|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
Gitti, gidiyor diye son günlerde gazete sütunlarında sahife sahife yer alan İlhan Mansız şu satırların yayınlandığı saatte belki de hakikaten Japonya'nın yolunu tutmuş olacak, ya da bu maceradan vazgeçecek. İlhan bildiğiniz gibi son Dünya Kupası'nda Japon ve Güney Koreli genç kızların cidden sevgilisi oldu. Şimdi Mansız'ın transferiyle ilgili milyon dolarlar günün konusu. Beşiktaş bu yıldız ama formsuz futbolcusunu gözden çıkartmaktan yana. Yönetimin eğilimi görünüşe göre öyle. Mesleki tecrübesi tartışmaya açık kalan erbabı da, İNTERNET istatistiklerini istedikleri gibi yönlendirmeye bayılanlar da İlhan Beşiktaş'tan gitsin istiyorlar. Yönetimin işine karışmam. 5 milyon dolar alacaklar. "İlhan'ı vermeyin" desem cevaben "O zaman sen ver 5 milyon dolar kulübe" deseler, ben de böyle bir para yok, Nihat'ı 5 milyona sattılar, "İyi etmedik mi?" dediler. Nihat hala Beşiktaş'ta oynasaydı Kartal Şampiyonlar Liginde yürümekte olurdu. Her ne hal ise; İlhan karar aşamasında. Bana sorsa, "Arkadaş gitmeden adını kullan para kazan" derim. Nasıl mı? Bak kardeşim Japon ve G.Kore gençliğinin idolüsün. Uzak Doğulu bir otomobil firmasıyla anlaş, bir modele adını versinler. O otomobil kapış kapış satılır, sen de isim hakkından oturduğun yerde milyon dolarlar kazanırsın. Anladın mı? Haa benim de fikir hakkım saklıdır unutma! Afrikalı ders verdi Afrika Milletler Kupası Futbol Turnuası 3 haftadır bütün hızıyla devam ediyor. Euro-Sport Tv kanalında hergün birkaç maçı seyretmek mümkün. Arada Türk seyircisinin aşina olduğu kramponlar da var. Gerek ekip halinde gerekse bireysel olarak bayağı iyi futbol oynayanlar da var. Ama en önemlisi muhteşem bir SPORMENLİK, CENTİLMENLİK VAR. Ben gözlerime inananamadım ve inanmıyorum; kasdi faul yok, futbolun hareketliliği icabı doğan faullerde harekete maruz kalan oyuncuya o hareketi yapan tarafından sunulan özür göz yaşartıcı. Hiçbir futbolcu serjua rakibinin gıtlağına yapışmıyor, ya da bir punduna getirip ileriki dakikalarda intikam alıcı bir hareket yapmıyor. Hakeme itiraz mı? O da ne demek, öyle bir tek harekete rastlamadım. Hakemlerin de hata yaptığını görmedim; sadece uzatma dakikalarını birkaç dakika aşıranlar var, tuhaf. Bu adamlar zenci, kara derili, ya da esmer. Çok şükür benim milletim asırlardır böyle bir renk ayırımı yapmadı, yapmaz da. Biz ırkçı değiliz bakmayın arada birinin çıkıp ".... yamyam da aldık, yine başarılı olamadık!" diyerek takımının çöküşünü izahta aciz kaldığına, Afrikalı YAMYAM değil, aksine en medeni en insan. Sahadakilerin hali bu, ya tribünler? MUHTEŞEM. Dillerinden anlamak mümkün değil; ama yüzlerindeki gülücükler, takımlarının başarısız hareketlerindeki sempatik hayıflanmalara bakarsanız AFRİKALI olmak istersiniz. O takımlar Afrika Şampiyonu olmak için mücadele veriyorlar. Kazanırlarsa ne ala, kaybettikleri maçlardan sonra rakibi mutlaka tebrik ediyorlar; hem de samimi ve içten. Maç sırasında hiçbir seyirci belli ki küfür etmiyor ".... atamazsın şampiyon" diye bağırmıyor. Nereden mi anladım? Diğer seyircilerin sempatik tezahüratlarını hiç bozmamalarından. Tabii ki ".... HAKEM" diye de bağırılmıyor. Ben üç Avrupa Şampiyonasını baştan sona izledim Afrika Milletler Kurası'nı TV'den seyrettiğim keyfi almadım. İnanın içimden AFRİKALI OLMAK GELİYOR. Hepsine kucak dolusu sevgiler ve tebrikler. Sporda şiddeti önleme yasası geliyor Başbakan Yardımcısı, Devlet Bakanı M.Ali Şahin hafta sonunda müjdeli bir haber verdi: Sporda Şiddeti Önleme Yasa Tasarısı bayramdan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülmeye başlanacak. Bu Türk Sporu'na bir bayram hediyesidir. Kanun teklifinin metnini bilmiyorum, ama müzakere edileceğine göre Meclis'te gerekli ilaveler ve çıkarmalar da yapılabilecek demektir. Teklif metninde bakalım şiddeti önlemeye dönük nasıl tedbirler var? Futbol maçlarında, o anda sahada olmayan bir takım aleyhine kitlesel olarak "Bilmem ne ............ olamazsın şampiyon" tezahüratının köküne kibritsuyu dökülebilecek mi? Kendine ANİGO adını takan ruh hastaları Türk Futbolundan temizlenebilecek mi? Hakemlik piripak bir hale getirilebilecek mi? Tabii bu yolda bir dolu sual var kafamızda. Şimdi bekleyip göreceğiz... Bravo Karaman hoca Hikmet Karaman hoca Ç.Rize taraftarlarından bir grubun son maçta kendisi hakkında yaptıkları küfürlü tezahürat üzerine anında istifayı bastı, bavulunu alıp derhal Rize'yi terk etti! Ben bu kadar seciyeli, onurlu bir teknik direktöre çok rastlamadım. Gerçekte Karaman hocayı saha içindeki başarı ve davranışları yönünden çok takdir ederdim ve saygı duyardım da saha dışı davranışlarını pek tutmadım. Rize başkanının da katıldığı bir TV programının kulisinde Hikmet Hoca'nın Başkanla laubali konuşmaları, ayrıca "Küçük dağları ben yarattım" tavırları onun hakkında şahsi görüşümü çok etkilemişti. Ne var ki şu onurlu davranışı var ya Türk Futbol Tarihine altın harflerle geçecektir. Bravo Hikmet Karaman Hoca, sen bir dolu teknik adama rehber olacak bir davranış sergiledin, sağolasın....
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |