AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
70 yıllık röportajlar kitaplaştı

Refik Ahmet Sevengil'in 1935 yılında 19 ünlü edebiyatçımızla yapıp, Kurun gazetesinde yayınladığı röportaj-lar Mustafa Armağan'ın keşfi sayesinde günışığına çıktı. Röportajlar 'Her Gün Bir Ediple' adıyla yayınlandı.

  • HALE KAPLAN ÖZ
    Refik Ahmet Sevengil'in 1935 senesinde, yaklaşık üç haftalık bir süreye yayılmış, aralarında Hüseyin Rahmi Gürpınar, Reşat Nuri Güntekin, Musahipzade Celal, Faruk Nafiz Çamlıbel gibi edebiyatçıların da bulunduğu toplam 19 yazarla yaptığı röportajlardan oluşan "Her Gün Bir Ediple" adlı derleme kitap Timaş Yayınları arasından çıktı. Mustafa Armağan'ın hazırladığı kitapta anket ya da röportaj metinleri yazarların biyografileri ile birlikte veriliyor. Armağan, 1997 yılında Herkül Millas'ın bir kitabındaki bir dipnottan yol çıkarak 1935 yılı Ağustos ayında yayınlanmış gazetelerin koleksiyonlarını taramaya başladığında, bu röportaj dizisine Atatürk Kitaplığı'nın deposunda tesadüfen rastlamış. Hakkı Tarık Us ve Mehmet Asım Us kardeşlerin 1934-1938 yılları arasında çıkardıkları Kurun gazetesinde 15 Ağustos-18 Eylül 1935 tarihleri arasında yayınlanan bu röportajlar, ünlü edebiyatçılarımız hakkında epey bilgi veriyor.

    En büyük şairimiz kimdir, en büyük romancımız kimdir?

    Mustafa Armağan, Refik Ahmet Sevengil'in yaptığı röportajların gerek gazetenin içinde bulunduğu şartlar sonucu olarak, gerekse zamanın imla anlayışındaki bocalamalar yüzünden bazı problemler taşıdığını söylüyor. Armağan, çok basit, sıradan tashih hatalarından Osman Cemal Kaygılı'nın soyadının "Kaygısız" diye yazılmasına varıncaya kadar geniş bir yelpazeye yayılan bu problemleri elinden geldiğince tek bir şekle irca etmeye çalışmış. Röportajlarda dikkat çeken bir başka konu da hemen hemen her yazara aynı soruların yöneltiliyor olması. Bu soruların ilki "En büyük şairimiz kimdir" sorusu, bunu "En büyük romancımız kimdir" ve "Genç muharrirlerimizi beğeniyor musunuz?" soruları takip ediyor. Sorular dönemin gazetecilik anlayışını gözler önüne sermesi açısından da önemli. Röportajlarda "Kaç yaşındasınız?" sualine ise yazarların bir kısmı, biyografi kitaplarından okuduğumuzdan farklı cevaplar veriyor.

    "Türkçe'ye kuvvet şurubu içirmeli"

    Hüseyin Rahmi Gürpınar kendisine yöneltilen "Edebiyatımızını inkişafı için hangi yolda yürümek lazımdır?" sorusuna bakın nasıl cevap veriyor: "Edebiyatın zemini dildir. Bugün Türkçe iğretiye alınmış bir binaya benziyor. Ne tarafı çökecek, ne yanı kalacak? Bu sorguları cevabını zaman verecektir. Zaten Türkçe, Avrupa'nın büyük dilleri gibi teşekkülünde tekamül devresine girmiş bir lisan değildi. Onun için her neslin elinde hırpalana hırpalana oyuncak olmuştu. Bugün bizde yirmi sene evvelden yazılmış eselerin içinde dil itibarıyla yaşamak liyakatini haiz hangisini gösterebiliriz? Fakat Avrupa dillerinde öyle mi? İki üç asır evvelkiler bugün romanlarda, sahnelerde yaşıyor. İşte bunun için Türkçe'nin bugünkü anarşik ham şeklinde yazılan eserlerinden hiçbiri yaşamayacaktır. Edebiyatın ne suretle inkişaf edeceğine cevap vermek kudretini kendimde göremiyorum. Esasen inkişaf kelimesi de kullanılmaktan düşmüş sözlerdendir. Her edebiyat, doğduğu dilin istidat ve kuvvetine göre serpilir; bizimkinin büluğa ermesine çok vakit var. Ona çocuklara verildiği gibi kuvvet şurubu içirmeli..."

    "Erkeğin kadına üstünlüğü vardır"

    Yaşar Nabi Nayır da, dönem şartları içerisinde kadın yazarları değerlendiriyor ve "Biz de kadın muharrir yetişmediği iddiası doğru mudur?" sorusunu şöyle yanıtlıyor: "Edebiyat tarihi, hiçbir devirden, Dante, Shakespeare, Balzac veya Dostoyevski ayarında kadın san'atkarlar kaydetmemiştir. Diğer san'at şubelerinde de hal böyledir. Sosyalizm mektebi mensuplarından bazıları, bunun sebebini kadının eski devirden tam inkişafına imkan bulamamış olmasında ararlar. Bu görüşte biraz hakikat payı olsa bile hiç şüphesiz ki erkeğin kadına nazaran fizyolojik ve ruhi üstünlüğü de rol oynamaktadır."

  •  
    Çevre, depreme dikkat çekiyor
    22-26 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan 2. İstanbul Çevre Kısa Film Festivali'nin ana teması deprem. Film gösterimi, sergi ve söyleşilerin düzenleneceği festival, çevrecilerle kısa filmcileri bir araya getirecek.
    'Şimdi burada ve alabildiğine yalın' Aksanat'ta
    Hırsız Var'ın çekimleri tamamlandı
    Yönetmenliğini Oğuzhan Tercan'ın yaptığı, başrollerini Haluk Bilginer, Mehmet Ali Erbil, Birol Ünel ve Gülse Birsel'in paylaştığı 'Hırsız Var'ın çekimleri tamamlandı. 1 Ağustos'ta başlayan çekimler, planlandığı gibi 6 haftada gerçekleştirildi. Hızlı, tempolu, eğlenceli bir komedi filmi olan 'Hırsız Var!', 2005 yılı başında vizyona girecek. Filmde, son 5-6 yıl içinde Türkiye'nin en önemli gündem maddelerini oluşturan, finans, medya, yeraltı ve magazin dünyasının olayları, mizah, eğlence, tempo ve aksiyon unsurlarıyla bezenerek işleniyor.
    "Yakındoğu'da Emanet" Kahire'de
    Günümüzün en önemli sorunsallarından biri olan savaş ile yine en büyük özlemlerinden biri olan barışı ele alan, mitolojiden beslenen "Yakındoğu'da Emanet" adlı oyun 20- 30 Eylül tarihleri arasında yapılacak Kahire Uluslararası Deneysel Tiyatro Festivali'nde Türkiye'yi temsil edecek. Özen Yula'nın yazıp yönettiği, Japan Performing Arts Foundation ile İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın ortak yapımı olan Yakındoğu'da Emanet'in prodüktörüğünü Sevil Derin yapıyor. Yetkin Dikinciler, Devrim Nas, Bengi Heval Öz, Alper Maral ve Erdal Uğurlu'nun rol aldığı oyun, dünya prömiyerini 2003 Japonya Toga Bahar Festivali'nde, Türkiye prömiyerini ise 14. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nde gerçekleştirmiş ve eleştirmenlerden olumlu not almıştı.
    21 Eylül 2004
    Salı
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED