|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Genç şair, Eskişehir Valiliği'nin Yunus Emre adına şiir yarışması açtığını duyunca katılmaya karar verir. Jüride tanınmış şairler bulunmaktadır. Sonuçlar açıklanır: Birinci olmuştur. Ödül töreninde, diğer şairler arasında yaşça ufak olmasına rağmen, gördüğü ilgi büyüktür. Memleketine döner, Erzurum'daki köyüne. Bir müddet sonra tarlada çalışırken, şehirden dönen köy muhtarı şaire seslenir: "Vali bey seni istiyor." Heyecanlanır. Acaba ne var endişesi, evindeki bazı kitapları saklamasına yol açar. Şaşkınlıkla gittiğinde vali, iki kolunu açarak karşılar onu ve söze şöyle başlar: - Yunus Emre hazretlerini okudunuz mu? İçinden derin bir oh çeker şair. Hiçbir endişeye mahal olmadığı aşikârdır. Eskişehir valisi, Erzurum'daki meslektaşını arayıp "Bu yıl bir Dadaş'a ödül verdiklerini" söylemiştir. Valinin mültefit tavrı karşısında, koltuğa rahatça oturan şair, arkasına yaslanmıştır artık. Bir isteği olup olmadığını sorar vali. Hayır, hiçbir isteği yoktur. Yalnız, köydeki bir olaydan devleti haberdar etmenin tam vakti olduğunu düşünür. - Bizim köyde vaktiyle Ermeniler büyük bir katliam yapmışlar. Pek az insan, ancak kaçarak kurtulabilmiş. Köyde geçenlerde toprak kazılırken toplu mezar bulundu. Devlet yetkililerinin bundan haberi yok herhalde. Pekçok yerdeki katliam gibi sanıyorum ki o da kayıtlara geçmedi. Bu tarihi olayın aydınlatılması gerekir. Vali, konuyla derhal ilgileneceğini söyler, onu alnından öperek uğurlar. Birkaç gün içinde üniversiteden araştırmacılarla birlikte diğer görevlilerden oluşan ekip gelerek detaylı bir çalışma yaparlar ve Cinis köyündeki katliam aydınlatılmış olur. O şair, değerli arkadaşım Şaban Abak, yaklaşık yirmi yıl öncesinin bu olayını anlatırken, bir yerlere dalıp gider. Şairin dedesi, o katliamdan kurtulanlar arasında en büyüklerden biridir ve o tarihte dokuz yaşındadır. Türkiye'den Amerika'ya giden bir Ermeni anlatıyor
Türkiye'nin asıl efendisi bizdik. Biz hepimiz kanunların haricinde yaşardık. Memurları elde etmeyi bir sanat haline koymuştuk. Para, eğlence, kadın... icabına göre her vasıtayı kullandık. Vergilerden sıyrılmanın yolunu bulurduk, askerlikten ya bütün bütün yakayı kurtarırdık... Ticaret âleminde kimse bizimle rekâbet edemezdi. İmtiyazlı bir sınıftık. Rüzgârın esişine göre bazen fes giyer, koyu Türk kesilir, Türk ahbaplara sokulurduk, bazen fesi atar, Türk ahbapları tanımaz hale gelir, içimizi açığa vururduk. Asıl ruhumuzla, itiyatlarımızla, zevklerimizle, toprak bağı ile yurda bağlı idik. Fakat bu duygu şuûrsuz ve sönük bir halde kalıyordu. Hariçten gelen papazın, muallim ve ecnebi siyasî ajanın telkinine mâruzduk. Günün birinde bu imtiyazları, bu iki yüzlülüğü ödemek lâzım geldi. Ceza olarak vatandan uzak düştük. Orasını ne kadar sevdiğimizi, doğduğumuz topraklara en samimi hislerimizle ne kadar bağlı olduğumuzu neden sonra anladık. Türlü türlü imkânlarla dolu, mâmur Amerika muhitinde yaşadığımız halde, denizden çıkmış balık gibiyiz. Aramızda Türkçe konuşuyoruz, çocuklara hâlâ Türkçe öğretiyoruz. Türk olduğumuzu ancak şimdi duyuyoruz.. Doğduğumuz yurdun topraklarına yüz çevirmek, orada yaşamak, orada ölmek hasretiyle çıldırıyoruz. Fakat iş işten geçti. Amerika'ya yerleşen bir Ermeni'nin bu ifadeleri şu eserlerde geçiyor: Ahmet Emin Yalman, Berraklığa Doğru, İst. 1957, s. 43; M. Kemal Öke, Ermeni Meselesi, İst. 1986, s. 231; İsmet Binark, Asılsız Ermeni İddiaları ve Ermenilerin Türklere Yaptıkları Mezâlim, ATO, Ank. 2001, s. 81. Ekonominin kara delikleri
Yıllardan beri ekonomideki kara deliklerden bahsedilirdi. Artık bunların aslı astarı biliniyor, ne oldukları anlaşıldı. Şimdi yapılması gereken, o delikleri kapamak, tıkamak, doldurmak... Ne derseniz deyin! Beyaza boyamakla iş bitmez. DİASPORA DEDİKLERİ
Ermeni diasporasından bahsediyorlar... Asıl biz onlara kendi diasporamızı gösterecek olsak, hepsinin dudağı uçuklar. Çekirge, rant peşinde koşanları izler - Hocam, bizim rantiye kesimi işi iyice abartmış durumda. - Nereden anladın Çekirge? - Baksanıza, deodorantların bile sadece rant kısmıyla ilgileniyorlar, "deodo" kısmı hiçbirinin umurunda değil. - İlahi Çekirge! - Sor-dum sa-rı çi-çe-ğe...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |