AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Rüyamda Efendimiz'i gördüm

1204 yılında Kastamonu'yu Bizanslılar'dan almak için Selçuklu Komutanı Hüsamettin Bey'in askerleri kale önüne gelirler. Fakat surlara yaklaşmak mümkün değildir. Kaleyi almak için şehitler verip geri çekilmenin, askerin moralini bozacağı bilinmektedir. Sonuca ulaştıracak çare bulmak gerekmektedir. Hazırlıkların yapıldığı bir cuma günü, bıyıkları yeni çıkan Yunus Mürebbi isimli genç asker, Komutan Hüsamettin Çoban Bey'in huzuruna çıkarak cenk zamanı bayraktar olmak istediğini söyler.

"Beyim, Koçu Beyim, Ata Beyim, bağışlayın beni, cenk zamanı bayraktar ben olmak isterim. Ne olur bunu esirgemeyin benden!.."

Komutan Hüsamettin Bey'in "Hayır" cevabına, nalbant çırağı olan genç asker Yunus Mürebbi, "Ata Beyim, gece rüyamda sevgili ve şerefli Peygamberimiz (s.a.) Efendimizi görmekle şereflendim. 'Yarın bana kavuşacaksın. Bana elinde bayrakla gel...' buyurdu" deyince, gözleri yaşaran Hüsamettin Çoban Bey sancağı ona teslim eder.

Başlayan hücumla, kaleden dökülen kaynar yağlar, alevler arasında Deli Sungur, Derviş Musa ve Kura Duran Beyler'in ok destekleri ile, Yunus Mürebbi urganını surlara atmış, tırmanarak surların sağ burcuna bayrağı dikmiştir. Daha sonra kılıcı ile kale kapısının halatlarını kesmiş ve kapıları açarak Türk askerlerinin içeri girmesini sağlamıştır. Kale böylece fethedilmiştir.

Komutan Hüsamettin Çoban Bey, kale surlarının sağ burcuna geldiğinde, Yunus Mürebbi'nin vücuduna çok sayıda ok saplanmasına rağmen, ayakta dimdik durduğunu görmüştür. Kastamonu Kalesi'nde, kuzeybatı yönünde, burç üzerinde olan "Bayraklı Sultan" olarak anılan mezar, bu şehit askere aittir.

SÖZ FENA DEĞİL AMA

Ankara nasıl? Ne âlemde? Vedat'lara uğruyor musun? Onlar şimdi bir moda çıkarmışlar. Benimle Necip'i mukayese etmek. Necip zekiymiş akıllıymış, mükemmel şâir imiş... filan da... Ben de ona yetişmeğe çalışıyormuşum, taklit ediyormuşum. Şiir meselesi bir tarafa, ben Necip'in dehasına ve zekâsına muteriz değilim. Ama nedir bana karşı koz olarak dostumuzu çıkarmaları? Eğer zeki adam arıyorlarsa, Halil Vedat ikimize de külâh giydirdiği için, ikimizden de zekidir. Necip İstanbul'da. Edirne'den istifa etmiş, bir nevi mistik cezbe içinde. Geçen günü Ahmet Muhip'le benden bahsetmiş ve "Hamdi'nin şiirleri balsız peteğe benziyor, ağızda sadece mum bırakıyor" demiş. Söz fena değil ama, kızdım.
(Tanpınar'ın Mektupları, Dergâh)

AÇIK HAVA MÜZESİ

Ruhları şad olsun, atalarımız taşı işlemişler, ahşabı işlemişler, insanı işlemişler... Ve bunları aynı potada harmanlayıp bir medeniyet kurmuşlar. Koruma altındaki Kastamonu bir açık hava müzesi gibi. Resmî, sivil ve dinî mimarinin çok değerli örnekleri bir arada. Resimdeki manzaranın binlercesine rastlamak mümkün. Bugün el sanatları ürünlerinin sergilenip satışının yapıldığı Deve Hanı; yanında İsmail Ağa Camii ve Türk mimarisinin güzel örneklerinden bahçe içinde bir ev. Ne yazık ki bugünkü estetik zevkimiz, yüz yıl öncesinin çok gerisinde olduğundan, diğer şehirlerimizde olduğu gibi Kastamonu'nun yeni yerleşim bölgelerinde de artık bu tür binalar yerine beton apartmanlar yükseliyor. Beton bloklardan kurtulmak için belki yüz yıl daha geçmesi gerekecek.

ÇÖKERTME

Aydın'da 15 kişinin ölümüyle sonuçlanan tren kazasının müsebbibi şoförün, katıldığı kına gecesinden sarhoş olarak araca bindiği ve son olarak "çökertme" oynadığı anlaşılmış. Çökertme'yi iyi becerdiği 15 aileyi birden çökertmesinden belli değil mi? (Rıfat Yörük)

DOĞALGAZ BULUNDU

Düzce'nin Akçakoca ilçesinde yapılan sondajın ikinci haftasında doğalgaz bulunmuş.

Rusya'dan gelen hat oradan geçiyor olmasın!


30 Temmuz 2004
Cuma
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED