Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

R A M A Z A N
Bombalar altında iftar

Rusya Çeçenistan'da sürdürdüğü katliama, Ramazan'da bile ara vermedi. Bir tas çorbayı bulmakta zorlanan Çeçenler, iftarlarını bombardıman altında açıyor.

Moskova'daki tiyatro baskını sonrası, Çeçenistan'daki askeri operasyona hız veren Rus ordusu, Ramazan'da da katliama ara vermedi. Ramazan ayını Rus ordusunun bombardımanıyla karşılayan Çeçenler'in büyük çoğunluğu, hayatta kalabilmek için çevre ülkelerdeki mülteci kamplarına sığındı.

Zor koşullarda hayatta kalmaya çalışan Çeçen mülteciler, dünya Müslümanları'ndan, Ramazan ayında kendileri için dua etmelerini bekliyor.

Yardımlar azaldı

Türkiye'deki Çeçen mülteciler, ülkelerindeki Ramazanlar hakkında Yeni Şafak'a bilgi verdi. Çeçenistan'da yaşayanların, her an ölümle burun buruna olduklarını ifade eden Çeçenler, savaş öncesi Ramazanlar'ı çoktan unuttuklarını söylediler. Ramazan öncesinde, gelen yardımlarda azalma olduğunu anlatan Çeçen mülteciler, Kafkas kuruluşlarına yardım toplama izni verilmemesinin de kendileri için sıkıntı oluşturduğunu kaydettiler.

Mülteci kamplarındaki koşulların zorluğuna dikkat çeken Çeçen asıllı Türk vatandaşı Refik Özdemir, Çeçenler'in bir tas çorbayı bulmakta bile zorluk çektiğini belirterek, mülteciler için insani yardım toplamak isteyen sivil toplum kuruluşlarının önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.

Çeçen gençler katlediliyor

Özdemir, Rus askerlerinin Çeçenistan'ın her yerinde, tek tek evleri arayarak gençleri bilinmeyen yerlere götürdüğünü kaydetti.Özdemir ayrıca, Türkiye'de yaşayan Çeçen mülteciler hakkında bilgi almak isteyenlerin 0535 346 76 01 nolu telefondan kendisine ulaşabileceklerini belirtti.

Anneler oğullarını arıyor

Barış İçin Çeçen Anneler Derneği Başkanı Madina Magamadova, 10 binden fazla Çeçen annenin tutuklanarak bilinmeyen yerlere götürülen oğullarını aradığını söyledi.

Bir anne olarak Çeçenistan'daki savaşı nasıl görüyorsunuz?

Daha önce olduğu gibi bu savaşta da tüm yük bizim gibi annelerin üzerinde. Çocuklarımız ölüyor. Çocuklara ve yaralılara bizler bakıyoruz. Kaybolan çocuklarımızı bulmak için sadece Çeçenistan toprağını karış karış aramakla kalmıyor Rusya'da da çalmadık kapı bırakmıyoruz. Tüm hapishaneleri dolaşıyoruz. Artık ülkemizde toplu çocuk mezarları var, bunların bir kısmının kimlikleri bile tespit edilememiş. Tabiî ki böylesi durumlarda anneler ağlar.

Ruslar'ın kullandığı kimyasal silahlar en çok bizleri vuruyor. Hasta olan anneler tedavi olamıyorlar. Birçoğu hastalıklar nedeniyle karnındaki çocuğu dünyaya getiremiyor. Çocuklar ya hastalıklı doğuyor, ya da yaşamak için kendilerinde güç bulamıyor. Bu anneler açısından daha da korkunç bir durum. Çeçenistan'da Cenevre Konvansiyonu tarafından yasaklanan silahlar kullanıldı. Her tarafta radyoaktif yayılma var. Tüm bunlar Çeçenistan'da iyi ve sağlıklı bir nesil olmasın diye yapıldı. Bir anne olarak benim için bundan daha kötü ne olabilir.

İzini sürdüğünüz kaç evladınız var?

10 binden fazla Çeçen aile temizlik operasyonları sırasında tutuklanarak bilinmeyen yerlere götürülen oğullarının izini arıyor. Birçok anne bu arayış sırasında yaşamını yitirdi.

Savaş kaç çocuğunuzu alıp götürdü, kaç çocuk yaralandı ya da sakat kaldı?

Son iki savaşta 47 bin çocuk öldü. 10 binin üzerinde çocuk yetim kaldı. 4 bin çocuk hem öksüz hem de yetim kaldı.

Bu çocuklar nerelerde kalıyor?

Akrabalarının yanında kalıyorlar. Ancak savaşın zor şartlarında ayakta kalmakta zorlanan aileler için bu kadar ilave çocuk gerçekten tahammülü zor bir yük demek.


RAMAZAN ETKİNLİKLERİ
  • Feshane'de Muazzez Ersoy sahne alacak.

  • Bayrampaşa Bel.Kültür Salonu'nda saat 20.00'de Prof. Dr. Zeki Kuş, "Osmanlıdan Günümüze Kültür Miraslarımız" konusunda sohbet edecek.

  • Zeytinburnu Belediyesi'nin düzenleyeceği Özel Radyo Gecesi'ne, Kral FM'den Afrikalı Ali ve Mustafa konuk oluyor.

  • Sultanahmet'te 20.30'da Hacivat-Karagöz, 20.45'te Cankurtaran Fasıl Heyeti, 21.30'da Kıvırcık Ali programları yer alıyor.

  • Başakpark'ta iftarda fasıl müziği, saat 20.00'den itibaren de Ömer Çelik'in 'türkü ziyafeti' var.


    Şakik Belhi ile İbrahim Edhem'in konuşması
    Birinci tabakadan olan Şakik bin İbrahim El-Belhî Hazretleri (k.s.) İbrahim Edhem Hazretleri ile sohbet etmiştir. Zamanın mânevi erleri arasındaki o sohbetin nasıl geçtiği insan zekâsının anlayabileceği bir şey değildir. Ne var ki aşağıya aldığımız bir kıssa onların ne kadar Hakk'a teslim olduklarını beyan hakkında küçük bir misâldir.
    Bir gün Şakik Belhî Hazretleri ile İbrahim Edhem Hazretleri sohbet ederlerken Hz. Şakik:
    -Günlük yaşayışınızı teminde nasıl hareket edersiniz, diye İbrahim Edhem Hazretleri'ne sordu.
    İbrahim Edhem Hazretleri ona şu cevabı verdi:
    -Birşey bulursak şükrederiz, bulamadığımız zaman da sabrederiz...
    Hazreti Şakik'in bu söze cevabı şöyle oldu:
    -Ya Edhem! Horasan'ın köpekleri bile böyle eder!
    İbrahim Edhem Hazretleri:
    -Öyleyse siz ne edersiniz, diye sordu.
    Şakik Belhî Hazretleri:
    -Biz bulduğumuz zaman dağıtır, bulamadığımız zaman da şükrederiz, diye cevap verince, İbrahim Edhem Hazretleri onu alnından öperek:
    -Üstad sensin, dedi.
    Siyerü'ssalihîn kitabında bu hikâyedeki cevabların tersi yazılmaktadır. (Fefhem).

    lİFTARA NE HAZIRLAYALIM?

    Bezelye çorbası, Kabak imam bayıldı, Sigara böreği, Kafesli elmalı tart
    Bezelye çorbası
    MALZEMELER: 250 gr. ayıklanmış bezelye, 1 çay bardağı sıvıyağ, 1 çorba kaşığı tereyağı, 1 tatlı kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı kırmızıbiber, 1 tatlı kaşığı tarçın, 2 soğan, 1 yumurta, 1 limon, tuz, 1 çay bardağı un.
    YAPILIŞI: Soğanın kabuğu soyulup çok ince doğranır. Bir tencerede sıvıyağla kavrulur. Bezelye ve tuz ilave edilip 5 dakika kavrulur. 5 bardak et suyu ya da su ilave edilip harlı ateşte kaynatılır. Kaynayınca kısık ateşte bezelyeler pişinceye kadar pişirilir. 1 çay bardağı un çorbanın suyundan karıştırılıp bulamaç yapılıp çorbaya ilave edilir. Tarçın atılır.
    Un kokusu gidince ateşten alınır. Bir kapta çırpılan yumurta ve limon ilave edilip karıştırılır.
    Bir tavada kızdırılan tereyağına kırmızıbiber ve kimyon katılarak çorbanın üzerinde gezdirilir.

  •  
    Orucun farz olduğunu beyan eden hadisi şerifler
    1- Hz. Ömer'in oğlu Abdullah (r.a.) Peygamber- (s.a.s)'in şöyle buyurduğunu işittim diyor: "İslam beş esas üzerine bina edilmiştir. Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmek (Kelime-i şehadet) namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak."
    Sahih-i Buhari: kitabül-İman, bab: 2 Hadis: 8
    Müslim: kitabül-İman, bab: 5 Hadis: 111
    Bu hadisi şerif İslam'ın beş temelini bize bildirmektedir. Bu esasların farz oluşu birçok ayeti kerime ile de sabittir. Bu hususta ümmetin icmaı vardır. Yani hiçbir alim bunun aksini savunmamıştır. Ayeti kerime ve hadisi şeriflerle sabit olan emir ve yasakları inkar eden kafir olur. Misal olarak: Müslümanım diyen bir kişi Ramazan orucu farz değildir derse dinden çıkmış olur.
    2- Hz. Ömer ve Ebu Hüreyre'den rivayet edilen bu hadisi şerif de şöyledir: Hz. Ömer'in oğlu Abdullah diyor ki: "Babam Ömer İbnu'l-Hattab (r.a.) bana şunu anlattı: Ben Hz. Peygamber (s.a.s)'in yanında oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah bir adam yanımıza çıka geldi. Üzerinde, yolculuğa delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanımıyordu. Gelip Hz. Peygamber (s.a.s.)'in önüne oturup dizlerini dizlerine dayadı. Ellerini bacaklarının üstüne koyduktan sonra sormaya başladı: Ey Muhammed (s.a.s) bana İslam hakkında bilgi ver? Hz. Peygamber (s.a.s.) açıkladı: ((İslam, Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in onun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmen, namaz kılman, zekat vermen, Ramazan orucu tutman, gücün yettiği takdirde Beytullah'a haccetmendir.)) Yabancı: Doğru söyledin diye tasdik etti. Biz hem sorup hem de söyleneni tasdik etmesine hayret ettik.
    Sonra tekrar sordu: Bana iman hakkında bilgi ver?
    Hz. Peygamber (s.a.s) açıkladı: ((Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe inanmandır. Kadere yani hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmandır.)) Yabancı yine: Doğru söyledin diye tasdik etti.
    Hadisi şeriften konumuzla ilgili yanlız bu kısmını nakletmekle yetiniyorum. Hadisi şerif şu şekilde bitmektedir. Bu söz üzerine yabancı çıktı gitti. Ben epeyce bir müddet kaldım. Hz. Peygamber (s.a.s) ((Ey Ömer sual soran zatın kim olduğunu biliyor musun?)) dedi. Ben: Allah ve Resulü daha iyi bilir, deyince şu açıklamayı yaptı: ((Bu Cebrail Aleyhisselam'dı. Size dininizi öğretmeye geldi.))
    Bazı rivayetlerde şu da zikredilmiştir. Sonra gelen adam arkasını döndü gitti. Resulüllah (s.a.s.) Onu çevirin diye emrettiyse de izini bulamadılar. Bunun üzerine buyurdu ki: İşte bu, Cibril (Aleyhisselam)dır, halka dinlerini öğretmek için geldi.
    Sahih-i Buhari: kitabül-İman, bab: 37 Hadis: 50,4777
    Sahih-i Müslim: Kitabül-İman, bab: 1 Hadis: 9
    İman ile İslam'ın manaları hususunda alimler arasında görüş ayrılığı vardır. Bazılarına göre İslam ve İman aynı şeydir. Bu görüşte olmayanlar ise amel ile ilgili esasları İslam, kalbe ve inanmaya taalluk eden esasları da İman diye açıklamışlardır. Çünkü imanın aslı tasdik, İslam'ın aslı itaat etmek ve boyun eğmektir.
    11 Kasım 2002
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED