AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Anti demokratik bir yasa hükmünden anti demokratik bir "hukuk darbesi"ne

Biliyorum; şimdi kimilerinin "Ama ne yapabiliriz, pozitif hukuk böyle buyurmuş!" diye homurdanacaklarını biliyorum... Söyleyeceklerim, Yargıtay'ın DEHAP'ın "seçimlerde hile yaptığını" onaylaması ve bu kararın hemen ardından başlayan (ve benim bu konuda yazdığım birkaç yazıda "Bu herhalde bir şaka olsa gerek!" diye nitelediğim) tartışmayla ilgili...

DEHAP mahkûm olduğu davada ne diye suçlu bulundu?

Hepimiz biliyoruz: Siyasi Partiler Yasası bir partinin seçime katılabilmesi için Türkiye'deki illerin (81) yarıdan bir fazlasında (41) örgütlenmesini tamamlamış olmasını emretmesine rağmen, DEHAP bu örgütlenmeyi tamamlamış gösterse de aslında tamamlamadı diye.

Görüyorsunuz, herşeyden önce, bir demokraside karşılaşılması mümkün olmayan bir yasa hükmüyle karşı karşıyayız.

Niçin "bütün illerin yarıdan bir fazlasında örgütlenmesini tamamlamış" olma zorunluluğu?

Bir siyasi parti, diyelim 21 ilde örgütlenmişse, seçime niçin katılamıyor?

Bu sorulara "hukuk" çerçevesinde kalarak cevap verebilmek mümkün mü? Tabii ki hayır... Besbelli ki bu yasa hükmü, "küçük partiler"in seçime katılabilmesini engellemek ve sanki yüksek ülke barajı yetmiyormuş gibi, küçük partilerin önüne yeni zorluklar çıkarılması için icat edilmiş..

Ve bugün, demokrasiyle bağdaşması imkansız bu hüküm yetmiyormuş gibi, sıra bu bir an önce değişmesi gereken hükümden hareketle "hukuk"un siyaseti kemirmesinin yolları aranıyor.

Ah şu "bütün illerin yarıdan bir fazlasında" örgütlenme zorunluluğu...

DEHAP gibi bir partinin kolaylıkla (hem de çok kolaylıkla) altından kalkabileceği bu zorunluluk, pekçok "küçük parti"yi eskiden de nasıl zorlardı...

Hatırlıyorum; 1969 seçimlerinde, bir Anadolu şehrinde, dönemin atak ve anlamlı partisi TİP'in bu "örgütlenme zorunluluğunu" yerine getirebilmesi için benim de aralarında bulunduğu bir grup TİP'li gecikmeden bir ilçeye gitmiş ve "kurucu" olacağı önceden bize bildirilen bir "partili"yi aramaya başlamıştı.

Sonunda aradığımız kişiyi bulmuştuk da.... Ama ne görelim; bize TİP'in o ilçede kuruculuğunu üstleneceği söylenen kişi bize biraz da "mahcup" bir şekilde, "Kusura bakmayın, geç kaldınız... Dün falanca partinin ilçedeki merkezini açmak için başvurdum!" demesin mi?!

Şimdi tam olarak hatırlamıyorum ama, bu kötü sürpriz karşısında, herhalde biz de kendimize başka bir "kurucu" bulmuştuk!

Diyeceğim, "küçük partiler"i uğraştırmaktan başka bir işe yaramayan ve sırasında bu partileri böyle kötü sürprizlerle karşılaştırmayı amaç edinmiş bir yasa hükmüyle karşı karşıyaydık...

Dolayısıyla, Yargıtay kararı sonrasında AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Verheugen'i dinlerken şöyle düşündüm: "Hadi kolaysa durumu anlatın bakalım Verheugen'e! Komiser'in herşeyden önce Siyasi Partiler Yasası'nın söz konusu hükmünü anlayabilmesi mümkün değil!"

Karşı karşıya kaldığımız ve "hukuk darbesi" nitelemesinin çok yakıştığı son durumu bence en iyi açıklayan açıklamayı DEHAP eski yöneticilerinden Veysi Aydın yapmış. Şöyle diyor: "Bir deli kuyuya taş atar, bin akıllı çıkaramaz. Böyle bir süreç başladı."

Bana göre de durum aynen böyle...

Ve isterseniz son olarak, Yargıtay kararından sonra başlayan tartışmanın asıl olarak neyi amaçladığını da hatırlatalım: Sizin de mutlaka dikkatinizi çektiği gibi, bu "tartışma"nın hiç değilse "şimdilik" asıl amacı, TBMM'nin bugünkü kompozisyonunun "kabul edilemezliği"nden hareketle, bu Meclis'in "yasama görevini" yapamayacağını ileri sürmektir. Bu yaklaşım açısından sorun artık sadece "Anayasa değişikliğine" ilişkin kanunlarla sınırlı tutulmayacaktır. Göreceksiniz, hem de çok yakında, Bu Meclis'in hiçbir yasa çıkaramayacağı, buna hakkı olmadığı haykırılacaktır....


1 Ekim 2003
Çarşamba
 
KÜRŞAT BUMİN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED