AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
İş ve sosyal güvenlik mevzuatını birlikte okuyacağımız
kitap var mı ?

Okuyucularımdan telefonla veya e-mail ile aldığım mesajlarda, iş hukuku ve sosyal sigorta uygulamaları ile ilgili sorunları inceleyip çözümler sunan tek bir kitap olup olmadığı yönünde sorularla karşılaşmaktayım. Gerek iş mevzuatı örneğin 4857 sayılı yeni İş Kanunu hakkında ve gerekse de sosyal güvenlik mevzuatı örneğin SSK ve Bağ-Kur uygulamaları konusunda yararlanılabilecek yayınların sayısı oldukça az. İş hukuku ve sosyal güvenlik mevzuatı konularındaki çalışmalarından tanıdığımız SSK Başkanlığı Sigorta Müfettişi Resul Kurt tarafından kaleme alınan, birinci ve ikinci baskıları ilgilenenlerin büyük beğenisini kazanan ve çok kısa sürede tükenen "İş Hukuku ve Sosyal Sigorta Mevzuatının Usul ve Esasları, Uygulamalar, Sorunlar, Çözümler, Yargı Kararları" adlı kitabının 3. baskısı da yine İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) tarafından bastırılıp yayınlandı. Yazarı ve yayınlayan bu kuruluşu takdir ettiğimi belirtmeliyim.

Bilindiği üzere, iş ve sosyal güvenlik mevzuatı, sürekli gelişmekte ve değişikliklere uğramaktadır. İş hukuku ve sosyal güvenlik mevzuatında 2004 yılında 5073, 5084, 5198, 5228 sayılı kanunlarla önemli değişiklikler yapılmış ve ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu ile ilgili olarak da 2004 yılı içinde 30'u aşkın yönetmelik yayımlanmış ve Yasanın uygulanmasına ilişkin detay düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Sosyal Sigortalar Kurumu uygulamalarına yön veren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği de 01.05.2004 tarihinden geçerli olmak üzere değişmiş ve e-bildirge projesi de uygulanmaya başlanmıştır. İşte tüm bu değişiklikler göz önünde bulundurularak kitabın 3. baskısı hazırlanmış olup, 4857 sayılı yeni İş Kanunu'na ve özellikle iş güvencesi uygulamalarına ilişkin Yargıtay kararlarına da yer verilmiştir. Örneğin;

-İş hukuku ve SSK mevzuatında işçi-işveren ve taşeronların yükümlülükleriyle ihale makamlarının sorumlulukları,

-Ücretsiz izin, kısmi süreli (part-time) çalışma ve kısmi çalışanların sosyal güvenliği,

-İş hukuku ve SSK mevzuatında idari para cezaları ve itiraz yolları,

-Şirket ortaklarının ve yöneticilerinin sigortalılığı,

-Bağ-Kur ve SSK sigortalılığının çakışması, vb.

Uygulamacıların tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde hazırlanmış olan 1430 sayfalık bu Kitabı, İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın Kurtuluş Cd. No: 152, Kurtuluş/İstanbul adresinden 25 milyon TL karşılığında bizzat temin edebilecekleri gibi, ismmmo@ismmmo.org.tr e-mail adresine veya 0-212-343 47 80 nolu faksa talep göndermeleri ve 0-212-315 84 00 nolu telefondan bilgi vermeleri halinde kitap kargo ile gönderilecektir. Kargo bedeli alıcıya aittir.

Özel okul öğretmeninin sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirmesi, istifa mıdır?

Cemil AYTAÇ: Ben özel bir okulda SSKlı öğretmen olarak çalışmaktayım. Özel okul öğretmenlerinin her yıl karşılaştıkları sorunlardan birisini ben de yaşadım. Vereceğiniz cevabın diğer öğretmenlere de ışık tutucu olacağına inandığım için, bu durumu size açmaya karar verdim. Özel okullarda sözleşmeler bir yıllık yapılmaktadır ve sözleşmenin bitiş tarihine bir ay kala taraflardan birisi sözleşmeyi yenilemeyeceğine dair yazılı bildirimde bulunmazsa sözleşmesi yenilenir. Ben de yeni bir okulda göreve başlayacağımdan kanuni olarak mağdur duruma düşmemek için 04.09.2003 ñ 04.09.2004 tarihleri arasını kapsayan sözleşmemi tekrar yenilemeyeceğimi, yani 2004 -2005 eğitim öğretim yılında tekrar çalışmayacağımı bildirmek için 16.07.2004 tarihinde kurumuma bildirimde bulundum. Yazılı bildirimimde "04.09.2003-04.09.2004 tarihleri arasını kapsayan sözleşmemi tekrar yenilemeyeceğimi bildirir, işbu istifa dilekçesini gereği için arz ederim. " şeklinde bir ifade kullandım. Görev yaptığım kurum da dilekçeyi verdiğim tarih olan 16.07.2004 tarihi itibariyle benim işten ayrıldığımı (istifa ettiğimi) varsayarak sigortaya bildirimde bulunmuş ve 1,5 aylık sigortamı ödememiş. Dolayısıyla yaz döneminde almam gereken temmuz ve ağustos aylıklarımı da ödemediler. Oysaki ben istifa etmediğimi, sözleşmemin bitim tarihine kadar kurumun personeli olduğumu dilekçeyi verirken özellikle kurum yetkilisine belirtmiştim. Bu durumda ne yapmam gerekiyor?

Okuyucumuzun sorunu, birçok özel okul öğretmeninin başına gelebilecek türden. Niyete uygun olarak yorumlanması gereken bir dilekçenin idareye veriliş tarihi itibariyle iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yönünden ìistifaî kabul edilmesi, hakkaniyete uygun olmadığı gibi, Borçlar Yasası ve 625 sayılı Yasa hükümlerine göre de istifa olarak nitelenebilmesi için sözleşme süresinin bitmesi gerekmektedir. Bu olayda bir yıllık kıdem süresi dolmuşsa bile kıdem tazminatı talep edilemez; ama Temmuz ve Ağustos 2004 aylarına ilişkin aylık ücretlerin talep edilmesi sözleşmeden doğan bir haktır. Bu haklarının yani Temmuz ve Ağustos 2004 aylarına ilişkin ücretlerinin ödenmesini sağlamak için öncelikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü'ne dilekçe verilmeli; İş Teftiş Grup Başkanlığı'nca İş Müfettişi marifetiyle konunun incelenmesi için, öncelikle bu imkandan yararlanılmalı ve sorun çözülemezse İş Mahkemesine dava açılmalıdır.


16 Eylül 2004
Perşembe
 
TAHSİN SINAV


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED