|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Irak'ta Ebu Gureyb Cezaevindeki tutuklu ve gözetim altındakilere yapılan insanlık dışı işkenceler herkesi utandırmış olmalı. ABD, Irak'a dünyanın gözü içine baka baka yalan söyleyerek asker gönderdi; savaşın önceden açıklanan iki gerekçesinin gerçek olmadığı zaman içerisinde ortaya çıktı. Sonradan açıklanan "Saddam zulmünden kurtardığımız ülkeye uygarlık taşıdık, demokrasi götüreceğiz" gerekçesi de Ebu Gureyb'le yalanlandı. Savaş lobisi ve destekçilerinin yüzü kıpkırmızı olmalı. Oysa, durum hiç de öyle değil. "Sorumluluk bütünüyle bende" diye ortaya atılan savunma bakanı Donald Rumsfeld koltuğunda oturmayı sürdürüyor. Economist dergisinin kapağından, New York Times'ın başyazısından, kitlelerin meydanlardan "Defol" çağrısı yaptığı Rumsfeld için, George W. Bush, "Harika bir iş çıkardın" övgüsünü seslendirebildi. İnsanlık dışı işkenceleri yapan erler yargılanacak, ama onlara tepeden emir yağdıranlar ile skandalın siyasî sorumluları yerlerini koruyacaklar... Yapanların yaptıklarından yüzlerinin kızardığını sananlar açısından anlaşılmaz bir durum bu. Sadece 'savaş lobisi' içinde yer alan bildik tipler değil yüzü kızarmayanlar; medyada onlara destek için kalemlerini kılıçlaştıran, karikatür fırçalarını düello silâhı gibi kullananlar da işi aldırmazlığa, hatta arsızlığa vuruyorlar... Bizdeki izdüşümleri, "Fazla önemsenecek bir şey değil" tarzında küçümseme moduna geçtiler, ABD'dekiler ise doğrudan saldırı yöntemiyle utanmazlığı elden bırakmıyorlar. 1 Mart tezkeresi sırasında Türkiye'yi ve insanımızı fırçalarına dolayan Beyaz Saray karikatüristleri, hizmetlerini sürdürüyorlar. Amerikan gazetelerinde savaşkan karikatürlerin yerini 'Ebu Gureyb skandalı'nı küçümseyenler aldı... Birinde, televizyonunda işkence fotoğraflarını dehşetle izleyen Amerikalı seyircinin evine biraz sonra çarpacak bir uçağın hızla yaklaştığı görülüyor; "11 Eylül'ü unutma" demenin karikatürcesi bu... Üç kareli bir diğerinde ise, boğazı kesilerek öldürülmüş, cesetleri yakılmış Amerikalılar ile ilgili tv görüntülerine ses çıkartmayan Üsame kılıklı biri, sıra Ebu Gureyb haberine gelince, "Ne kadar yüz kızartıcı" diye tepki veriyor... Bu da, bir karikatürcü gözüyle 'çifte standart' fırçalaması... Savaş ve ardından girilen her yönüyle kirli süreç, sıradan Amerikalıların dünya halkları gözünde varolan sâfiyetlerini yerle bir ediyor. Dıştan bakanların değerlendirmesinde moral açıdan çöküş sinyalleri veriyor Amerikan toplumu; değerler sistemi ayaklar altına alındığı halde ses çıkartmayan, hatta her şeye rağmen yanlıştan desteğini çekmeyen insanlara dönüşüyor Amerikalılar... Irak'ta ve Ebu Gureyb'te olanların aysbergin görünen yüzü olduğunu, başka yerlerde çok daha rezilce olaylar yaşandığını düşünmek yerine, yapılanı münferit veya haklı görmeyi yeğliyor gibiler... Bunu, Bush'un silâh arkadaşı Rumsfeld'e sahip çıkmasından anlamıyoruz; Amerikan toplumunun önemli bir bölümünün, yalan ve dolanla açıldığı artık iyice ortaya çıkan bir savaşı başlatan kadroya hâlâ destekçi olmayı sürdürmesi de bunu ortaya koyuyor. Kamuoyu yoklamalarında Bush'a takılı duranların haberlere rağmen ayrılmakta zorlandıkları alenen görünüyor; Bush'u ve kadrosunu tutmayı sürdürüyor Amerikalıların yarısı... Fotoğrafların şaşkına çevirdiği dünya kamuoyu, yazarlar ve yorumcularıyla, epeydir hep aynı soruya cevap arıyor: "Bu fotoğrafları kim çekti, kim yayıyor, neden?" Soruya verilebilecek onlarca cevap var, ama birisi ön plana çıkıyor: "Amerikan toplumunu yanlışın yanında saf tutmaya zorlayarak vicdanları karartmak..." Öyle bir toplum, başta kim olursa olsun, kendisine dayatılacak en kanlı ve en anlamsız projeleri bile destekleyebilecektir... Amerikan halkı birkaç ay sonra sandık başına gittiğinde, ister az farkla John Kerry'i öne geçirsin ister kıl payı Bush'u yerinde tutsun, hiçbir şeyi değiştirmiş olmayacak: Irak'a savaş sürecinde dolaylı aldığı 'ahlâk' dersleri yüzünden, dünyanın en tehlikeli toplumu haline dönüşüyor Amerikan toplumu... Vicdanı kara yöneticilere sahip olmak yeterince aşağılayıcı; 'vicdansız bir toplum' haline dönüşmeye ise asla dayanılamaz. Amerika acele titreyip kendine gelmeli.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |