|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
ABD seçimini yaptı. Rakibi John Kerry'den 3,5 milyon fazla oy alan George W. Bush seçimi kazandı. ABD'de iki aşamalı garip bir seçim sistemi olduğundan sonucun kesinleşmesi için bir süre daha beklemek gerekebilir; ancak John Kerry fazla vakit kaybettirmeden seçimi kaybettiğini kabul etti... Gerçek şu: Amerikalıların çoğu "Dört yıl daha Bush" diyebildi. Temsilciler Meclisi ve Senato seçimlerinde de Bush'un partisi önde. Kampanyayı uzaktan da olsa tâkibe alanlar biliyor: Bu seçim sonucu Amerikan halkının Bush politikalarına onayı anlamını da taşıyor. Bush adına kampanyayı yürütenler, akıllı bir tercihle, propagandalarını ülkenin ve halkın güvenliğinin tehdit altında bulunduğu ekseninde yoğunlaştırdılar. Bunu sağlamanın yolu 'korku' salmaktı; onu da başardılar. Amerikalılar, "Bize dediği dedik yürekli bir başkan gerek" kanaatiyle oy verdiler Bush'a... Gözlemciler, neredeyse istisnasız, seçimin ABD'yi ortasından ikiye bölmekte olduğunu söylüyorlardı; doğru çıktı. Oy kullananlar iki aday arasında eşite yakın bölündüğü gibi, bu bölünme de ideolojik yönden oldu. Bush'un önde gittiği eyaletler, ulusalcı politikaların prim yaptığı, dindarlığın önem taşıdığı bölümü ABD'nin; Kerry ise daha kentli ve 'lâik' bir kesimden devşirdi oylarını. 3 Kasım 2002'de Türkiye'de yapılan seçimlerde bizim yaşadığımıza benzer bir zihinsel bölünme tablosu çıktı 2 Kasım 2004 tarihli Amerikan seçimlerinden... Bush'un yarışı önde bitirmesi, ABD seçimlerinde oy hakkı bulunmayan ancak Beyaz Saray sâkininin aldığı kararlardan hayatları etkilenen dünya vatandaşları açısından tam bir hayal kırıklığı: İki aday arasında temelde büyük bir fark bulunmamasına rağmen, Amerikalı olmayanlar, Kerry'nin başkanlığının, son üç yıl içerisinde global planda yaşananları yaşanmamış hale getirmese de, değişim için yine de önemli bir 'fırsat' teşkil edeceğini düşünüyorlardı... Beyaz bir sayfa açma fırsatı... Bu mümkün olamayacak... Dünyanın en güçlü ülkesinde iplerin Bush'un elinde kalması son üç yılın bütününe hâkim 'şiddet' ortamını besleyici olumsuz bir etki yapabilir. Yaşanan sıkıntıların kaynağında, Bush ve yanındaki ekibin 11 Eylül eylemlerine yanlış teşhis koyması ve o teşhis çizgisinde uyguladıkları politikalar yatıyor. Amerikan halkı, oyunu Bush'a yöneltmekle o teşhis ve politikaları onaylamış oldu işte. Oysa, o politikaların dünyayı getirdiği nokta hiç iç açıcı değil; dünyanın dört bir tarafında yeşermiş "Bush değişirse ABD'nin yanlış politikaları da değişir" tesellisi böylece ortadan kalkıyor. Bu da, 'şiddet' kullanma eğiliminde olanları tahrik sonucu doğurabilir. Bush'un yeniden seçilmesi, ABD, dünyamız ve ülkemiz için hayırlı bir gelişme gibi görünmüyor. Bush ve çevresi akıllarını başlarına devşirmek yerine, Amerikan halkının tercihini, uygulanan yanlış politikaların sürmesine 'onay' olarak değerlendirebilirler. İkinci döneminin Bush'u değiştireceği beklentisi içinde olanlar da var. ABD başkanları ancak iki dönem seçilebiliyorlar; artık seçim derdi kalmayan bir başkan, daha önce tâviz verme zorunluğu hissettiği çıkar gruplarını ikinci döneminde daha az dinleyebiliyor... Büyük değişimler, bu yüzden, başkanların ikinci dönemlerinde yaşanıyor daha çok... Bush Arap-İsrail ihtilâfında zorbaya taraf olmaktan vazgeçip Filistin sorununun çözümünde adaletli davranabilir mi? Zorla güzellik olmayacağını anlayıp terörü üreten zeminin çok daha farklı ve masrafsız yöntemlerle ortadan kaldırılabileceğini görebilir mi? Çok zor, ama büyünüyle imkân dışı değil. Türkiye'de karar merciinde bulunanlar, anlaşılır sebeplerle, Bush'un bir dört yıl daha devamını tercih ediyorlardı zaten. Seçilebilmek için azınlık oylarına göz dikme ihtiyacı hisseden Kerry de bazı açıklamalarıyla Ankara'yı ürkütmeyi başarmıştı. Ankara, Bush'un yeni döneminin, arada zaten varolan anlayışın devamına yarayacağını düşünecektir. Krizlerle, kızgınlıklar ve hayal kırıklıklarıyla sınanmış bir anlayışın... Korkulan, ABD'de Bush'un işbaşında bulunmasının dünyamızı daha tehlikeli kılacağıdır. Bush yeniden seçilmeyi başararak bizleri şaşırttı; yeniden seçilecek kadar akıllı olduğuna göre, belki de o aklını kendisine oy verenleri şaşırtmada da kullanır. Değişerek...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |