AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
İsrail için demografik çözüm: "Filistinliler Ürdün ve Sina'ya"

Amerika'nın Irak'ı işgalinin sonucunun Irak'ın ve petrolünün kontrol altına alınmasıyla sınırlı olmadığı şimdiden ortaya çıktı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır'ın ABD ile özel yakınlığı kritik bir sürece girerken Katar, Bahreyn, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler yeni müttefikler olarak ortaya çıktı. İran ve Suriye hasım devletler olarak hedef tahtasına oturtulurken yeni Ortadoğu projesi, bölgenin etkin ülkeleri devre dışı bırakılarak hatta tehdit edilerek oluşturuluyor. ABD, eski müttefiklerini sorun olarak görmeye ve baskıcı, küçük, nüfusu az, anti Amerikancılığın tehdit oluşturmayacağı ülkeler üzerinden hareket etmeye başladı. ABD, bölgedeki güçlü ülkelerin nötrleştirilmesini, bir biriyle yakınlaşmalarının engellenmesini ancak yeni Ortadoğu'nun şekillendirilmesinden de uzak tutulmasını istiyor.

Türkiye, İran, Suriye, Suudi Arabistan ve Mısır'ın pozisyonlarını yeniden değerlendirmeleri artık bir zorunluluk. Çünkü Irak'ta ve bölgedeki gelişmeler bu ülkelerin geleceğini birebir ilgilendirecek. Irak'ın toprak bütünlüğüne yönelik güvenceler hiçbir ülkeyi ikna etmezken bu ülkenin zamanla üçe bölüneceğine, Güney'de İngiliz yönetiminde otonom bölge oluşturulacağına, Kuzey'de genişletilmiş bir özerk yapının hazırlığının yapıldığına, Bağdat merkezli Orta Irak'ın Ürdün'le birleştirilip ABD-İngiliz-İsrail denetiminde Haşimi Krallığı'nın kurulacağına dair tartışmalar yabana atılır gibi değil. İngilizler'in Basra bölgesinde askeri üs kurması, ABD'nin Türkiye, İran ve Suriye sınırı ile Bağdat yakınlarında üsler kurması, Irak'ı "üç idari bölge"ye ayırma planları ortada.

Yol Haritası mı, toplu sürgün mü?

Bölge Irak'tan sonra Filistin merkezli yeni bir krize sürükleniyor. Irak'ın işgalinden İsrail'in payına Filistin sorununun kökten çözülmesinin düşeceği söylentisini gerçekleşiyor: Ürdün'ün Filistinliler için vatan olarak tahsis edilmesi, Batı Şeria'daki Filistinliler'in Ürdün'e sürülmesi ya da bölgenin Ürdün'e bağlanması. Savaş öncesinde bağımsız Filistin devleti öngörülmüyordu. Şimdi de öngörülmüyor. ABD, Avrupa Birliği, Rusya ve Birleşmiş Milletler'in hazırladığı "Yol Haritası" ile ABD ve İsrail'in amaçları aynı değil. Yol Haritası'nda 2005 yılında kurulması öngörülen Filistin Devleti hiçbir zaman gerçekleşmeyecek.

ABD ve İsrail, Filistin'de Arafat'ı, Hamas'ı ve İslami Cihad'ı dışlayan yeni kadroların işbaşına getirilmesi sürecinde önemli mesafe aldı. Bu yönde çalışacağı garantisini veren Mahmut Abbas Başbakan olarak atandı. Arafat'ı, Hamas'ı, İslami Cihad'ı ve Hizbullah'ı devreden çıkarmak için düğmeye basıldı. Yani Bağımsız Filistin Devleti isteyen direnişçi güçler ortadan kaldırılacak. Ardından ABD ve İsrail'in önceliklerine göre Filistin'de bir yapay yönetim kurulacak. Konuyu Hamas'ı terör hareketi olarak niteleyip ABD'nin "terörle mücadele" palavrası kapsamında görmek hiç de açıklayıcı değil. Taliban terörist diye Afganistan'a saldıran ABD, şimdi Hamid Karzai ile Taliban heyetlerini Kabil'de bir araya getiriyor. Terör argümanı sadece bir kamuflaj.

İsrail, Yol Haritası'nın uygulanmamasını ve Filistinliler'in toptan sürgün edilmesi tezini savunan faşist Turizm Bakanı Benny Elon'u Pazar günü Amerika'ya gönderdi. Elon, Yol Haritası'ndan dönülmesi için Bush'a baskı yapacak lobilerle görüşüyor. Senato ve Temsilciler Meclisi üyeleriyle bir araya gelmesi planlanan Elon, İsrail tezlerini savunan Hristiyan liderlerle görüşüyor. Elon'un tezi Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinliler'in sürgün edilmesi. Bush yönetimini destekleyen Hristiyan gruplar da aynı tezi savunuyor: Toplu sürgün, etnik temizlik.

Elon'un organize ettiği mitinglerde İsrail'i destekleyen Hristiyanlar, ellerinde İsrail bayrakları ve İnciller'le yürüyerek, Filistinliler'in İncil'de söylendiği gibi sürülmesi çağrısı yapmışlardı. "Kenan ilinin Yahudiler'e vaadedildiğini, Filistinliler'in Ürdün Nehri'nin doğusuna sürgün edilmesi gerektiğini" iddia eden Elon ve Hristiyan yandaşları, aslında Ariel Şaron'un tezlerini seslendiriyor. Şaron'un niyeti: Uluslararası toplumun Filistinliler'in temsilcisi olarak Haşimi Yönetimi'ni tanımaları. Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinliler'in sürgün edilmesi ve 1948'de başlayan sürgünün tamamlanması.

"Filistinliler Ürdün'e ve Sina'ya"

Yüzbinlerce Filistinli'nin Batı Şeria'dan Ürdün'e, Gazze Şeridi'nden de Sina'ya sürgün edilmesi ve yüzyılın en vahşi cinayetinin işlenmesi için "resmi" planlamalar yapılıyor. "Filistinliler'in transferi", "toplu sürgün" ifadeleriyle tanımlanan dehşet senaryosunu hazırlayanlar, Filistinliler'in direnişinin kırılmasının mümkün olmadığını, "demografik nihai çözüm"ün gerekli olduğunu ifade ediyorlar. İsrail'de "Filistinliler Ürdün'e" sloganları yaygınlaşıyor. "Toplu sürgün"ün savunucusu olan ırkçı Moledet (Anavatan) Partisi'nin lideri General Rehavam Zeevi'nin tezleri gerçek oluyor. İsrail için tek çözümün Filistinliler'in toplu olarak sürgün edilmesi olduğunu savunan Zeevi, 2001 yılında bir Filistinli tarafından öldürüldü. Ancak Şaron, Zeevi'nin rüyalarını hayata geçirmeye hazırlanıyor.

ABD finansmanıyla kurulan Yahudi yerleşim birimlerinde yaşayanların yüzde 80'i toplu sürgünü savunuyor. Bu rakam İsrail genelinde ise yüzde 46. Batı Şeria'da yüzlerce Filistinli köylü bu amaçla topraklarından kovuldu. Irkçı partiler, İsrail'in "Ürdün nehri ile Akdeniz arası"nda tam egemenlik kurması sürgünü tek yol olarak görüyor. Bu kesimler, Ürdün ya da Sina Yarımadası'nda bir Filistin Devleti kurulabileceğini, daha sonra Filistinliler'e 'Ya Büyük İsrail ya da Filistin Devleti' gibi bir tercih sunulabileceğini belirtiyorlar.

"Toplu sürgün"ü savunanların temel dayanakları, 1948-49 arası 418 köyün yok edilip 800 bin Filistinli'nin topraklarından koparılması. Bugün 3.5 milyon Filistinli için ortaya atılan bu fikir, Şaron yönetimi ve askeri planlamacılar tarafından da ciddi bir çözüm şekli olarak görülüyor ve bu amaçla "dehşet senaryoları" hazırlanıyor. Türkiye, İran, Suriye, S. Arabistan ve Mısır Irak işgaline karşı hiçbir tez geliştiremedi. Bu ülkeler şimdi Filistin sınavında. Çözülme aynen devam ederse sıra kendilerine gelecek.


6 Mayıs 2003
Salı
 
İBRAHİM KARAGÜL


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED