AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Halletmek bu mudur?

Sayın Gündüz Aktan bir yazısında (Radikal, 12-7-2004) "AİHM'nin kararları üniversitede türban yasağı konusunu halletmiş olabilir. Ancak Türkiye'nin din-devlet-laiklik sorunsalı sadece hukuki açıdan çözümlenemez." Diyor. Aynı yazıda yasakçıların, liberallerin ve sosyolojik yaklaşım taraftarlarının görüş ve tekliflerini de eleştirdikten sonra kendi görüşünü şöyle ifade ediyor: "Sorun gerçek anlamda dinde tecditle çözümlenebilir. Bu ise şu anda İslam dünyasının en büyük din bilginlerine sahip olan Türkiye'den başka yerde olamaz. AKP'nin kabinesinde ve Meclis grubundaki bazı simalar veya Diyanet'in başına getirdiği kişi bu işin ehli görünüyor."

Türkiye'de başörtüsü yasağının oturduğunu, konunun bu bakımdan halledildiğini, artık böyle bir meselenin kalmadığını sıkça ifade eden birçok yazar ve yetkili var. Sayın Aktan'a göre de meselenin hukuk cephesi halledilmiş oluyor, yazar bu konu ile ilgili değişik bir teklif, çözüm yolu getirmiyor, bu cepheyi dokunulmaz, aşılmaz gibi gördüğü anlaşılıyor, onun getirdiği teklif, inancı sebebiyle başını örtenlere ve onlara fetva verenlere yönelik, "Siz tecdid yapın, davranış, uygulama, zihniyet ve fetvanızı değiştirin" diyor.

Sonuçta karşımıza üç seçenek konmuş oluyor: 1. Kendinizi değiştirir, "bir çeşit laikliği demokrasinin ön şartı gören ve başkalarına dayatan, bu laiklik anlayışı çerçevesinde "başörtüsünün ve bütün dini simgelerin kamuya açık alanlarda görünür kılınmasının, inanmayan veya farklı inanan inananları rahatsız ettiğine, bunun da bir hak ihlali olduğuna, bu hak ihlalinin din özgürlüğünden önce geldiğine hükmeden" AİHM kararına uyarsınız, ya kendinizi ve dininizi AİHM'nin isteği/dayatması doğrultusunda değiştirirsiniz yahut da uygar (!) dünya ile yollarınızı ayırır, geri kalmışlık (?) içinde sürünür gidersiniz. Bu son şık biraz eksik oldu, bunu şöyle tamamlamak gerekiyor: Yahut da sizin uygarlık, laiklik, demokrasi... dışında kalmanıza gönlümüz razı olmayacağı için ordularımızla ülkelerinizi işgal eder sizi zorla yola getirir, emir ve çıkarlarımıza ram ederiz.

AİHM ve onun arkasındaki zihniyet Tanrı buyruğu değil, mahkeme üyelerinin de nasıl "durumdan vazife çıkardıkları", çifte standart uyguladıkları herkesin malumu. Bu mahkemeyi yeni baştan kurmak niçin mümkün olmasın!

Bugün içinde yaşadığımız dünyanın birkaç köklü belası/problemi var: Çevre kirlenmesi, gelecek nesillerin kesesinden hovardaca harcama, az zenginin çok yoksulu sömürmesi ve onların ıztırapları karşısında duygusuz davranması, güçlünün güçsüze zulmetmesi, bazen sözde meşrulaştırma yollarını da kullanarak, bunun için bazı kurumları alet ederek hak ve özgürlükleri çiğnemesi... bu problemlerin başında gelmektedir. Eğer kendilerini uygar ilan eden topluluklar "tek dişi, kalmış canavardan ibaret olduğu gün gibi aşikar olan" bu uygarlıklarına yeniden bir çekidüzen vermezler, bütün hak dinlerin de getirdiği, benimsediği evrensel ahlak ve insanlık kurallarına dönmezler, bu cümleden olarak egoizmi bir yana bırakıp digergâmlığa (özgeciliğe, başkasını da düşünmeye) yönelmezlerse sadece zayıflara değil, kendileri de dahil bütün insanlığa yazık olacak, bundan sonra dünyada gittikçe düzen bozulacak, "insanların yapıp ettikleri yüzünden karada, denizde ve havada insanlar için kötü şeyler olacak", özellikle adına terör dedikleri olay büyüyerek ve yayılarak dünyanın başına bela olmaya devam edecektir.

Eğer AB'ne girmek -bugünkü durum ve tutumu ile- AİHM'nin zihniyet ve kararlarına mahkum olmak manasına geliyorsa, bu sonucu getiriyorsa uygarların bize acımalarını istemiyoruz, bizi (İslam dünyasını) kendi halimize bıraksınlar, bakalım bir başka uygarlık, insanlar için hayırlı bir hayat tarzı daha var mıymış; bunu herkes görsün!

Gelecek yazıda da tecdid meselesine bakalım.


30 Temmuz 2004
Cuma
 
HAYRETTİN KARAMAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED