AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K A D I N - A İ L E
Baba torpili değil alınteri

Babasının önerisiyle akademik kariyerden vazgeçerek kendi aile şirketlerinde çalışmaya başlayan Canan Kalsın, işe en alt kademeden başlamış. Kalsın, yönetici konumuna yükselene kadar hiç tatil yapmadığını söylüyor.

  • AYŞE OLGUN
    Otomobil yan sanayi ürünleri üretimi yapan bir aile şirketinin ortaklarından olan Canan Kalsın, bu sektörde adından söz ettirmeyi başaran önemli bir isim. Başarısının altında yatan şeyi "kadın ayrıntılara düşkündür" diye açıklayan Kalsın, ürettikleri otomobil aksesuarlara bu anlamda pekçok şey katmış.

    Kalsın, "iş kadını" olma serüveninde babasının payının büyük olduğunu belirtiyor. Çünkü Kalsın'ın hayali üniversitede hoca olmakmış. Edebiyata olan tutkusu ve araştırmacı kimliğinin etkisiyle Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde eğitim görmeye başlayan Kalsın, daha öğrenciyken babası tarafından işyerine çağırılmış. O günleri Kalsın şöyle anlatıyor: "Okul birincisi olarak üçüncü sınıfa geçmiştim. Amacım okulda kalmaktı. Ama babam şirkette işe başlamamı söyledi ve Koç ailesini örnek gösterdi. Böylece ailedeki diğer kadınlardan farklı olarak 6 erkek kardeşten sonra işe başlayan ilk kadın oldum. Ama uzun yıllar hep üniversiteye dönmeyi hayal ettim."

    "Patron kızı" havasında değildim

    Babasının yönlendirmesiyle erkeklerin ağırlıklı olarak çalıştığı otomobil sektörüne çok kolay adapte sağladığını anlatan Kalsın, işe öncelikle dış ticarette ithalat ve ihracat elemanı olarak başlamış. Üniversiteyi bitirdikten sonra ise işletme alanında master yapan Kalsın, bir dönem gündüz çalışıp gece okuduğunu anlatıyor. İşyerinde ise hiçbir zaman "patron kızı" havasına girmediğini söylüyor. İşlerinde baba ve ağabeylerine, isimlerinin sonuna "Bey" ifadesini ekleyerek hitap ettiğini söyleyen Kalsın, ilişkilerini dışardan takip eden hiç kimsenin ağabey ve babasıyla arasında aile bağı olduğunu anlamadığını söylüyor. Aile şirketinde çalışmanın avantajları kadar dezavantajları da olduğunu anlatan Kalsın, "Aile şirketi olduğu için 5 yıl hiç tatil yapmadan çalıştım. Çünkü işimde kendi emeğimle yükselmek ve böylece kendimi aileme ispat etmek istiyordum. Bunu da başarmış oldum" diye anlatıyor. İşyerinde özellikle de erkeklerin boy gösterdiği bir sektörde "kadın yönetici" olmanın her zaman avantajını yaşadığını dile getiren Kalsın, zaten kadın olarak kendini erkeklerle yarışmak zorunda hissetmediğini belirtiyor ve ekliyor: "Kadın kadındır erkek ise erkek." Kadınların işyerine kattığı farkılılığı ise daha ayrıntılı ve daha disiplinli olmalarıyla açıklıyor. Kalsın, aynı zamanda kadının hedef belirleyici bir özelliğiyle de öne çıktığını anlatıyor.

    Taksicilerle farklı muhabbet

    Kalsın, işi dışarı taşımayı sevmiyor. Ama üretimini yaptıkları otomobil aksesuarları yüzünden bindiği taksilerde şöforlerle otomobil aksesuarları üzerine muhabbet yaptığını anlatıyor. Kalsın, erkeklerin kadınlara oranla araba aksesuarına çok daha fazla düşkün olduğunu ise sözlerine ekliyor.

    Ağabeylerimle aramda tatlı bir rekabet var

    Aile şirketinde iş hayatına atılmanın sanıldığının aksine zorlukları oluğunu söyleyen Canan Kalsın, "Ailede ilk çalışan kadın olma ve ailenin diğer erkeklerinin yanında yer almamdan dolayı işte bazı zorluklar yaşadım. Mesela işe ilk başladığımda ağabeylerim 'ağabey'likle 'ortak'lığı birbirine karıştırdı. Ne yedin, ne giydin diye karışmak isti-yorlardı" diye anlatıyor. Aile şirketinde kardeşler arasında "en iyi" olma yarışının da çok yaygın olduğunu söyleyen Kalsın, "En büyük rekabet bu yüzden kardeşler arasında yaşanıyor, Evin küçüğü olarak kendimi orada kabul ettirmek ve hatta kimi zaman onlardan daha iyi olduğumu göstermek için çok uğraşmam lazım geldi" diyor. Kalsın'a göre aile şirketinde çalışacakların öncelikle iyi bir iş disiplini edinmeleri ve farklı bir bakış açısı kazanmaları için başka şirketlerde işe başlayıp buralarda en az beş yıl çalışmaları gerekiyor.

  •  
    Doğulu kızlar, patronluğa hazırlanıyor
    Kadın Girişimciler Derneği, girişimci ruha sahip olan Güneydoğulu kızları patronluğa hazırlıyor. Ortak yürütülen proje çerçevesinde iş kurma potansiyeli olan 15 başarılı öğrenci seçkin firmalarda staj yapıyor.
    Pazara giderken ziynet eşyası takmayın
    Emniyet Genel Müdürlüğü, internet sitesinde gasp ve soygunlar konusunda kadınlara şu pratik öğütleri veriyor:
  • Alışverişe çıktığınızda bilhassa semt pazarlarına gidişinizde tüm ziynet eşyanızı takarak çıkmayın.

  • Alışveriş merkezlerinden veya semt pazarlarından dönerken kesinlikle ıssız yerleri tercih etmeyin. Apartmanınıza girerken arkanıza dönerek takip edilip edilmediğinizi kontrol ediniz.

  • Semt pazarlarında alışveriş yaparken poşetlerin fazlalığından dolayı, yardımcı olmaya çalışan kişilere kısa süreli de olsa çantanızı emanet etmeyiniz.

  • Alışveriş merkezi, semt pazarı vb. yerlere giderken çantanızda çift cüzdan bulundurun.

  • Evinizin elektrik, su, telefon, doğalgaz vb. donanım ve şebekelerini kontrol için gelen kişilere dikkat edin ve kimlik sorun.

  • Kapıya gelen satıcı, dilenci, bohçacı, falcı vb. kişilerin her zaman mal satmak için gelmeyeceklerini unutmayın.


    Kadınlardan fakir çocuklara yardım eli
    Türk-Alman Kadınlar Derneği Bolu'da yoksul 250 çocuğa yemek verdi. Türk-Alman Kadınlar Derneği'nin başkanı, Köln Başkonsolosu Sertaç Sönmezay'ın eşi Eva Sönmezay şunları söyledi: "Kölner Stadt Anzeiger gazetesinin sahibinin eşi Hedwig Neven DuMont'un 'Wir Helfen' (Yardım Ediyoruz) adlı projesi çerçevesinde, ailelerinin maddi durumu iyi olmayan 8 ile 12 yaş arasındaki çocuklara tatil imkanı sunduk."
  • 30 Temmuz 2004
    Cuma
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED