|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kızsanız da, “Ben demiştim” diyeceğim. Savaşa giden yolda, ABD’nin bölgeyle ilgili planlarında İsrail’in rolü ile ‘savaş lobisi’ içerisinde yer alanların ‘Musevi’ kimlikleri iyice belirginleşince, “Bu durum, dünyanın unutmaya çalıştığı anti-Semitizm hastalığını hortlatır” demiştim. Her geçen gün korkularımı doğruluyor. Hastalık hortluyor... İngiltere’de faaliyet gösteren Zionist Federation başkanı, 1966-1979 yılları arasında İngiliz Parlamentosu’nda İşçi Partisi milletvekili olarak bulunmuş Prof. Eric Moonman, “Kendisine derin hayranlık duyduğum bir insanı mahkemeye vermekten mutlu olmayacağım, ama ne çare” demiş... Mahkemeye vereceğini söylediği kişi ise, yıllardır İşçi Partisi’ni Parlamento’da temsil eden Tam Dalyell. ‘Parlamentonun Babası’ diye anılıyor Dalyell. Asil bir ailenin çocuğu; miras yoluyla geçen asalet unvanı sebebiyle istese Lordlar Kamarası’nda da yer alabileceği halde, İskoçya’nın kömür işçilerinin yoğun biçimde yaşadığı Linlithgow bölgesinden seçilmeyi yeğlemiş... Bir özelliği de, ülkesinde zaman zaman depreşen emperalist hülyalara şiddetle karşı çıkması; Irak Savaşı’nı en ciddi eleştirenlerin başında o geliyor... Sebep olduğu gürültü de Irak Savaşı ile ilgili zaten... Şu sıralarda 50. yaşgününü kutlamaya hazırlanan Başbakan Tony Blair’e ayrılan Amerikan Vanity Fair dergisinin sayfalarında Dalyell’le de bir mülâkat yer alıyor... Başbakanın partisinden milletvekili, dergiye, “Ülkemin, Likudnikler’in, Ariel Sharon’un gündemine uygun bir yola doğru götürülmesi beni endişelendiriyor” dedikten sonra eklemiş: “Tony Blair, Musevi asıllı ‘kabalist’ danışmanların etkisi altında.” ‘Kabal’, tahmin edebileceğiniz gibi, ‘Musevi Şeriatı’ demek olan ‘Kabala’ sözcüğünden türetilme. Dalyell, Blair’i, “Şeriatçıların etkisi altında bulunmak ile” suçlamış oluyor... İngiliz politikacı, ‘Musevi asıllı danışmanlar’ sıfatıyla kast ettiği kişilerin isimlerini de veriyor: Yakın zamanlara kadar hükümette yer alan Peter Mandelson, dışişleri bakanı Jack Straw ve başbakanın Ortadoğu özel temsilcisi Lord Levy... Kendilerinden ‘Kabalist’ diye söz ettiği kişiler Amerikan yönetiminde yer alanlar. Onları da isim isim zikretmiş Dalyell: Jewish Institute for National Security Affairs (JINSA) örgütünün adamları: Savunma bakanlığından Paul Wolfowitz, Richard Feith, Richard Perle, Ken Adelman, dışişleri bakanlığından John Bolton, Elliot Abrams, Bush’un basın danışmanı Ari Fleicher... Dalyell, “ABD politikalarını bunlar belirliyor” iddiasında... Dalyell ağzını açana kadar, İngiltere’de, “Siyasiler arasında kimin kendisi, ataları Yahudidir?” türü sorular sorulmazdı. Onunla birlikte “Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü” tarzı bilgiler ortalığa dökülmeye başladı. Lord Levy’nin Musevi olduğu biliniyordu; ancak Mandelson ve Straw tam bir sürpriz... Meğer, İngiliz dışişleri bakanı Jack Straw’un büyükbabası Yahudiymiş, Mandelson’un da babası... Aylar önce (12 Şubat 2003) yazdığım “Uyuyan yanlış uyandırılıyor” başlıklı Kulis’te, Amerika’da boy veren ‘Anti-Semitizm’ tehlikesine dikkat çekmiştim. Orada da, durduk yerde, “Kim Yahudi, kim değil?” tartışması yaşanmaya başlamıştı. 2004 yılında yapılacak başkanlık seçiminin en güçlü adaylarından Senatör John Kerry bir Vietnam gazisi. Nato başkomutanlığından emekli Gen. Wesley Clark da adaylık düşünenlerden... Her ikisinin de ‘Yahudi asıllı’ olduğu Irak Savaşı gölgesinde ortaya çıktı. Sahibi Yahudi olan Boston Globe gazetesinde, Joan Vennochi adlı yazar, “John Kerry kim?” başlıklı yazısında, “İsmine bakılarak İrlanda asıllı sanılan, kendisi Katolik olduğunu söyleyip duran Sen. Kerry’nin ataları Museviydiler; Kohn olan soyadlarını 1902 yılında Kerry ile değiştirdiler” bilgisini verdi. Vennochi’ye kızarak kaleme sarılan National Review dergisi yazarı Sheri Annis ise, “Bunlar ayıp” tavrını takındı. Şu satırlar Annis’in yazısından: “NATO’nun eski komutanı Wesley Clark ‘Musevi asıllı’ olduğunu 20 yıl önce öğrendi, ama ‘Benim ailem Musevi dinadamları çıkartan bir aile’ demeye şu yakınlarda başladı...” Sheri Annis ‘Yahudi asıllı politikacılar’ kanusunun gündeme taşınmasına kızıyor. Kızgınlığını dışa şöyle vuruyor: “Muhtemelen bunlar, hayatı boyu Methodist (Hıristiyan) bilinen Hilary Clinton'u izliyorlar; Bn. Clinton, New York'tan adaylığını koyduğunda, üveybabasının Yahudi olduğunu, annesinin üvey kardeşinin de Museviliğe geçtiğini ağzından kaçırıvermişti... Yine hatırlayacaksınız, Madeleine Albright da, dışişleri bakanı olduktan birkaç ay sonra, meraklı bir gazetecinin yardımını da alarak, kendi Yahudiliğini keşfedivermişti.” Tam Dalyell’in “Tony Blair Kabalist Likudniklerin etkisi altında” sözleri yüzünden İngiltere’deki hemen bütün Musevi örgütleri ayakta, Dalyell’e ateş püskürüyorlar. En sık kullandıkları itham, Dalyell’in ‘Anti-Semitik’ (Yahudi düşmanı) olduğu. Dalyell ise, “Ben tatillerini İsrail’de geçiren biriyim. Gençliğimde ben, benden sonra da iki çocuğum kibutzlarda kaldık” diye kendini savunuyor. “İsrail’e en yakın İngiliz politikacı” diye tanınan, ülkenin ilk cumhurbaşkanı Chaim Weizman’ın yakın dostu Richard Crossman’ın özel kalem müdürü olduğunu da hatırlatıyor... Hastalık Irak Savaşı ile hortlatıldı.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |