|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Son yıllarda "Hatırat" nevinden kitapların yayımında bir artış gözleniyor. Yayın dünyasında zaman zaman bazı eğilimler belirir. Bunları doğuran sebepler çeşitlidir. Ancak ben "Hatırat" kitaplarına bir "moda" olarak bakmıyorum. Türkiye'de yaşanan alt-üst oluşlar, elli yıldır devam eden göç, eski şehirlerin hususiyetlerini kaybetmesi, yaşı ellinin üzerinde olanlar için hayli sarsıcıdır. Bu nesiller, bu değişim (yıkılış-yokoluş) karşısında ayaklarının altından toprağın çekilip gittiğini hisseder; ölmeden ölmüş gibi olurlar. İşte o zaman "özlemin adı" konulur. Gözler maziye çevrilir ve hatıralar sökün eder. Çünkü anılmaya değer bir hayatın içinden çıkıp gelmişlerdir. Her birinin macerası ayrı (mahalline matuf) bir hususiyet taşır. Bahis mevzu edecekleri mekanların, olayların, kişilerin taşıdıkları yük, asırların birikiminden oluşmuktadır. İşte bu kitaplara mütevazı bir örnek: Dr. M. Şadi Tanşu'nun Çıkmaz Sokak adlı eseri (Erzurum Kitaplığı, Mart 2001. Tlf: 519 04 21). 1934 Erzurum doğumlu olan Tanşu ilk ve orta tahsilini Erzurum'da yapmış. İ.Ü. Diş Hekimliği Fakültesi'ni bitirerek memleketinde ve İstanbul'da çalışmıştır. Dr. Haşim Karpuz'un Erzurum Evleri (1993) adlı eserinde fotoğrafı yer alan bir ev var. Erzurum Caferiye Mahallesi'nde Kadıhafızoğulları'na ait olan bu evin inşa tarihi 1786. Şadi Tanşu, "Babam, dedem, babamın dedesi ve dedemin dedesi hep bu evde doğmuşlar" diye başlıyor kitabına. Kendisi ve kardeşlerinin doğduğu ev ise yine aynı mahallede ama başka bir sokakta. Sokağın adı: Çıkmaz Sokak. Yazar altı nesildir aynı mahallede yaşadıklarını söylüyor. Bu müthiş bir birikim. Şadi Tanşu bu birikimden kendine, çocukluğuna, tahsil hayatına, mahallesine ve en nihayet şehrine intikal eden ve ömrünü (özlemlerini, sevgilerini, hayallerini, yaşantısını) zenginleştiren çeşitli unsurları bazen nesir, bazen şiir olarak nakletmektedir. Bunlar arasında halk şiirinin destan geleneğine bağlı olarak kaleme aldığı Erzurum'un lezzet devri başlıklı şiir Ş. Tanşu'nun kendi kuşağından olanları derinden etkileyecek ayrıntılar taşımaktadır. Katmer güllü, leylaklı bahçeler; mesire yerleri, eşraf ve tüccardan seçkin simalar; esnafın ahlakı, zenaat ehlinin önde gelenleri, ulemanın uluları, şehrin sevimli delileri, köyler ve beyler, hasılı bir şehrin anılmaya değer, her biri ayrı bir kıymet olan şahsiyetleri özellikleriyle beraber dile getiriliyor. Aradan geçen elli yıllık süreç şehirlerimizin kendine has özelliklerini yerle bir etti. Artık her şehir, her sokak; bulvarları, parkları, mağazaları, Mc. Donalds'ları, gökdelenleri, süper-marketleri, bir örnek görüntüsü ve sıradan yaşantısı ile bahse değmez hale geldi. Bu "yeni şehir"lerde doğup büyüyenler, günü gelince hangi "hatıraları" yazacaklar acaba? Ömrümüz bunu görmeye yetmeyecek.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |