AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Yeni basın yasası

Kabul etmek gerekir ki TBMM 22. döneminde çok esaslı düzenlemeler yapmakta, demokratikleşme istikametinde hemen her kesim tarafından takdirle anılmaktadır. Gerek anayasada yapılan değişiklikler gerekse yasalarda yapılan değişiklik ve yeni düzenlemeler Türkiye'nin önünü açan ve Türkiye'yi güçlendiren düzenlemelerdir.

Bu gerçeği içerdeki objektif davranan çevreler gördüğü gibi dışarıdaki tüm çevreler müşahede etmekte ve hayretlerini ve hayranlıklarını gizleyememektedirler. Hatta bu hükümetin dışarıdaki itibarı içerdekinden daha fazladır desek abartmış olmayız.

Geçtiğimiz Çarşamba günü gece yarısında tamamladığımız Basın Kanunu da bu düzenlemelerden biri oldu.

15.07.1950 yılında çıkarılan ve bugüne kadar müteaddit defalar değişikliğe uğrayarak artık miadını tamamlamış olan 44 maddelik 5680 sayılı Basın Kanun ortadan kaldırılarak tamamıyla yeni bir yasa yapılmıştır.

Çarşamba günü 456 sıra sayısıyla meclisten geçen ve yasalaşan yeni 32 maddelik yeni kanun, daha çağdaş, daha özgürlükçü, basını ve toplumu, fertlerin hukukunu daha fazla gözeten bir yasa olmuştur. Mükemmeldir demek elbette ki mümkün değildir. Çıkardığınız her yasa mevcut anayasaya uyum içinde olması gerektiği için mükemmel bir yasa çıkarmak mümkün de değildir. Çünkü yasaların uygun olması gereken anayasamız aslında kökten değişmesi gereken bir anayasadır. Hem anayasaya uyumdan kaynaklanan hem de gözden kaçan eksiklikleri vardır/olabilir.

Ancak meclise geldiği günden itibaren hemen her maddesiyle yakından ilgilenen takip eden ve katkıda bulunmaya çalışan bir milletvekili olarak şunu tereddüt etmeden söyleyebilirim ki bu kanun gerçek manada katılımcı bir kanun olmuştur. Komisyon çalışmalarına ve alt komisyondaki çalışmalara, cemiyet, sendika, konsey gibi ilgili sivil toplum örgütleri katılmışlar ve hemen her madde üzerinde tartışılmış ve katılımcı bir şekilde hazırlanmıştır.

Basın çalışanları, basın ilan kurumu ve tazminatlar gibi değişik konularda çok sayıda düzenleme getirilmesi için birçok basın çevresinden ve muhalefetten talepler gelmiştir. Ancak bu düzenlemelerin bu kanunda yapılmasının mümkün olmayacağı, başka kanunlarda yapılması kanaati hakim olduğu için bu kanuna eklenememiştir. Aslında gerekli teklifler hazırlanmıştır. Ancak bu kanunun veto edilmemesi ve anayasa mahkemesinde bir kazaya uğramaması için geri çekilmiştir.

Bu yasanın neler getirdiğini taraf olan bir gazeteci milletvekili olarak kendi kalemimden değil Basın Konseyi'nin tespitinden aktarmayı daha faydalı buluyorum. Basın Konseyi bu kanunun artılarını şöyle sıralamaktadır:

"Kanımızca tasarı kesinlikle yeni açılımlar getiriyor. Örneğin:

1. 12 Eylül askeri rejiminden kalan ek ve geçici maddeler kaldırılıyor.

2. Süreli yayınların kapatılması, dağıtımının durdurulması, baskı makinalarına el konulması dönemi son buluyor.

3. Sorumlu müdürün eser sahibiyle birlikte yargılanması yolu kapatılıyor.

4. Bildirimler güvenlik birimlerine değil, Cumhuriyet Başsavcılığı'na veriliyor.

5. Soruşturma için en çok üç gazete ve dergiye el konuluyor.

6. Haber kaynağını açıklamama ve tanıklığa zorlanamama hakkı, yasal bir güvenceye bağlanıyor.

7. Basın suçlarında hapis cezası yerine, para cezası uygulaması getiriliyor.

8. Ayrıca (düzeltme ve cevabı yayınlamama, basılmış eserlerin tahrip eylemi dışında) para cezaları hapis cezasına çevrilemiyor.

9. Kişilik haklarının korunması, düzeltme ve cevap hakkına işlerlik kazandırılması amaçlanıyor.

10. Sorumlu müdürlük için kısıtlılık ve kamu hizmetlerinden yasaklılık dışında hapis cezasına çarptırılmamış olmak koşulu terk ediliyor.

11. Sorumlu müdürlerde yurttaşlık koşulu da kaldırılıyor, Türkiye'de ikamet koşulu yeter sayılıyor.

12. Beyanname vermeme ve eksikleri gidermeme eylemleri suç olmaktan çıkarılıyor."

Evet bunlar benim değil Basın Konseyi'nin tespitleri. Konseyin ve diğer sivil toplum örgütlerinin eleştirisi de olmuş ve özellikle alt komisyonda irili ufaklı 19 değişiklik yapılmış ve sivil toplum örgütlerinin da katılımı sağlanmıştır.

Evet mükemmeldir demek abartı olur ama bu yasa öncekiyle kıyaslanamayacak oranda daha çağdaş, daha özgürlükçü, basını ve ferdi daha fazla koruyan, kişilik haklarına önem veren ciddi açılımlara sahip bir yasadır.

Emeği geçen herkese teşekkür borçluyuz.

İnşallah yasanın ruhuna aykırı uygulamalarla karşılaşmayız!


12 Haziran 2004
Cumartesi
 
Resul Tosun
RESUL TOSUN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED