T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
"Dinci" ile dindar arasındaki farklar ya da "helal oy istemek"

Son on yıldır dinci basın diye bir tabir ortaya atıldı. Seküler zihniyete sahip olanlar dindar insanları "dinci" olarak nitelemeye başladı. Dinci ile dindar insan arasındaki farkları yeri geldikçe bu köşede yazdım. Dindar insan, dini vecibeleri yerine getiren, tercihler sıralamasında ilk sırayı Allah'ın rızasını kazanmak üzere yapan insandır. Dinci ise tercihler sıralamasını daima kazanmak üzerine oturtur. Eğer o sırada din onun için yükselen bir değer ise ruhunu kavramadan bol miktarda dini kavram kullanır.

Dindar insan kendi hatasının mensubu olduğu dine yüklenmesinden korktuğu için riyaya kaçabilir endişesi içinde nafile ibadetlerini gözden uzak tutmaya dikkat eder. Dinci ise tam tersi farz ibadetleri yapmadığı halde, nafile ibadetleri herkesin önünde herkesin gözüne sokarak yapmaya çalışır.

Cem Uzan siyasi kimliğe soyunmadan önce dindar insanlara mesafeli bir duruş sergilemekteydi. Fadime Şahin olayının ilk defa Star televizyonunda verilmesini tersinden bir mesafesizlik olarak nitelemek yanlış olmayacaktır. '2001 Ramazan'ını kendi kanalında sadece ezan ile misafir eden Star yöneticisinin deprem şehitleri için '2002 17 Ağustos'unda mevlit okutması manidar. Partisine katılanların resimleri yayınlanırken son derece mühendislik bir hesapla birkaç modern, birkaç türbanlı kadın profilinin ortaya konması "ben sizden değilim ama siz benden olun" mesajını geçerli kılmaya yönelik.

Cem Uzan'ın dinci siyaseti o kadar "kör gözüm parmağına" bir anlayışa dayanıyor ki mesela, Kırşehir'de halkı meydanlara pilav üstü döner vaadiyle doldurduktan sonra daha yenilen-içilen sindirilmeden kürsüye çıkıp "sizin helal oylarınızı istiyorum" diye seslenmesi pekala bana oy vermezseniz yediklerinizi haram ederim olarak yorumlanabilecek bir sakillik taşıyor. İsmet İnönü'nün "muhtevası dini terimler taşıyan konuşmalar yapın, rakipleriniz halkın teveccühünü buradan kazanıyor" diye tavsiye alması üzerine konuşmasını yapıp meydandan ayrılırken "Allahaısmarladık" demesinden bu yana seçim konuşmaları dini terim ve kavramlardan nasiplendirilmeye çalışılıyor.

Deniz Baykal'ın dinci siyasetine en iyi örnek ise Derviş'in rozetinin "Kutsal Cuma"da takılacağını ifade eden cümlesi. "Kutsal Cuma" tabirinin Deniz Baykal'ın ağzından muhtevasından arınmış olarak çıkmasının sebebi Baykal'ın ruhen Cuma'nın müminlerin bayramı olduğu gerçeğine uzak oluşudur. Üst kimliğini dindar olarak ortaya koyanlar arasında bile Cuma gününü "müminlerin bayramı olarak" idrak edenlerin sayısı her geçen gün azaldığına göre Baykal'dan bunu beklemek söz konusu bile edilemez. Peki Baykal Derviş'in kutsal Cuma günü partiye ayak basacağını müjdeleyerek Derviş'in kutsiyetini mi artırmaktadır yoksa, seçmenin zihnindeki kutsal imajından mı yararlanmaya çalışmaktadır. Eğer "kutsal Cuma" mesajı ile Derviş'in kutsiyeti artırılmaya çalışılıyorsa hiçbir günün birbirinden farklı olmadığını anlatmak için olağanüstü gayret sarfetmiş ilahiyatçı ve aynı zamanda CHP adayı Yaşar Nuri Öztürk'ün söyleminden hiç istifade edilmediği ortaya çıkar. Yok eğer Deniz Baykal'ın "kutsal Cuma" tabirinden muradı halkın zihnindeki kutsal imajının olumlu çağrışımlarını toplamaya yönelik ise bu noktada da hata yapmaktadır. Çünkü bütün öz-Türkçe gayretlerine rağmen dindar halkın zihninde kutsal kelimesinin olumlu çağırışımı yoktur. Çünkü Müslüman Türk halkı kullanım olarak "kutsal"ı diğer dinler ile, "mübarek"i ise doğrudan İslam ile alakalandırmıştır.

Peki ya dindarların siyaseti nasıl mı diyorsunuz? Dindarlar her parti içinde var oldular fakat tekil varlıklarını öne çıkarmaları dinci siyaset furyası içinde hiçbir zaman mümkün olmadı. Dindar kimliğini birinci sıraya koymuş bir siyasetçiden bahsedebilmek için Hz. Peygamber'in dünya ve ahirete bakışını içselleştirmiş; Hz. Ömer'in adaletini uygulamakta kararlı, Hz. Ali kadar ilim sahibi, Hz. Ebubekir gibi dünyadan kolay vazgeçebilecek bir kimliğe sahip olması gerekir.


6 Eylül 2002
Cuma
 
FATMA K. BARBAROSOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED