|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Darbeleri konuşmak ve yazmak son günlerde yeniden revaçta. Böyledir... Birileri yapar, birileri yazar. Şu sıra, 28 Şubat'la ilgili açıklamalar peşpeşe düşüyor. 28 Şubat'ın aslında bir koltuk kavgası olduğundan söz edenlerin boy boy resimleri ve demeçleri süslüyor sayfaları. Bize de o koltuk kavgaları arasına, nasıl oldu da "irtica" giriverdi, onu çözmek kalıyor. Halihazırda elimde bir ipucu var. Onu çözer çözmez haber vereceğim. Hiç merak etmeyin. Yalnız, yumak biraz büyük ve karışık. Meselenin bu tarafını bir kenarda tutup, başka bir boyuta dikkat çekmek istiyorum. Gazeteci Balçiçek Pamir, dün Sabah gazetesinde Yalım Erez'le yaptığı röportajı yayınladı. Şöyle bir cümlesi var Yalım Erez'in: - Tansu Hanım bir gün beni yanına çağırdı "Sakın endişelenme, ortada korkacak bir şey yok, ben Amerika'dan garanti aldım Türkiye'de darbe marbe olmayacak" dedi. Buyurun buradan yakın. Tansu Hanım dönemin Başbakan Yardımcısı. Türkiye'de darbe marbe olmayacak diye garanti alıyor. Nereden? Amerika'dan. Ne âlâ! Tansu Hanım güvendiği adamlardan Yalım Erez'i yanına çağırıp söylüyor. - Darbe marbe olmayacak! O da aradan altı yıl geçtikten sonra kendisiyle röportaj yapan gazeteciye anlatıyor. Tansu Hanım o garantiyi Amerika'da hangi firmadan aldı, bilmiyoruz. Bildiğimiz, garantinin bozuk olduğu. Yalım Erez'in açıklama yapmak için bu kadar süre beklemesinin sebebi de, kapısını çalan bir gazeteci çıkmayışı değil elbet. 28 Şubat'ta darbe olması. Hem de dönemin edebî akımına uyumlu bir şekilde 'postmodern' darbe. Bu saatten sonra kim ne derse desin, bu işlerde çok pislik var be!
ŞİİRİN SON KULLANMA TARİHİ
Muhalif Tebessüm'ün ilk sayfasında yer alan kısa hayat hikâyemde, hatırladığım kadarıyla "bugüne kadar üç darbe gördü, bu kadarının yeterli olduğu düşüncesinde" gibi bir cümle geçiyordu. Ne var ki herkes aynı görüşte değil. Dem Dem Demokrasi'nin ilk şiiri ise, 87 tarihini tarihini taşıyan "Zaman" başlıklı kısa bir şiir. Aradan on yıl geçmiş ve postmodern darbeyi 'idrak etmişiz'. Efendiler!.. Darbe garantilerini Amerika'dan almaya meyyal oldukça, bu şiir her dönemde geçerliğini korur. Tuhaftır ama, bu şiirin son kullanma tarihinin olmasını ve o tarihin çoktan geçmiş bulunmasını 'bizzat kendim şahsen ben' istiyorum. Hem de hiçbir baskı altında kalmadan. Kitaplarımdan pek bahsetmediğimi bilirsiniz. Niyetim gidip kitapçıdan almanızı tavsiye etmek değil. Zaten şiir kitabı piyasada yok. O yüzden sözünü ettiğim kısa şiire yer vermek gerekiyor. Yarına.
ALAATTİN'İN ODASI
- Bu ne?
HANGİ KIYI?
Yavuz Donat, eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun memleketi Bozüyük'e giderek paşanın ailesiyle görüşmüş. Kardeşi, halası, yengesiyle fotoğraf çektirmiş. Şöyle yazmış Donat: Kıvrıkoğlu ailesi "Kıvrıklar aşiretinden." Bu aşiret, Osmanlı'yı kuran "Kıyı boyundan." Donat "Kayı" yazmıştır da, "Kıyı" çıkmıştır mutlaka.
TEHDİT
Bir parti lideri, başka bir partinin muhtemel seçimde yüksek oy alacağını beyan etmesini "milleti tehdit etmek" sanıyor. Eğer öyleyse, milleti tehdit etmeyen parti mi var azizim?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |