|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hayatı ve anlattıklarına bakıldığında "Fıkralardaki Temel, bu olsa gerek" dedirten taksici 'Oflu Yavaş Mahmut', televizyon yıldızı olmaya hazırlanıyor.
Trabzon'un Of ilçesinden 'Yavaş Mahmut' lakaplı 51 yaşındaki taksi şoförü Mahmut Vanlıoğlu, mizahı, fıkralarda değil, hayatın içinde yaşıyor ve yaşatıyor. Onun gününün 24 saati, hayatının tamamı mizah... O şimdi, doğal olarak yaşadığı 'mizahtan hayatını', milyonlarla paylaşmak üzere, 'Oflu Ali' namıyla ünlenen Ali Öztürk'ün, önceleri TGRT'de sonra da Flash TV'de hazırlayıp sunduğu 'Reisin Takası' adlı programla başka bir televizyonda görücüye çıkmaya hazırlanıyor. Bir espri yaptı ölümden döndü 25 yıldır İstanbul'da taksicilik yapan 'Yavaş Mahmut', doğal espri yeteneğiyle sadece insanları güldürmediğini, bu sayede, yaşadığı bir olay anında 'ölümden de kurtulduğunu' anlatıyor. Anlattığına göre, bir gün Mahmut Vanlıoğlu'nun taksisine binen iki kişi, kendisini silah zoruyla şehir dışında ıssız bir yere götürerek, taksisini, üstündeki paraları ve eşyaları gaspediyor. Bundan sonrasını Yavaş Mahmut şöyle aktarıyor: "Gaspçılardan biri kadın, biri kişi (yani erkek). Kadın, yanındakine, 'şimdi vur onu' dedi. Baktım, şakaları yok; beni vuracaklar. 'Vurmaya gerek yok. Ceset istiyorsanız, hastanenin morgundan size 4 ceset bulurum' dedim. Kadın güldü. Beni öldürmedi." Ya vezir oluruz ya da rezil Gerçek hayatta pek gülmediğini, ama varlığıyla ve anlattıklarıyla herkesi güldürdüğünü söyleyen Yavaş Mahmut'un bu yeteneğini, bir gün tesadüfen arabasına binen tiyatro oyuncusu Vehbi Aryal da kefşediyor. Ona kartını vererek tiyatroya gelmesini istiyor ama o gitmiyor. Şimdi ise, bu yeteneğini değerlendirmek isteyen 'Oflu Ali'den kurtulamadığını söyleyen Mahmut Vanlıoğlu, "Aslında ben istemiyorum. Ama bu Ali yakamı bırakmıyor. Bakalım, ya rezil olacağız ya da vezir" diyerek, televizyonun getirip-götüreceklerine karşı tedirginliğini dile getiriyor. Yavaş Mahmut'tan birkaç inci... Bir gün arabasına aldığı bir avukat onun Oflu olduğunu öğrendiğinde, "Bilseydim binmezdim arabana" diyor. Sebebini soran Mahmut'a, "Ben yılların avukatıyım. Bir Oflu, 'satılık peşkolu (sobalı) daire' diye ilan asmış. Ben de peşkonun 'soba' olduğunu nereden bileyim. Modern bir sistem sandım. Bana sobalı daireyi öyle sattı" demiş.
Mahmut'tan bir de askerlik anısı: Mahmut, Çanakkale'de askerlik yaparken bir bağdan üzüm çalıyor. Komutanın huzuruna çıkarılan Mahmut, daha komutanın konuşmasına fırsat bırakmadan hemen atılıyor: "Komutanım şu karşıdaki tepede (Çanakkale Şehitliği'ni gösteriyor) benim iki şehit dedem yatıyor. Burası benim toprağım sayılır. Toprağımdan bir salkım üzüm almışım çok mu?" deyince komutan duygulanıyor ve onu affediyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |