T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Allah rızası için...

Ligin başlayalı henüz dört hafta olmasına rağmen sahalarımızda anarşisinin provaları hala kol geziyor. Bunun son örneğini, evvelki hafta Ankaragücü-Elazığspor maçında gördüm. Maçın ikinci yarısı oynanıyor ve Ankaragücü 3-1 galip duruma geçti. Ankaragücü taraftarı bayram yapıyor. Yapsın, haklarıdır.

Ancak...

Kapalı, kale arkası ve maratonda sis bombası mı ne zıkkımsa renk renk, meşaleler yanmaya başladı.. Ortalığı pis kokulu duman kapladı. Bizim Basın tribünün sağında Ankaragücü futbolcularının aileleri oturuyor. Hakan Kutlu'nun eşi ve yanlarındaki aile, bu pis duman kokusu altında çocuklarını kaptıkları gibi emin bir yere kaçtılar. Sadece onlar mı, ne kadar çoluk, çocuk varsa, hepsi tribünden kaçtı.

Öyle ki biz bile maçı bırakıp, içerilere kaçıştık. Hatta maçın başarılı hakemi, bu dumandan etkilenildiğini ileri sürüp, maçı 4 dakika durdurdu. Şimdi, ben burada "taraftar" olduklarını zanneden "zavallılara" soruyorum.

O tribünler sizin babanızın çiftliği mi?.

İstediğiniz şekilde hareket etme hakkına sahip misiniz?. Sizin gibi tribünlere gelen insanlara ne zaman "saygılı" olmayı öğreneceksiniz?.

Böylesine rezillik, sadece Ankara'da yaşanmıyor. Yurdun çeşitli kentlerindeki statlarda bu tip "rezillikleri" her maçta rahatlıkla görebilirsiniz. Böylesine "kepaze" bir ortamda, görevli olmasam, bulunmazdım. Adam gibi maç seyretmek isteyen insanlara, bu tribün "anarşistlerinin" ne zaman saygılı olacağını merak ediyorum. Bunun ötesinde, aklımın almadığı bir husus daha var.

Bu sis bombaları içeriye nasıl giriyor.

Basın tribününe girerken, güvenlik güçleri iki kez üzerimi arıyor. Elbetteki aranacağım. Bu tribüne "anarşistlerinin" büyük bir rahatlık içinde tribüne nasıl girdiklerini merak ediyorum. Dürüst insanlara karşı yapılan davranış, neden bu "mahluklara" uygulanmaz. Bu soruların cevabını sadece evvelki hafta aramadım. Bugüne kadar, emniyet güçlerine saygılı davrananlar devamlı olarak horlandı. Bu insanların cebindeki bozuk paralarla, tırnak çakıları dahi toplanıldı. Ancak, nedense bazıları tribünlere ellerini kollarını sallayarak geldiler. Üstelik, tribünde istedikleri gibi davranıp, "adam" gibi maç izlemek isteyenleri rahatsız ederek.

Ondan sonra kalkıp, "bayanlar, kızlar ve çocuklar maçlara gelsin" diye yırtınıp duruyoruz. Allah için söyleyin, bu şartlar altında siz çocuğunuzu ve eşini böylesine "rezil" bir ortama sokar mısınız? Bunun önlemini almak, önce kulüp yöneticilerinin, sonra da güvenlik güçlerinin görevidir. Ama, bizler yıllardır bu yanlışlığı yazıp çizeriz, yetkililer bir veya iki maçlık önlemlerini alırlar, ondan sonra yine kulaklarının üzerine yatarlar.


6 Eylül 2002
Cuma
 
GÜRAY SOYSAL


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED