T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Ekonomimizin encamıdır

Son 20 yıl içerisinde işbaşına gelen hükümetlerden ekonomik göstergeleri en çok bozan hangisi? Dış ve iç borç yükünde artış rekoru hangi hükümete ait? İşsizliği kim azdırdı? Enflasyon hangi hükümet döneminde yaşanabilir boyuttaydı? Faizleri kim tetikledi?

Ekonomiden hiç anlamayanların bile cevabını öğrenmek isteyecekleri bir dizi soru... Ankara Ticaret Odası'nın (ATO, www.atonet.org.tr) iki meraklı araştırmacısı hazırladıkları "Hükümetlerin Performansı" adlı kitapta, bunların ve zihne takılan daha bir çok sorunun cevabını sunuyorlar. Şeref Efe ile Mustafa Rumeli'nin her konuyu tablolara da taşıyan yetkin araştırması, özellikle Türk ekonomisini yakın tâkip altında tutanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı...

Dış borçların gemi azıya aldığı dönemi bu seçimle arkada bıraktık. Bülent Ecevit'in başkanlık ettiği, Kemal Derviş'li 57. hükümet yüzde 27 artışla dış borç rekortmeni. Onun hemen altında Tansu Çiller'in başbakan olduğu 50. hükümet (yüzde 21) geliyor. Sanılanın aksine, Turgut Özal'ın 45. ANAP hükümetinin getirdiği dış borç yükü en yüksek değil (yüzde 11); Özal'ın daha sonra kurduğu 46. ANAP hükümeti ile ardından gelen 47. Yıldırım Akbulut hükümeti dış borçları geriletmiş (-yüzde 4 ve -yüzde 15)... Son 20 yılın dış borcu en düşük (yüzde 1) dönemlerinden biri de Necmettin Erbakan'ın başında bulunduğu 54. hükümet... Bugün toplam 115 milyar dolarlık dış borcu bulunuyor Türkiye'nin...

Peki ya iç borç? Türkiye Özal'dan beri iç borç stoğu artan bir ülke; yalnızca bir kez (Akbulut'un 47. hükümeti döneminde) stokta azalma olmuş, hemen her başbakan içeriye borçlanmış. Rekor hâlen işbaşında bulunan hükümette (yüzde 135); ikinci sırada 49. Demirel hükümeti (31) geliyor. 50. Çiller ve 55. Yılmaz hükümetleri az borçlanmışlar (yüzde 2). 54. Erbakan hükümeti döneminde de iç borç yüzde 20 oranında artmış...

Borç var, borç var... Kimi hükümet bütçe üzerindeki faiz yükünü azaltmayı amaçlamış, kimi ise başka göstergeleri iyileştirmek için borçlanırken verilen faizin yüksekliğine aldırmamış. Bu durum, en iyi, faiz yükünün GSYİH ile ilişkisinde görülebiliyor. Faiz/GSYİH oranında gelişme bakımından takdir edilecek iki hükümet 47. Akbulut (-yüzde 9) ile 49. Demirel (-4) hükümetleri... Rekor yüzde 45 ile Çiller'de, faizleri tetikleyen o; Çiller'i yüzde 38 ile 57. Ecevit/Derviş hükümeti (38) izliyor. Erbakan'ın 54. hükümetinde de oran yüksek (37).

Türk ekonomisinde son 20 yılda hiç değişmeyen amaç 'enflasyonla mücadele' olarak belirlenmiştir. Turgut Özal'dan başlayarak bütün hükümetlerin enflasyonu düşürme sözü vererek işe başladıklarını biliyoruz. Peki bu konuda kim en başarılı? En başarılı 45. Özal hükümetidir (yüzde 41.6); onu 'Derviş öncesi' 57. hükümet (yüzde 52.4) izlemekte. Tabloya baktığımızda, hemen her dönemde (Akbulut 64.0, Demirel 69.3, Çiller 99.0, Erbakan 76.4, Yılmaz 86.0, Ecevit+Derviş 60.5) enflasyonun dizginlenememiş olduğu görülüyor.

İşsizlik ne durumda, hangi hükümet işsizliği azalttı, hangisi artırdı? Efe/Rumeli'nin değerli çalışmasında bu konuda da bilgi var. Son 20 yıl içerisinde, işsizlik oranının en düşük olduğu dönem 54. Erbakan hükümeti (yüzde 6.2) dönemi. Onu yüzde 6.9 ile 55. Yılmaz hükümeti ve yüzde 7 ile 'Derviş öncesi' Ecevit hükümeti izliyor. İşsizliğin azdığı dönem ise, Derviş'in ülkeye gelmesinden sonra (yüzde 9.4) Ecevit dönemi. 46. Özal, 49. Demirel ve 50. Çiller hükümetleri de (8.5; 8.4; 8.1) diğer rekortmenler... İşsizlik konusunda dikkatli bir hükümet de 54. Erbakan (yüzde 6.2) hükümeti...

Efe/Rumeli hükümetlere birer karne de vermişler. Karnede en iyi not 1, en kötü not da 9 olarak belirlenmiş. Bu ön bilgiyle karne okumaya giriştiğimizde, 1983 ile 2002 arasında kurulan 13 hükümetten, karnesinde dört adet 1 bulunan, hiç 9 almamış 591 gün ömürlü Yıldırım Akbulut hükümeti 'en başarılı' olarak karşımıza çıkıyor. Hiç 9'u olmayan, üç adet 1 ve bir adet 2 ile 54. Necmettin Erbakan hükümeti (görev süresi 367 gün) 2. sırada.

Son 20 yılın ekonomik göstergeleri en kötü hükümeti acaba hangisi, tahmin edebiliyor musunuz? Evet bildiniz: 'Derviş öncesi' dönemi de fazla başarılı sayılmasa bile, Kemal Derviş geldikten sonra milli gelir artış oranı, kur istikrarı, turizm gelirlerinde artış, dış borç yükünde artış, kamu borç yükünde artış ve iç borç yükünde artış bakımından bütün 9'ları toplayan 57. hükümet... Faiz yükü, işsizlik artışı bakımından da ikinci en kötü (8) notu alan bu hükümet.

Mutlaka değinmemiz gereken bir 'kötü' hükümet daha var: Üç 9'u, üç 8'i ile 50. Tansu Çiller (ömrü 832 gün) hükümeti... Çiller bir tek iç borç yükünde az kusurlu (notu 2).

ATO'nun yayımladığı bu kitap, Türk ekonomisinin son 20 yıllık serüvenini siyasilerin performansı açısından değerlendirmekle, elimize, liderlere hangi gözle bakmamız gerektiğine dair bir rehber sunmuş oluyor. Son 20 yılın kötü gidişinden sorumlu liderlerin siyasette kalma inatlarına vatandaşın son seçimde neden tepki verdiğini bu kitapla daha iyi anlıyoruz...

Bir nokta herhalde sizin de dikkatinizi çekmiştir: Gelip geçen hükümetler içerisinde en çok 'pekiyi' ve 'iyi' notları alan Akbulut ve Erbakan hükümetleri medyanın hedef tahtasıydılar; buna karşılık, ülke ekonomisini berbat edenleri medya sürekli kayırıp kolladı... Neden acaba?

Hep beraber düşünelim...


11 Kasım 2002
Pazartesi
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED