK sporu futbol sananları uyardı
RTÜK, radyo ve TV'lerden sadece birkaç spor dalı yerine tüm spor dallarının tanıtımına yönelik yayınlar yapmalarını istedi. RTÜK tarafından yayın kuruluşlarına gönderilen yazıda, her yaştaki vatandaşların beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri almak, sporu kitlelere yaymak ve sporcuları korumanın, devletin Anayasa'yla belirlenen görevlerinden biri olduğu hatırlatıldı. Yazıda, çok genç bir nüfusa sahip olan Türkiye'de çocuk ve gençleri kötü alışkanlıklardan korumak ve spora yönlendirmenin
1 Mart 2001
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED