|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Çorum'dan, Yozgat'tan Kayseri'ye saman getiren kamyonculara köhne bir mekanda beklerlerken rastladım. Öğrendim ki saman satmak için gelmişler Kayseri'deki besicilere.. Ancak besici eski havasında değil.. Onlar ne samana bakıyorlar, ne sapa..
Anadolu'yu bir baştan diğer başa sarmış sıkıntı.. Herkesin ayrı bir sorunu var. Nereden geldiği ve kimlerin getirdiği konusunda hiç şüphe yok, yani bu milleti bu hale getirenler belli.. Ancak keyfi yerinde olanlar pek fazla detayına inmiyorlar olayların; ama dert öylesine katmerleşmiş ki çözüm bulunabilineceğine dair kesin bir kanaat yok. Kayseri'de rastladığımız kamyoncuların halini gördükten ve onları dinledikten sonra doğrusu ben de ümidimi kestim... Bu sorun Derviş Efendi'nin ortaya koyduğu önlem paketiyle zor çözülür.. Haydi biraz iyimser olalım ve "çözülse bile çok zaman alır" diyelim..
"Hükümete güvenimiz yok"
Gerçi Anadolu'nun tüccar kesimi net bir ifade kullanıyor; "Biz bu sorunu çözeriz ama, hükümete güvenimiz yok" diyorlar. Bu teklif bana mantıklı geliyor.. Ortaya koydukları önerileri de kabul etmemek mümkün değil.. Örneğin, yeşil, kırmızı, solu, sağı karıştırmasınlar, demokratik haklarımıza baskı yapılmasın, özellikle de insanlara baskı uygulanmasın, biz kolayca çözeriz" diyor Anadolu tüccarı.. Bu gösteriyor ki para var ama, saklı.. Piyasaya çıkarmak için de güvenilir bir idare bekleniyor. Her neyse...
İşsizlik miskinleştirmişÇorum'dan, Yozgat'tan Kayseri'ye saman getiren kamyonculara köhne bir mekanda beklerlerken rastladım. Öğrendim ki saman satmak için gelmişler Kayseri'deki besicilere.. Ancak besici eski havasında değil.. Onlar ne samana bakıyorlar, ne sapa.. Yokluk ve rast gitmeyen işleri onları da mağdur etmiş. Zaman içinde ellerindeki hayvanları satıp kenara çekilmişler. Bir besicinin dediği gibi "miskinleşmişler". Yozgat'ın Aydıncık kasabasından Hüseyin Yiğit, Murat Kılıçarslan, Kamil Taştan, Halim Özer, Fethi Şahbaz sorunlarını anlatırlarken inanınız içim sızladı. Senelerdir kamyonları ile saman getirip satarlarmış; kriz ülkeyi sarınca bunların da beli bükülmüş ve evlerine dönememiş olmuşlar. Kamyonlardaki samanları satacaklar ki geri dönsünler. Ceplerinde mazot alacak para yok.. Yemini billah ediyorlar yiyecek ekmek paralarının olmadığına dair. Çokları zaten icralık olmuş kamyon borçlarını ödeyemedikleri için.. Bazıları da kamyonlarının muayenesini yaptıramadıkları için yola çıkamadıklarını, trafik polislerinden illallah dediklerini söylüyorlar. Çorum'un Sungurlu ilçesine bağlı Hacılarhanı köyünden Mustafa Gürses "Hırsızlık mı yapalım, biz namuslu insanlarız, onu da beceremeyiz" derken Mustafa Cin "Kamyonumun değeri iki milyar, 10 nüfusa bakıyorum, devlet kurtulacaksa arabamı vermeye hazırım" diyor.
Fakirin ümidi dua
Bağ-Kur borçlarını, vergilerini ödemeleri mümkün değil de memleketlerine dönebilmenin hesabını yapıyorlar. Hatta 550 milyon lira değerindeki bir kamyon samanı 450'ye verebilseler çekip gidecekler. Şimdi onlar memleketten borç para gelecek de karnımızı doyuracağız hesabı yapıyorlar.. Bugün böyle geçti, ya yarın ne olacak? Yarın da Allah kerim.. Fakirin ümidi duadan başka ne olabilir ki!..
|
|
|
|
|
|
|