|
 |
'Kaza üzerinden siyaset'
TESOB Başkanı Kalfaoğlu, kamuoyunda gerilimin yıllardır atıl duran demiryollarının yeniden gündeme getirilmesinden kaynaklandığını öne sürerek, bazı kesimlerin kaza üzerinden siyaset yaptıklarını savundu.
Trabzon Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (TESOB) Başkanı Halil İbrahim Kalfaoğlu, tren kazası sonucu oluşturulan gerilimin, yıllardır atıl duran demiryollarının yeniden gündeme getirilmesinden kaynaklandığını öne sürdü. Kalfaoğlu, bazı kesimlerin tren kazası üzerinden siyaset yaptıklarını iddia etti.
Türkiye'de yerel kaynakların kullanılmaması, dışa bağımlılığın artması ve raylı taşımacılığın gelişmemesi için her türlü olumsuzluğu sergileyen güçlerin, bugün felaket tellallığı yaptığını ileri süren Kalfaoğlu, "Tren kazası sonucu oluşturulan gerilim, yıllardır atıl duran demiryollarının yeniden gündeme getirilmesinden kaynaklanmaktadır. En ekonomik, verimli, emniyetli taşımacılık denizyolu ve demiryolu taşımacılığıdır. Bu nedenle gelişmiş ülkeler yük ve yolcu taşımacılığını büyük ölçüde demiryolu ve denizyoluyla yürütmektedir" dedi. n TRABZON
Tempo dergisinin haberine yalanlama
Sakarya'da meydana gelen tren kazasının ardından, Tempo dergisi, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın başka bir konuyla ilgili, "yap yap kimse fark etmez" sözlerini hızlandırılmış tren projesiyle ilgili söylenmiş gibi yansıttı. Haftalık Tempo Dergisi, dün çıkan son sayısında Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın, hızlandırılmış tren projesiyle ilgili sözlerine yer verdi. Yıldırım'ın, Şubat ayında yaptığı İran ziyareti sırasında söylendiği ifade edilen sözler, "Bakan'dan Korkunç Sözler: Yap yap, kimse fark etmez" başlığıyla verildi. Dergide Yıldırım'ın altyapısı eski, virajı riskli olmasına rağmen hızlandırılmış tren projesine devam talimatı verdiği ileri sürüldü. Ulaştırma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği ise yaptığı açıklamayla haberi yalanladı. Haberin tamamında çelişkiler bulunduğuna işaret edilen açıklamada, Bakan Yıldırım'ın gazeteci ve bürokratlarla yaptığı sohbette, TCDD'nin icraatlarını anlattığı belirtildi. Derginin "istenirse kasedi mahkemeye veririz" ifadesine dikkat çekilen açıklamada, "Tempo'dan bu sözünü yerine getirmesini bekliyor ve konuyu en kısa zamanda yargıya intikal ettireceğimizin bilinmesini istiyoruz" denildi. HABER MERKEZİ / ANKARA
Meclis'in sağlık harcamalarına çeki-düzen verilecek
TBMM'de başlatılan reform çalışmaları kapsamında, özel sağlık kurumları ve Diş Hekimleri Birliği'nden sonra Türk Eczacılar Birliği ile de protokol imzalanarak ilaç temini ve bedellerinin ödenmesi yeniden düzenlendi.
Eski ve yeni milletvekilleri ile TBMM personeliyle bunların yakınlarının tedavi giderlerine ilişkin yönetmeliklerde yapılan değişiklikler uyarınca TBMM Genel Sekreteri Rauf Bozkurt ile Türk Eczacılar Birliği Başkanı Mehmet Domaç arasında bir protokol imzalandı.
Protokol uyarınca sözleşme yapılan eczaneler, ilaçları yüzde 2.5 indirimle verecek, bunun karşılığında da TBMM ilaç bedellerini 18 iş günü içinde ödeyecek. Eski ve yeni milletvekilleri ile bunların ana-babaları ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler, ölenlerin dul ve yetimlerinin reçetelerine en çok beş kalem ilaç yazılacak ve her bir kalemin miktarı 90 günlük tedavi dozunu geçemeyecek. Hasta katılım payından muaf ilaçlar listesinde yer alan etken maddeleri içeren ilaçlar için ilacın 180 günlük dozu reçeteye yazılabilecek.
Antibiyotik reçetelenmesi ile ilgili kısıtlamalar TBMM tarafından uygulanmayacak.
Sağlık Kurulu raporu olmaksızın uzman doktorlarca reçeteye yazılabilen ilaçlar diğer hekimler tarafından da reçetelendirilebilecek.
Kızılay'ın 7 Ağustos'taki genel kuruluna tedbir
Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi, eski Kızılay Genel Başkanı Ertan Gönen'in başvurusu üzerine, Kızılay'ın 7 Ağustos'taki olağanüstü genel kurulunu ihtiyati tedbir yoluyla durdurdu. Gönen, Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak Kızılay'ın olağanüstü genel kurulu için ihtiyati tedbir isteminde bulundu. Başvuruyu inceleyen mahkeme, Kızılay'ın genel kurulunun ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verdi.
Tercih baskısı yapmayın
Anne ve babaların üniversite tercihleri yapan çocukları üzerinde baskı kurmaması gerektiği bildirildi. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı ve Eğitimde Psikolojik Hizmetler Uzmanı Prof. Dr. Ömer Üre, "Üniversite ve bölüm seçimi, çocukların ilk defa yetişkin biçimde karar alacakları durum olduğu için çok önemlidir. Üniversiteye adım atacak öğrencilere bu konuda anne ve babalarının baskı yapmaması gerekir" diye konuştu.
TUS'a başvuru için son gün
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'na (TUS) başvuru süresi, bugün mesai saati bitiminde sona erecek. Sınav, tıpta uzmanlık eğitimi görmek üzere Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerine, üniversitelerin tıp fakültelerine ve Gülhane Askeri Tıp Fakültesi'ne (GATA) alınacak adaylar için yapılacak. Adaylarda, sınava başvurabilmek için 30 Temmuz 2004'e kadar mezun olmaları koşulu aranıyor.
Tiyatrocu Diler ölümden döndü
İçinde tiyatrocu Ercan Diler ile Müveccel Esen ve Leyla Türker'in bulunduğu 34 ZV 9371 plakalı cip, Levent'te Can Sipahi'nin kullandığı 34 BS 024 plakalı otomobille çarpıştı. Daha sonra takla atan cip yan yattı. Kaza sonucu Leyla Türker yaralanırken, aynı araçtaki Diler ve Esen ile otomobil sürücüsü Can Sipahi kazayı yara almadan atlattı.
Acılı baba ölüm orucunda
Antalya'nın Alanya ilçesinde bir vatandaş, geçen hafta meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 9 yaşındaki kızının ölümüne neden olan şahsın yakalanması için ölüm orucuna başladı. Kızı Ebru'nun kazaya kurban gittiği yerde çadır kuran ve etrafını kızının resimleriyle donatan İbrahim Emeksiz, kızına çarparak kaçan şoförün teslim olmasını istedi.
Hal deposunda yangın
Sultançiftliği Cebeci Köyü Taşocağı mevkiinde, sebze ve meyve halinde çalışan işçilerin kullandığı meyve kasalarının depolandığı alanda yangın çıktı. Gaziosmanpaşa, Şişli, Bağcılar itfaiye ekipleri ve İSKİ'ye ait iş makinelerinin katıldığı çalışmalar sonucu yangın kontrol altına alındı. 3 itfaiyecinin dumanden etkilediği yangında çok sayıda meyve sebze kasası yandı.
Öğrenci 'çat-pat' kurbanı
Nevşehir'de ilköğretim 5. sınıf öğrencisi Osman Budak, mahalle bakkalından aldığı, ısının etkisiyle patlama özelliği taşıyan 'çat-pat'ları yedi. Daha sonra evine gelen ve meşrubat içen Budak, fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Yetkililer, Budak'ın kimyasal vee yanıcı madde zehirlenmesine bağlı karaciğer dokusunun zedelenmesi sonucu öldüğünün belirlendiğini kaydettiler.
Miroğlu: Huzur ortamının devam etmesini istiyoruz
Diyarbakır Valisi Nusret Miroğlu, ''Huzur ortamının devam etmesini istiyoruz'' dedi. Miroğlu, yaralı polis memurlarına ''Geçmiş olsun'' dileğinde bulunmak üzere geldiği Devlet Hastanesi çıkışında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Mardinkapı polis noktasında bekleyen panzere el bombası atılarak uzun namlulu silahlarla ateş açıldığını belirten Miroğlu, şöyle dedi: ''Saldırıyı yapanların muhtemelen 2 kişi olduğunu tahmin ediyoruz. Olay yerinde çok miktarda boş kovan var. Bombanın menşei hakkında henüz net bir bilgi yok. İncelemeler sürüyor. Bu üzücü olayların olmaması gerekir. Bölgemizde ve şehrimizde sağlanan sükûnet ve huzur ortamının devam etmesini istiyoruz. Terör olaylarının nerede ve ne şekilde olursa olsun, olmasını istemiyoruz.''
Bila: Gazetecilik görevimi yaptım
Kaleme aldığı "Sivil Darbe Girişimi ve Ankara'da Irak Savaşları" adlı kitapta devlet sırlarını ifşa ettiği için 12 yıl hapsi istenen Fikret Bila, "Ben görevimi yaptım"dedi.
"Sivil Darbe Girişimi ve Ankara'da Irak Savaşları" kitabında gizli belgeleri elde ederek devlet sırrını ifşa ettiği iddiasıyla kitabın yayıncısıyla birlikte yargılanan Gazeteci-Yazar Fikret Bila, savunmasında gazetecilik görevini yaptığını söyledi.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasına, Bila ve kitabının yayıncısı Vasıf Ümit Gürtuna ile avukatları katıldılar. Suçlamaları kabul etmeyen Bila, gizli belge açıklama suçuyla ilgili olarak MİT Müsteşarlığı'nın başvurusu olduğunu ifade edip, Dışişleri Bakanlığı'nın aynı görüşte olmadığını belirtti. Bila, kitabında açıkladığı belgenin gizlilik teşkil etmediğini savunarak, "Gazetecilik görevimi yerine getirdiğime inanıyorum. Kitabımdaki yazı siyasi diyaloglardan ibarettir" dedi.
Ümit Yayıncılık'ın sahibi Vasıf Ümit Gürtuna da, kitapta suç unsuru görmediği için yayınladığını söyledi. Mahkeme, belgelerin gizlilik niteliği taşıyıp taşımadığının Başbakanlık'tan sorulmasına karar vererek, duruşmayı 23 Eylül'e erteledi.
'Hayata Dönüş'te sanıklara tahliye yok
Çanakkale E-Tipi Cezaevi'nde Aralık 2000'de yapılan "Hayata Dönüş Operasyonu''na ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 4. duruşmada, mahkeme heyeti, 154 mahkum ve 563 güvenlik görevlisi hakkında ayrı ayrı açılan ve geçen duruşmada birleştirilen dosyanın görüşülmesine devam etti. Mahkeme heyeti, 7 sanığın tutukluluk halinin sürmesine karar verirken, güvenlik güçlerinin avukatlarının "birleştirilen 2 dava dosyasının tekrar ayrılması'' talebine, 2. kez red kararı verdi. Duruşma sonrası bir grup, adliye önünde pankart açarak basın açıklaması yaptı. Operasyonda Çanakkale E Tipi Cezaevi'nde 1 asker şehit olmuş, 4 mahkûm hayatını kaybetmişti.
Askeri hakimlere görev tazminatına onay
Anayasa Mahkemesi, hakim sınıfı subaylara ödenen görev tazminatının aynı rütbe ve kıdemdeki emsali subaylardan fazla olamayacağına ilişkin 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükmünü iptal etti. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daireler Kurulu, baktığı bir davada, söz konusu KHK hükmünü Anayasa'ya aykırı bularak, iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne götürmüştü. Kararda, "Görev tazminatlarının sınırlandırılması askeri hizmetin gereklerinden kaynaklanan bir nedene dayanmadığı gibi Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesini de aykırıdır" denildi.
Latif Doğan'a ikinci tazminat davası
Gaziantep'te "Gül Osman" adıyla tanınan görme engelli yerel sanatçı Osman Kürek, türkücü Latif Doğan ve Dilber Ay'ın kasetlerinde okudukları "Belli Belli" adlı şarkının sözlerinin kendisine ait olduğunu ve izinsiz kullanıldığını gerekçe göstererek, hem ceza hem de hukuk davası açtı. Sanatçı Latif Doğan ve DE-KA Müzik A.Ş hakkında daha önce de Sadık Kör adlı yerel sanatçı tarafından eserlerinin izinsiz kullanıldığı gerekçesiyle, Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 25 milyar liralık tazminat davası açılmıştı.
'Milli saraylar yok olmaktan kurtuldu'
TBMM Hesaplarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve Tokat Milletvekili Mehmet Ergün Dağcıoğlu, TBMM'ye bağlı saray, köşk ve kasırların çürüme ve yok olma tehdidinden arındırıldığını, bilimsel yöntemlerle koruma altına alındığını söyledi. Dağcıoğlu, komisyon üyeleriyle birlikte Dolmabahçe Sarayı'nda basın toplantısı düzenledi. Ahşabın yoğun olduğu saraylarda ilaçlama faaliyetlerinin çok önemli olduğunu, nem ve kurtlanmayı önleme çalışmalarının bilimsel yöntemlerle devam ettiğini vurgulayan Dağcıoğlu, şunları kaydetti: "Yapılan çalışmalarla saraylar, çürüme ve yok olma tehdidinden arındırılmış, bilimsel yöntemlerle koruma altına alınmıştır".
Muğla'da hafif şiddette deprem
Muğla'nın Datça İlçesi'nde, hafif şiddette bir deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nce verilen bilgiye göre, dün saat 08.35'te, merkez üssü Datça olan 4.1 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Datça Belediye Başkanı Erol Karakullukçu, ilçede yaşayanların büyük çoğunluğunun uykuda olduğu saatte meydana gelen depremin çok az kişi tarafından hissedildiğini kaydetti. Karakullukçu, ilçede deprem nedeniyle panik yaşanmadığını belirterek, "Depremin 4.1 büyüklüğünde olduğunu öğrendik. Diğer birimlerle temasa geçtik. Hiçbir sıkıntı yok" dedi.
Berksoy, ikinci kez kalp ameliyatı oldu
Türkiye'nin ilk opera sanatçısı Semiha Berksoy, Memorial Hastanesi'nde kalp ameliyatı oldu. İki gün önce geçirdiği ameliyat sonrası basının karşısına çıkan Berksoy, çok iyi olduğunu ve önümüzdeki aylarda yapılacak Viyana Bienali'ne gitmeyi planladığını söyledi. Basın mensuplarına poz verirken bir arya da söyleyen Berksoy, "Ben mesleğime aşığım. Gece gündüz mesleğimle meşgulüm" diye konuştu.
Berksoy'un ameliyatını yapan Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez de Berksoy'un 1997 yılında bypass operasyonu geçirdiğini belirterek, bu ameliyatında da kireçlendiği tespit edilen kalp kapakçığının değiştirildiğini bildirdi.
Berksoy'un kendine geldiğinde kızından ilk istediği şeyin makyaj malzemeleri ve aynası olduğunu anlatan Prof. Dr. Sönmez, "Kendisi 94 yaşında. Yaşını göz önüne alarak, hafta sonuna kadar kendisini yoğun bakımda tutacağız. Ama durumu gayet iyi" diye konuştu.
Prof. Ergun, IASIA Başkanlığı'na seçildi
Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Genel Müdürü Prof. Dr. Turgay Ergun, Uluslararası Yönetim Okulları ve Enstitüleri Birliği (IASIA) Başkanlığı'na seçildi. TODAİE'den yapılan yazılı açıklamada, TODAİE'nin de üyesi olduğu, merkezi Bürüksel'de bulunan IASIA'nın başkanlığına 3 yıllık dönem için Ergun'un seçildiği bildirildi. Seul'de 16 Temmuz 2004 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısıyla başkan seçilen Ergun, IASIA'nın ilk Türk başkanı oldu.
Açıklamada, IASIA'nın kuruluş amacı, ulusal bölgesel ve uluslararası alanda kamu yöneticilerinin, kamu kuruluşlarının ve kamu girişimcilerinin kapasitelerinin geliştirilmesi için eğitim, araştırma, planlama, değerlendirme, danışmanlık ve yayın gibi etkinliklerde bulunmak olarak bildirildi. 43 yıl önce kurulduğu kaydedilen birliğin dünya genelinde 200 üyesi bulunuyor.
Müzelere 'başkanlık sistemi' geliyor
Türkiye'deki büyük müzeler de artık dünyanın önde gelen müzeleri gibi "başkan" tarafından yönetilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca belirlenecek 19 "Ulusal Müze", bir başkan ve ona bağlı iki müdür tarafından idare edilecek. Yeni yürürlüğe giren 5226 sayılı "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" müzelerin yeniden yapılandırılmasını gündeme getirdi.
Buna göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı, prehistorik çağlardan bugüne yaşamış uygarlıkların izlerine ev sahipliği yapan 19 müzeyi "Milli Müze" olarak belirleyecek. İstanbul Arkeoloji ve Anadolu Medeniyetleri müzeleri gibi bu özellikleri taşıyan 19 müze, bir başkan ve ona bağlı iki müdür tarafından idare edilecek. Üçlü yapının başındaki başkan, her türlü işleyişinde idare görevini üstlenirken, milli ve milletlerarası ilişkiler ile projelerin onaylanmasından sorumlu olacak.
Başkana, ihale için cep mesajı geçti
Şanlıurfa Belediye Başkanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba'ya, temizlik ihalesi kendi şirketine verilmediği gerekçesiyle cep telefonu mesajı yazan bir kişi, gözaltına alındıktan sonra çıkartıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Şanlıurfa Belediyesi'nce geçen ay gerçekleştirilen temizlik ihalesine katılmak isteyen ve dolandırıcılık suçundan daha önce hüküm giydiği öğrenilen Ramazan B, bir süre önce Belediye Başkanı Fakıbaba ile görüşerek ihalenin kendi firmasına verilmesini istedi. Talebine olumsuz yanıt alan Ramazan B, daha sonra Belediye Başkanı Fakıbaba'nın cep telefonuna mesaj atarak, ihalenin kendisine verilmemesine tepki gösterdi. Bunun üzerine önceki gün Cumhuriyet Savcılığı'na başvuruda bulunan Fakıbaba, Ramazan B. hakkında suç duyurusunda bulundu. Savcılığın talimatıyla, Ramazan B, polis tarafından gözaltına aldı. Ramazan B, savcılıktaki sorgusunun ardından çıkartıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Flamingolara 'TR' halkaları takılacak
Gediz Deltası İzmir Kuş Cenneti'nde dünyaya gelen flamingolardan 200'üne, Türkiyeli olduklarını belirten halkalar takılacak. Projeyi doktora öğrencisi Özge Balkız ile yürüttüklerini belirten Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sıkı, yaptığı açıklamada, flamingo yavrularının halkalanmasının Türkiye'de 2. kez İzmir Kuş Cenneti'nde Çamaltı Tuzlası'nda gerçekleştirileceğini söyledi. Prof. Dr. Sıkı, şu bilgileri verdi: "2004 yılında 3 bin 619 çift flamingo kuluçkaya yattı, 3 bin-3 bin 500 civarında yavru oldu. Proje kapsamında 200 flamingo yavrusunun sağ bacağına PVC plastik halka, sol bacağına da metal halka takılacak. Sağ bacağa takılan plastik halka beyaz olup üzerinde Türkiyeli olduğunu belirten 'T' harfi ile 3 değişken harf bulunmakta."
|
 |
|