|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Halkın ilgisizliği, aday bulma sıkıntısı, anketlerdeki perişan görüntü bazı partiler için hüzün kaynağı. Son yirmi yılda sürekli iktidar olmuş veya iktidarın kıyısında bulunmuş partiler bunlar... Bir dahaki Meclis'te yer alamama sıkıntısı bir karabasan gibi üstlerine çöküyor. Yuvayı terk edenler de, adaylığını koymayarak politikaya veda edenler de bu partilerden çıkıyor. Politika, hataları er geç cezalandıran bir uğraş alanıdır. Dört-beş yılda bir seçmen önüne gidiliyor ya, orada kimin saçı ak kiminki kara öne dökülüyor. Bu sebeple, sadece ülkedeki demokrasi değil parti içi demokrasi de herkese gerekli. Demokratik kanalların tıkalı olduğu partilerde, bugün yaşanana benzer panik durumları bir noktada kaçınılmaz oluyor. En gerekli zamanda liderin anlamsız tavırlarına ses çıkarmayan, yanlışlarına destek olanlar, o tavırlarının cezasını gözden düşen partileriyle birlikte görüyorlar... Bu tasvire uyanlar yalnızca ikisi değiller, ama ikisi de çarpıcı birer örnek teşkil ettikleri için ANAP ile DYP'ye biraz yakından bakmakta yarar bulunuyor. Bu iki partinin yönetici kadroları, yığınakta yaptıkları bir dizi hata yüzünden baraja takılma tehdidi altındalar. Bu 'gerçeği' idrak ettikçe çaresizlikleri daha da artıyor. Böyle durumlarda insanlar, umutsuzlukla, ne yapacaklarını şaşırırlar. Hatayı daha da derinleştirici adımlar atmaları da, serinkanlı değerlendirmeler yapıp vartayı en az zararla atlatmanın yollarını bulmaları da mümkün. CHP iyi bir örnek; geçen seçimde 'gözden düşen' ve Meclis'te temsil hakkını kaybeden CHP, dört yıl aradan sonra, bugün, yeniden 'iktidar adayı'... DYP ve ANAP için, sağduyulu davranış biçimlerinden biri, CHP'nin sunduğu 'sportmenlik' örneğini izlemektir. Bunun tersi de, yani kendilerini bütünüyle gözden düşürecek oyunlara girmeleri de pekâlâ mümkün. 'Tansu Çiller başbakan, ANAP hükümet ortağı' formulü o tür çılgın arayışlardan biriydi, tutmadı. 'Küskünler hareketi'ni desteklemek veya siyasi partiler yasasında değişikliği zorlayıp seçimi erteletmeye çalışmak öteki 'kamikaze' yöntemleri olabilir. 'Kamikaze', çünkü, bu seçimi erteletmeyi hedefleyen her girişim, girişimde yer alan partiler açısından, 'intihar' anlamına gelecektir. Oysa, başka sağduyulu davranış biçimleri de var. Biri, dün değindiğim gibi, 'birlikten kuvvet doğar' ilkesiyle kaderleri birleştirmek... Yıllarca sergiledikleri husumet sebebiyle DYP ve ANAP'ın birbirlerine batan yönleri var; ancak yine de 'güçbirliği' yaparlarsa, seçmen bunun sebebini anlayışla karşılayabilir. ANAP ile DYP'yi seçim öncesinde aynı aday listesinde buluşturmak, seçimden sonra gerçek bütünleşmeye giden yolu da açabilir... Bir başka yol ise, 'beklenmeyeni yapma' olarak da tanımlanabilecek 'şok' tedavi yöntemidir. Beraberce düşünelim: Yıllardan beri ANAP'ın başında gördüğümüz Mesut Yılmaz ile DYP lideri Tansu Çiller, bugün, partilerinin önünde engel olmama kararı verseler... İkisinin açıklayacakları genel başkanlıktan çekilme kararının partileri üzerindeki 'ölü toprağı'nı hemen sıyıracağına sizleri temin ederim. Onların yerini sıradan kişilerin alması bile ANAP ile DYP'nin seçim şansını derhal değiştirecektir. Bülent Akarcalı'nın "Bu seçimde aday olmayacağım" fedakârlığını Mesut Yılmaz gösterebilse 4 Kasım için 'kâbus senaryosu' yazmak gerekmezdi... Genel başkanların, üzerlerine düşen 'onurlu çekilme' görevini yerine getirmeyeceklerini hepimiz biliyoruz. Onlar, bir yandan partilerinin güçlü olduğunu iddia etmeyi sürdürecek, bir yandan da seçimi erteletmenin yolunu arayacaklardır. Dün olduğu gibi bugün de itiraz edecek biri karşılarına çıkmayacağı için, partilerini daha da küçültme 'hakkı' hâlâ ve sadece onlarda. Politikacılar akıllı insanlardır. Mesut Yılmaz ile Tansu Çiller'in bugün karşı karşıya bulundukları sorunun çözümü için de akıl gerekli. Bakalım, bizim kendilerine atfettiğimiz kadar akıllılar mı? Partilerini sonradan büyütebilecek 'onurlu çekiliş' veya 'yenilgiyi sportmence kabul' gibi akıllı formülleri mi, yoksa 'nâfile çabalar' ile tükenme yolunu mu seçecekler?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |