|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Prof. Dr. Ali İhsan Taşçı, cinsel eğitimin pornografi ve müstehcen içerikten arındırılması gerektiğini belirterek, "Cinsel eğitimde ahlak ve bilim bir arada sunulmalıdır" dedi.
Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali İhsan Taşçı, geçen yıl bazı okullarda pilot uygulamaları gerçekleştirilen cinsel eğitim derslerinin metod ve içerik açısından eksik olduğunu söyledi. Öğrencilere dağıtılan broşürlerin pornografik ve müstehcen yanları ön plana çıkardığını belirten Taşçı, "Eğitmenler, bilimsel gerçekleri toplumumuzun ahlaki değerleriyle yoğurarak vermelidir" dedi. İz Yayıncılık tarafından basılan 'Cinsel Eğitim' isimli kitabın da yazarı olan Prof. Dr. Taşçı, cinsel eğitimin aileden başladığını, bu nedenle öncelikle ebeveynlerin eğitilmesinin gerektiğini vurguladı. Taşçı, "Anne-babalar, kulaktan dolma bilgileri bir kenara bırakarak, bilimsel gerçeklerin ahlaki kriterlerle birlikte sunulduğu kaynaklarla kendilerini yetiştirmelidir" diye konuştu. Cinselliği asla yok saymayın
Her insanın bir cinsel özellik taşıdığını ve bu gerçeği kimsenin inkar edemeyeceğini ifade eden Taşçı, ailelerin, çocuklarından gelen sorulara geçiştirici cevaplar vermemelerini istedi. Çocukların yaşına uygun, kafalarını karıştırmayacak doğruları bilmesi gerektiğinin altını çizen Taşçı, "Henüz 3-4 yaşında iken kendini, cinsiyetini farkeden çocuklara verilecek yanlış ve geçiştirmeli cevaplar, gelecekte psikolojik ve cinsiyete ilişkin sorunlara yol açabilir" dedi. Taşçı şöyle konuştu: "Cinsel eğitimden kaçmak yerine bilgilerinizin doğruluğunu kontrol edin. Toplumumuzun ahlaki ve manevi yapısına uygun kaynakları araştırın. Saklama ihtiyacı duyacağınız kaynakları eve sokmayın. Doğru kaynakları ise büluğ çağına gelmiş çocukların okumalarını sağlayın. Çocuklarınızla konuşmaktan çekinmeyin".
Önce aile, sonra okul
Taşçı, cinsel eğitimde birinci görevin çocukluktan bülüğ ve sonrasına kadar aileye ait olduğunu ve ailenin bu görevi başkasından beklememesi gerektiğini dile getirdi. Bu eğitim görevinin aileden sonra okula ve eğitmenlere ait olduğunu kaydeden Taşçı, okullarda cinsel eğitim verecek eğitmenlerin ise sağlıkçılar gibi konuya bilimsel olarak hakim ve pedagojik formasyon eğitimi almış olması gerektiğini vurguladı. Taşçı, sınıf ya da branş öğretmenlerinin vereceği cinsel eğitimin öğrencinin kafasını karıştıracağını ve yalnızca müstehcen içerikle ilgilenmesine neden olacağını da belirtti. Taşçı, medyanın da cinsel eğitimde büyük bir rol oynadığını ifade ederek, "Ancak medya yalnızca pornografik içerik sunuyor. Aile kurumunu zedeliyor" şeklinde konuştu. Taşçı, medyada yer alan travesti görüntülerinin çocukların zihnini bulandırdığını ve henüz ruhen ve fikren gelişmemiş çocuklarda "acaba ben de öyle miyim?" sorularıyla boğuştuğunu anlattı.
Kadın-erkek değil karı-koca ilişkisi
'Cinsel Eğitim' isimli kitabında kadın-erkek ilişkileri tabirinden özellikle kaçındığını vurgulayan Prof. Dr. Taşçı, "Cinsellik, yalnızca aile müessesesi içinde, yani karı-koca arasında yaşanması gereken bir olgudur. Evlilik dışı ilişkiler, ahlaki olmamasının yanında hem sosyal bunalımları, hem de kişilerin sağlıksız gelişimlerini meydana getirir" diyor. Kitabında cinsel eğitim adı altında eğitimle alakası olmayan cinselliği tahrik eden materyallerin zararlarına da değinen Taşçı, yalnızca ahlaki boyutlarıyla verilecek cinsel eğitimde gençlerin duygularını çok daha kolay kontrol edebileceğini ve kendilerini tehlikelerden koruyabileceğini belirtiyor. RECEP YETER / İSTANBUL
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |