|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Beklenen karar açıklandı ve DEHAP yöneticileri mahkum edildi. Böylece ülkedeki istikrarı ve huzuru çok gören kimi çevrelerin beklediği fırsat ellerine geçmiş oldu. DEHAP hakkındaki kararın seçime gölge düşürdüğü iddiasıyla hukukçulardan farklı yorumlar gelmeye başladı. Kimileri seçimin iptalini, kimileri sadece DEHAP oylarının yok sayılarak milletvekili dağılımının yeniden yapılmasını, kimileri de YSK'nın bu konuda artık karar veremeyeceğini söyledi/söylüyor. Her üç görüşün de savunucuları var. Ama dananın kuyruğu YSK'nın vereceği karar ya da yapacağı açıklama ile kopacak. Ben bu yazıyı kaleme aldığım saate kadar henüz YSK bir açıklama yapmamıştı. Eğer karar verirse, vereceği en ağır karar - ki bunu şahsen ben hiç tahmin etmiyorum- seçimin bütünüyle iptalidir. Bu imkan harici karar vücut bulursa , o takdirde, Meclis seçim kararı alacak demektir. YSK'nın vereceği ne şiş yansın ne kebap kararı -ki kimi çevrelerin asıl beklediği ve gerçekleştirmek için derin uğraş verdiği karar da budur- DYP'yi 66 milletvekili ile Meclis'e sokmaktır. Bu da 44 AK Parti'den 22'si CHP'den olmak üzere 66 milletvekilliğinin düşmesi demektir. Bu takdirde de Başbakan'ın bir erken seçim kararı alabileceği açıklaması göz önünde bulundurulursa Meclis yine bir seçim kararı alacak demektir. Bu her iki kararın seçim ile sonuçlanacağı ihtimali yüksektir! YSK'nın vereceği en mantıklı karar da bu konuda artık yetkili olmadığını açıklayarak YSK etrafındaki tartışmalara nokta koymasıdır. YSK başkanının SPY'nin 10 ve 33. maddelerine bakın demesi bu karara ima yollu işaret etmektedir. Bu durumda YSK etrafındaki tartışmalar bir bakıma sona erecek ve maksatlı çevreler bu sefer seçime gölge düştüğü iddiasıyla siyaset kazanını kaynatıp duracaktır. Bu maksatlı çevrelere hak ettikleri cevap verilmediği sürece de bu tartışmalar mide bulandırmaya devam edecektir. Ben eskiden beri halkın nabzını halkın içine girerek tutan biriyim. Bu sebeple de bugüne kadar hiç bir tahminin yanlış çıkmamıştır. Sadece Eylül ayında şehirde esnafı ve halkı bizzat gezerek, kırsalda köyleri bizzat ziyaret ederek 15 gün geçirdim. Gördüğüm o ki, bugün bir seçim olsa AK Parti 3 Kasım'da aldığından çok daha fazla oy alacak ve milletvekili sayısını kesinlikle artıracaktır. AK Parti'nin alacağı oy oranı şu anda anketlerde çıkandan biraz daha fazla olacaktır. Çünkü anketler genelde şehirlerde yapılıyor. Kırsalı yansıtmıyor. Seçim olması halinde anketlerdekinden birkaç puan fazla alacağını araziye inenler çıplak gözle göreceklerdir. Demem o ki, YSK görevsizlik kararı verse bile AK Parti bir erken genel seçim kararıyla bu tartışmalara son verme kararlılığını göstermelidir. Burada beni düşündüren sadece birilerinin dedikodusunu dindireceğiz diye alınacak kararın piyasaları alt üst etmeye ve yeni yeni oturan istikrarı bozmaya değip değemeyeceğidir. Erken seçim kararı ile AK Parti'nin seçimden güçlenerek çıkacağı şüphe götürmüyor ama içerde ve dışarda ülkenin itibarı, ekonomik dengelerin bozulması, borsanın, faizlerin ve enflasyonun tekrar azması ve istikrarsızlık ihtimalleri göz önünde bulundurulunca erken seçim kararı pire için sinek yakmak gibi görünebilir. Bugünkü Meclis yaşanan tartışmalardan sorumlu değildir. Ama birilerinin gereken cevabı almaları için gerekenler de yapılmalıdır. Eğer seçim kararıyla faizler yükselir, enflasyon çıkar, borsa düşer ve yatırımlar gecikirse bunun sorumlusu bu Meclis ve AK Parti olmayacaktır.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |