|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Şii-Sünni ittifakı
Irak'taki camileri birer karargah olarak kullanan Şii ve Sünni dini liderler, işgalcilerin yönlendirdiği anarşiye karşı ortak hareket etme kararı aldı.
İşgalcilerin klasik denetim mekanizması olan ünlü "böl ve yönet" tuzağına düşmemek için Bağdat'ta her biri birer karargah işlevi gören Sünni ve Şii camilerinden yapılan açıklamalarda, Amerikan işgalcileri tarafından ülkede bilinçli bir politika şeklinde uygulanan anarşi, kargaşa ve keyfiliğe son vermek için Sünni ve Şiilerin artık bundan sonra birlikte hareket edecekleri bildirildi. Bağdat'ın karargah merkezi durumundaki İmam Ahmed bin Hambel Camii İmamı Şeyh Tahir Cemal Gazi, "Her iki taraf da başından beri ortak hareket etmeye çalışıyor. Giderek daha uyumlu çalışmaya başladık. Bağdat'ın talan ve yağması sırasında Sünni ve Şiiler örnek bir dayanışma ve yardımlaşma sergilediler. Bunun daha bilinçli bir politika şeklinde uygulanması ve geliştirilmesi lazım" dedi. Bağdat'taki başka bir camii imam olan Şeyh Hüssam ise, camilere gelen gençlerin işgalcilerin katlettiği Iraklı sivillerin ve askerlerin cesetlerni gömmek için omuz omuza vererek çalıştıklarını belirtti.
Her cami birer hükümet merkezi
Şeyh Hüssam, "Değişik mezheplerden olmalarına rağmen aralarında müthiş bir işbirliği ve koordinasyon var. Çok iyi çalışıyorlar. Bağdat'ta salgın hastalıkların çıkmamasını bu isimsiz kahramanlara borçluyuz" diyor. Cami imamları tarafından birer askeri birim gibi organize edilen Şii ve Sünni gençlerin, yaralıları tedavi ettikleri, hastaneleri ve eczaneleri yağmacılardan korudukları belirtiliyor. Bağdat ve diğer şehirdeki camiler adeta birer hükümet merkezi gibi çalışıyor. Şeyh Hüssam, her caminin hem bir yönetim merkezi hem de birer depo olduğunu söylüyor ve sadece kendi camiinde 100 ton pirinç toplandığını ve bunun ihtiyaç sahibi 8 bin aileye düzenli bir şekilde dağıtıldığını ifade ediyor. Yağmacılardan toplanan değerli eşyalar ile çalıntı mal ve paralar camilerde toplanıyor. Hepsi için birer liste oluşturuluyor ve gerçek sahiplerine iade ediliyor. Mahkemelerin boşluğunu ise Samra ve El-Faruga bölgesindeki dini liderler ile akademisyen alimlerden atanan bir hakim dolduruyor. Belediye hizmetleri yine Sünni ve Şii cami imamları tarafından oluşturulan birimler tarafından yerine getiriliyor. Necef ve Kerbela'daki tüm kamu hizmetleri camiler tarafından yürütülüyor. 24 Nisan günü Bağdat yakınlarındaki El Karh beldesinde bir araya gelen Şii ve Sünni din önderleri, Bağdat'ta güvenlik, belediye ve diğer kamu hizmetlerinin aksamaması için Şii ve Sünniler'den 10'ar kişinin katılacağı bir ortak yönetim mekanizmasının hayata geçirilmesine karar verdiler.
'Silahsız Direniş Bildirisi'
Saddam rejimi döneminde yasaklı olan Şii Irak Dava Partisi, rejimin yıkılmasından sonra gün yüzüne çıkarak Irak politikasına ağırlığını koymaya başladı. 4 Mayıs günü bir bildiri yayımlayarak, ABD işgalini sert bir şekilde protesto eden parti, Irak'ta yaşayan tüm etnik ve dini renklerin bir araya gelerek oluşturacağı İslami bir hükümet kurulması gerektiği çağrısında bulundu. Dava Partisi sözcüsü AbdülKerim el-Enesi, partinin resmi sitesinde yayımlanan bildiride, şimdilik silahla değil kalemle mücadele vereceklerini ifade etti.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |