|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bazı gazetelerde "Arınç'a yanıt" başlığıyla sunulmasaydı, Kara Harp Okulu'nun yeni öğretim yılının açılış töreninde yapılan bir konuşma 'sıradan' olarak görülebilirdi. Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman, üst düzey askerlerin yıllardır tekrarladıkları, 'Kemalizm' ile ilgili düşüncelerini, lâikliğe özel vurgu yaparak bir kez daha dile getirdi o konuşmada. Artık âdet olduğu üzere, "Demokrasiyi kullanarak Cumhuriyeti yok etmek isteyenler var" demeyi de ihmal etmeyerek... O konuşmanın Bülent Arınç'a cevaben yapılması kolay anlaşılır olmaktan uzak bir durum. Bülent Arınç lâlettayin bir politikacı değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) başkanlığı koltuğunda oturuyor. O unvanı, kendisini, Org. Yalman'ın sürekli adını anma ihtiyacı duyduğu Mustafa Kemal Atatürk ile halef-selef duruma getiriyor. Askerlerin vaktiyle Atatürk tarafından işgal edilmiş koltuklar konusunda dikkatli ve titiz oldukları bilinir; gazetelerin tespiti doğruysa ve Kara Kuvvetleri Komutanı konuşmasında doğrudan TBMM başkanını cevaplamışsa, bu galiba bir ilk... Konuşmanın içeriği son zamanlarda daha az işitir olduğumuz 'cumhuriyet-demokrasi' ikilemi üzerine oturuyor. Org. Yalman'ın bu iki kavramdan cumhuriyete öncelik verdiği, demokrasiyi daha az önemsediği anlaşılıyor. "Atatürk Cumhuriyeti yaşarsa" diyor Aytaç Yalman, "Demokrasi bir süreç içinde kendini geliştirebilir." Bu görüşün Türkiye'nin son 60 yılına damgasını vurduğu biliniyor; bugünün dünyasında fazla bir önem taşımadığı da. Bugünün dünyası, insan hakları ve hukuk ögelerini de katarak demokrasi kavramını öne çıkartıyor çünkü; cumhuriyet ise, ülkelerin durumlarına göre, bazen hiç bazen pek az önemseniyor. Avrupa'daki belli başlı ülkeler arasında krallıkla yönetilenler var; ancak demokrasi hepsinde ana özellik... Bizim tarihimiz açısından 'Cumhuriyet' özel bir önem taşıyor elbette; ancak bunun abartılmış bir önem olduğuna da kuşku yok. Bugün krallıktan cumhuriyete geçmiş pek çok ülkede aklı hâlâ cumhuriyet-öncesi sistemde kalmış insanlar çıkabiliyor; bunların bazısı politik yönden örgütlü de... Ancak, bizde, "Osmanlı Hanedanı geri gelsin" diyene pek rastlanmadığı gibi, bunu bayraklaştırmış bir siyasî hareket de yok. Tersine, Osmanlı Hanedanı üyeleri de, en az ben veya Org. Yalman kadar cumhuriyetçi... Cumhuriyet kavramının önüne Atatürk'ün adının konması da bu tespiti değiştirmiyor. Esasen, Org. Aytaç Yalman'ın cevaplandırdığı iddia edilen mülâkatında yer alan notta, TBMM başkanı Bülent Arınç, Mustafa Kemal Atatürk hakkında beslediği iyi duyguları belirtmekteydi. 'Kemalizm' konusunda Org. Yalman'dan farklı düşünmesinde de yadırganacak bir yön yok Meclis başkanının; pek çok politikacı, geçmişte ve bugün, 'izm' haline dönüştürülmüş düşüncelere karşı çıkmıştı. Bunlar arasında Bülent Ecevit bile vardı. Şimdilerde Kemalizme dışarıdan da eleştiriler yöneltiliyor olması, eleştirel düşüncelerin yerliliğini ortadan kaldırmıyor. Türkiye'nin çağdaşlaşma yönünde adımlar atması ile Türk Silâhlı Kuvvetleri (TSK) arasında bağ kurulması doğrudur. Gerçekten de, TSK, Türk çağdaşlaşmasının öncüsü olagelmiştir. TSK, bugün de, aynı öncü tavrı benimseyip, daha demokratikleşmiş bir Türkiye'nin AB ile bütünleşme süreci içerisinde kendisine ayrılan yeri almalıdır. Bu yerin ne olduğunu da, özendiğimiz ülkelerdeki asker-sivil ilişkilerinin boyutuna bakan herkes görebiliyor. Sivil iktidarı güçlendirmek, ülkeyi zor durumda bırakacak dış baskılara karşı onu daha dirençli kılacağı için, ulusal bir görevdir de... Bunu talep etmek değil, toplum önüne, "TSK'yı yıpratmak isteyenler var" diye çıkmak TSK'yı yıpratma potansiyelini içinde barındıran bir yaklaşım... TBMM başkanının, "Atatürk ayrı, Kemalizm ayrı" sözlerine cevap verilmesi gerekiyorsa, bunu çok daha iyi yapabilecek Kemalist kalemler ve onların yazdığı gazete ve dergiler var ülkemizde; geçmişte Atatürk'ün işgal ettiği koltuğun bugünkü sahibinin görüşlerine cevabı bir kuvvet komutanının subay adayları önünde vermesi ne kadar doğru? Esas üzerinde durulması gereken konu budur. Egemenlik hiç kuşku duyulmayacak bir biçimde millet tarafından kullanıldıkça Cumhuriyet de güçlenir; "Cumhuriyet'i biz kurduk, onu yükseltecek olan sizlersiniz" diyen Atatürk'ün istediği de herhalde buydu.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |