|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu bayram da çöken binalar, ezilen hacılar, trafik kazaları ve patlayan bombalarla geçti. Bir de tabii kurban kesmeye çalışırken, kendi elini bacağını kesen acemi kasapların haberleri vardı. Böylesi acı haberler bir yana, bana her zaman hoş gelen bir Kurban Bayramı klasiği vardır: Kaçan danalar. Kesilmek üzereyken yahut götürülürken elden kaçan ve müthiş bir kovalamaca başlatan danalar, buzağılar, boğalar... Peşi sıra koşturanlar, önünü kesmeye çalışırken boynuz darbesine maruz kalanlar, hayvanın üzerine araba sürenler, kazmayla kürekle zavallı hayvana saldıranlar, kuyruğundan tutup çekiştirenler, boğadan kaçarken ağaca tırmananlar, duvardan atlayanlar, danaları tüfekle kovalayanlar... Ve bütün bunları yaparken kameralara yakalananlar... Kurban olarak kesilecek hayvancağıza eziyet etmek hiç de tercih edilecek bir şey değil hatta usül ve vicdana aykırı ama, ne yaparsınız, kaçınca sinirleniyor demek ki insan. Kaç asırdan bu yana kurban kesmekteyiz, hâlâ bir danayı zaptetmeyi öğrenemedik. Ya da unuttuk. Hep birden "metro" mu olduk ne? Kaçan bir danayı yakalamayı bile beceremiyoruz. Bu ne rezillik?!.. Yetkililer, âcilen bu konuya eğilmeli. Ve derhal kaçan danaları yakalama timleri kurulmalı. Nerede o Amerikan filmlerindeki elinde kementle sığırları saniyede yakalayan kovboylar, nerede bizim kovalamaca sahneleri!.. Bugüne kadar bir kez olsun dana peşinde koşmadıysam da bu sahneleri gördükçe millî damarım kabarıyor ve milletim adına utanç duyuyorum. Bizim televizyon kanallarını o kovboylar da seyrediyordur uydudan muydudan ve bakıp bakıp gevrek gevrek gülüyorlardır. Teklifim ciddiye alınmalı arkadaşlar! Derhal yurt çapında timler kurulmalı, yıl boyu eğitim yapılmalı ve artık bu rezalet bitmeli. (Örnek isterseniz, bkz. Akut ekipleri.) Bir kementle halledilebilecek iş için saatlerce uğraşıyor ve cümle âleme maskara oluyoruz. Ayıptır! Yeter artık!
BİR BİNA ÇÖKÜNCE Deprem yok, bomba yok, grizu patlaması yahut morzu sıkışması yokken, onbir katlı bir bina çökebiliyor. İşte yurdum gerçeği. Her sene Kurban Bayramı yaklaşırken, şundan kurban olur mu, bundan kurban olur mu türünden tartışmalar başlar, çeşitli hayvanlar üzerinde konuşulurdu. Gazete köşeleri, televizyon programları hararetle başlayıp giden bu tartışmalara zemin olurdu. Bu sene öyle bir konuya vakit ayıramadık. Ama görülen o ki, bundan sonra hayvanları bir yana bırakıp, "İnsandan kurban olur mu?" konusunu tartışmamız gerekecek. Konya'da bayramın başında çöken bina enkazı hâlâ duruyor. Bu manzara korkutucu. Bütün ülke çöken tek binaya odaklanmışken, kurtarma çalışmaları hızlı bir şekilde tamamlanamıyorsa, akla daha korkutucu bir soru geliyor: Ya İstanbul'da büyük bir deprem olursa? Allah korusun demekten başka yapacak birşeyler olmalı. LAF SALATASI
- Deniz mi dedin?
KCMSTFPŞ
Durağa gelen otobüsün elektronik panosunda "KCMSTFPŞ" yazılıydı. (Ş'nin kuyruğu iç kısımda.) Düşündüm, bir yabancı görse, dudağı uçuklar herhalde. Hiç sesli harf kullanmadan, sekiz tane sessiz harfle bir semt ismine başka bir yerde rastlanabilir mi?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |