AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

G Ü N D E M
Krallar gibi yaşıyor

Dört bir yanı Alp Dağları' yla çevrili, çizgi filmlerden birinden düşmüşçesine, dik çatılı, pencereleri pervazlı küçük evleriyle dünyaya gülümseyen, burada yaşayanların hiç derdi, tasası var mıdır acaba dedirten bir ülke, gözlerden uzak bir krallık Liechtenstein.

Yüz altmış bin metrekare ve otuz üç bin nüfus. Rakamların küçüklüğünden çok ülkenin sahip oldukları şaşırtıyor insanı. Liechtenstein Prensliği Avrupa'nın kalbi denilebilecek bir yerde Avusturya ile İsviçre arasında yer alıyor. Prensliğin hikayesi 1719'da Liechtenstein ailesinin soyluluk ünvanı almasıyla başlıyor. Başlangıçta Roma İImparatorluğu'na bağlı olarak kurulan bu küçük Prenslik tam bağımsızlığını 1806'da elde ediyor ve kurucusunun soyadı olan Liechtenstein (Işıklıtaş) adını alıyor. Krallık Balzers, Eschen, Gamprin, Mauren, Planken, Ruggell, Schaan, Schellenberg, Triesen, Triesenberg ve başkent Vaduz olmak üzere 11 Belediye'den oluşuyor. Türkiye ise Liechtenstein'i sadece amatör futbol takımının, maçlarındaki kötü performansı ve bu takıma karşı kazandığı 3-0'lık, 5-0'lık zaferleriyle tanıyor. Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Avusturya ile yakın ilişkileri olan Liechtenstein daha sona İsviçre ile Gümrük Birliği ve Askeri Birlik anlaşmaları yapıyor. Ülkede para birimi olarak İsviçre frankı kullanılıyor. Liechtenstein ile İsviçre arasında gidip gelmek ise bir adım daha atmakla mümkün. İsviçre ile aradaki sınırı sadece Ren Nehri üzerinde uzanan köprülerin tam orta noktasında bulunan bir tebela belirliyor.

Kralın çocuklarıyla aynı okulda eğitim

Türkiye'de ve dünyanın bir çok yerinde saraylar artık sadece turistik hizmet verirken Liechtenstein'da sarayın en fazla on metre yakınına yaklaşabiliyoruz. Çünkü hala bu sarayın içinde yaşayan bir kral var. İlginç olan ise kralın dışarda diğer vatandaşlardan ayırt edilemeyecek kadar onlardan biri gibi olması. Kralın ne makam arabası ne de korumaları var. Normal bir vatandaş gibi sarayından çıkıyor, alışverişini yapıyor, geziyor dolaşıyor. Onu her an her yerde görmek mümkün aslında. Kralın çocukları ise diğer çocuklarla aynı okullara gidiyor. Saray sanki tüm ülkeyi aynı anda görebilmek, gözünü halkın üzerinden ayırmamak istercesine dağlara paralel uzanıyor gökyüzüne.

Halkın dediği oluyor!

Ülke yönetiminde en üstte kral bulunuyor. Dört yılda bir tekrar eden seçimlerle Parlamento oluşturuluyor. Bakanlar Kurulu' nu ise yirmi beş sandelyeden oluşan bu Parlamento atıyor. Kararların ilk adımını parlamento atıyorsa da kralın onayını almadan hiç bir karar yürürlüğe giremiyor. Kral ile Parlamento arasında anlaşmazlık olduğunda eğer kral isterse referandum yapılıyor ve halk ne derse o oluyor. Bu referandumlar direk Krallıkla ilgili dahi olabiliyor. Kralın yetkilerinin azaltılması veya Krallığın tamamen ortadan kaldırılmasına ilişkin referanduma halk "hayır" cevabını verdi.

Alpler'in zirvesinde bir akşam yemegi

Liechtenstein Prensliği' nin cazibeleri saymakla bitmiyor. Sırf bunun için dahi buraya gelmeye değer dedirtecek o kadar çok şey var ki. Mesela Alp Dağları' nın zirvesinde bir akşam yemeği... Ülke' nin İsvicre sınırındakı dağlardan birinin en uç noktasında görkemli bir restaurant bulunuyor. Restaurantta ulaşımı teleferikler sağlıyor. Teleferiğe biniyor, dünyaya nazır restaurantta yemeğinizi afiyetle yiyor ve yine teleferikle dünyaya geri dönüyorsunuz. Ülke ayrıca pul koleksiyoncuları için hayati önem tasiyor. Dünyanın en değerli pulları Liechtestein' daki pul müzesinde meraklılarını bekliyor.

  • ELİF OYUK-SEYHAN YILMAZ VİYANA



  • 3 Ocak 2004
    Cumartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED