T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Ayna ayna, söyle bana

Ferhat Ünlü'nün kaleme aldığı 'Eymür'ün Aynası', eski bir MİT yöneticisi olan Mehmet Eymür'ün açıklama ve anlatımları temelinde, Türkiye'de askeri ve sivil bürokrasi alanında yakın tarihte ortaya çıkmış, bir kısmını bölük pörçük de olsa az çok bildiğimiz olayları birbiriyle ilişkilendiriyor, bütünlemeye çalışıyor. Kuşkusuz Eymür'ün tarihe tuttuğu bu ayna, salt gerçeği yansıtan bir ayna değil, gerçeği bazı unsurlarıyla gizleyen, dışavurduğu bazı unsurları da yorumlayarak, değiştirerek hatta kimi zaman içeriğinden soyutlanarak sunan bir ayna. Ferhat Ünlü'yle aynadan yansıyanları, Ayna'ya yansıyan Eymür'ü ve Eymür'ün Aynası'nı konuştuk.

"Eymür'ün Aynası'nda" neler görünüyor? Nasıl bir dünya bu?

Herşeyden önce karanlık, karmaşık bir dünya. Algılaması oldukça zor. Bunu Eymür'ün kişiliğine bağlamıyorum. İstihbarat dünyasının bilinmez yapısı ve Susurluk'la özdeşleşen örgütün gizleri Ayna'dan yansıyanları karanlık kılıyor. Eymür de ister istemez bu dünyanın içinde yer alan bir kamu görevlisi. Ayna Eymür'e ait gibi görünüyor ama aynı zamanda Eymür'ün de kontrol edemediği bir ayna. Yani Eymür, hem aynanın içinde hem de dışında. Aynanın dışındaki Eymür, olayların gelişimini anlatıyor. Aynanın içindeki Eymür'ün ise bu karmaşık dünyada ne ölçüde yer aldığını görüyorsunuz. Ben her iki Eymür'ü de vermeye çalıştım.

Nasıl doğdu Eymür'ün Aynası?

Doğrusu ABD'ye giderken kafamda böyle birşey vardı. Çünkü en azından Susurluk kazasından sonra Mehmet Eymür ve onun MİT'teki fonksiyonu konusunda geniş bir araştırma yapmış, bilgi ve belgeler edinmiştim. Geriye bir tek onunla konuşmak kalıyordu. Çok şey sormalıydım. Özellikle kafamda doğru kabul ettiğim şeylerin gerçekten doğru olup olmadığını anlamalı ve bilmediğim şeyleri de kendi mantık süzgecimden geçirerek olgunlaştırmalıydım. Eymür, Yeni Şafak'ta yayınlanan röportajda pekçok konuya açıklık getirdi. Bu arada Eymür'ü ve Türkiye'nin yakın tarihini yakından ilgilendiren 11 olayı yazmaya başlamıştım bile. Böylece fikir eyleme dönüştü.

Önce 'Susurluk Gümrüğü' sonra 'Eymür'ün Aynası'. Yeni Şafak'da da güvenlik, kaçakçılık ve çeteler üzerine haberler yapıyorsunuz. Biraz karanlık konular, kirli işler bunlar. Sürekli bunlarla ilgilenmek hayata, olup bitene daha şüpheci ve karamsar bakmak gibi bir sonuç doğurmuyor mu ?

Hayatın özünde var karşıtlık. Kirli ile temiz içiçe zaten ayıramıyorsunuz ki ikisini. Herhalde tüm kamuoyu gibi biz de gerçeğin tadını kabul ettik. Olaylara bir vatandaş olarak baktığım zaman umutsuzlaşıyorum. Bunca yıl olanlar neden, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan benden gizlendi diyorum. Diğer taraftan bir gazeteci olarak görebildiğim yerin fotoğrafını çekerken biraz umutlanıyorum. Ama gazeteci olarak da engellerle karşılaşıyorsunuz. Gerçeği tam anlamıyla öğrenmeniz mümkün değil bu yapı içinde. Çünkü zaten özünde gizli bir dünya. Sonuçta iğneyle kuyu kazıyoruz belki ama yine de bir parça umut var.

Mehmet Eymür'ü uzunca bir süreden beridir yakından takip ediyorsunuz. Kendisiyle konuştunuz da. Söylediklerinde samimi mi sizce? Nasıl bir insan Mehmet Eymür?

Çok şey biliyor. Ona ilişkin ilk kanaatim bu. İkincisi bildiklerinin çok sınırlı bir bölümünü açıklıyor. Bürokratik ahlakın gerektirdiği şekilde gerçeği gizleme eğilimi var. Çok hırslı bir adam ayrıca. Sanırım bu kadar hırslı olduğu için fazla öne çıktı. Hayata -özellikle de içinde bulunduğu istihbarat dünyasına- uyum sağlayabilen kıvrak bir zekası var. Ve son olarak karşısına kesinlikle 'bilgisiz' olarak çıkmamalısınız. Çünkü sofist bir yapısı var. Bilgisini pazarlama anlamında olmasa bile en azından bilgisini kendisi için kullanma anlamında sofist biri.

Bu olayların kamuoyuna yansımasında, sürekli bir gündem maddesi halini almasında bir milad işlevi gören Susurluk Olayı'nın payı büyük. Susurluk'un ardından medya konuya ciddiyetle yaklaştı. Kitaplar yayınlandı. Medyanın-kitapların tuttuğu bu ayna, herşeyi içine alabiliyor mu sizce? Ya da yeterince net mi görüntü?

Hayır net olduğu söylenemez. Bir kere gerçek bilgiyi tümüyle edinme yollarınız kapalı. Size yol gösterenler de kendi bakış açılarını sunuyorlar. Tercih size kalmış. O veya bu kişinin değil, devletin -ya da derinlerdeki devletin- bir tüzel kişilik olarak birebir gerçeği açıklaması lazım. Görüntü belki o zaman netleşir ama bu kez de görüntünün gerektirdiği yasal ve yargısal düzenlemeler yapılabilir mi o ayrı konu. Çok net olmayan şu küçük tablonun bile gereği yapılmadı, daha belirgin bir gerçekten kaçmamız normal bu yüzden.

Olayın bir de diğer boyutu var. İş göstermekle bitmiyor. Bakanlar görebiliyor mu?

Söylenen, konuşulan ölçekte görüyorlar. Ama sadece görüyorlar. Türkiye'de pekçok eylemin -bazen toplumsal hareketler de dahil olmak üzere- devlet bilinciyle yürüdüğünü düşünürsek halkın bu konuda saf ve güçlü bir tepki göstermesi pek zor. Aydınlık için karanlık eylemi hem cılız bir tepkiydi, hem de belli mihraklar tarafından yönlendirilmişti. Zaten Susurluk'tan sonra kamuoyu pekçok bilgiyi kanıksadı. Özetle yanlış bir alışkanlık edindik. Olağandışı şeyleri olağan karşılama alışkanlığı... Korkarım bu -en azından bir süre- böyle devam edecek.

FERHAT ÜNLÜ KİMDİR ?

Ferhat Ünlü, 1975 yılında Adana'da doğdu, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde gazetecilik okudu. 1995'den bu yana çalıştığı Yeni Şafak'ta istihbarat, güvenlik, kaçakçılık ve çeteler üzerine haberler hazırlıyor. Ünlü'nün Eymür'ün Aynası'ndan (Metis Yayınları) önce yayınlanmış bir kitabı (Susurluk Gümrüğü- Birey Yayınları) daha bulunuyor.

Bir dönemin farklı aynalara yansıyan görüntülerini okumak isteyenlere:

Susurluk Prensleri -Faruk Mercan, Milliyet Yayınları
Reis- Soner Yalçın/Doğan Yurdakul- Öteki Yayınevi
Analiz- Mehmet Eymür- Milliyet Yayınları.
Kirli İşler İmparatorluğu- Suat Parlar- Bibliotek Yayınları.
Kod adı Susurluk- Fikri Sağlar/Emin Özgönül- Boyut Kitapları.

Fadime ÖZKAN

 
Sting'den İntifada çocuklarına selam
Ünlü pop şarkıcısı Sting'in Amman konserinden elde ettiği geliri İntifada hareketinde yaralanan Filistinli çocukların tedavisinde kullanılmak üzere bağışladığı açıklandı. Ünlü İngiliz pop şarkıcısı Sting, Ürdün'ün başkenti Amman'da önceki gece ilk kez konser verdi. Ünlü sanatçının Amman Üniversitesi anfiteatrında verdiği 2 saat süren konserini, aralarında Kraliyet ailesi mensuplarının da bulunduğu yaklaşık 6 bin kişi izledi. Şeref tribününde Kral Abdullah'ın kardeşleri, annesi Prenses Mona ve Ürdün'ü ziyaret eden İsveç Prensesi Victoria'nın da aralarından bulunduğu izleyiciler, Sting'e, "She walks this Earth" adlı şarkısını seslendirdiğinde eşlik ettiler. Sting, "Desert Rose" adlı şarkısını söylerken, izleyicilerin coşkusu doruğa çıktı.
Yenilenen klasik: Babam ve Ustam Festivalin "Yenilenen Bir Film Klasiği" bölümünün bu yıl ki konuğu, İtalyan sinemasının seçkin yönetmenle-rinden iki kardeşin; Paolo ve Vittorio Taviani'nin klasik filmleri Babam ve Ustam.
25 Nisan 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED