|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Hürriyet muhabiri Sebati Karakurt'un Kandil Dağı'nda gerçekleştirdiği röportajlar Vakit gazetesinde şöyle eleştirildi: "Tam ibretlik bir röportaj. Strateji değişti: Kınama yok, bağırıp çağırma, sövüp sayma yok..." Doğru, eski "strateji" öyleydi ve ona uygun gazetecilik de Vakit'in tanımladığı gibiydi... Tamam da, "kınayan, sövüp sayan" bir gazeteciliği mi, yoksa ne kadar öfke duysak da "anlamaya çalışan" bir gazeteciliği mi tercih edeceğiz?
Hürriyet gazetesi muhabiri Sebati Karakurt'un Kandil Dağı'ndaki PKK mensuplarıyla gerçekleştirdiği röportajlar, 10 Ekim Pazar günü birinci sayfadan anonslandı ve Hürriyet Pazar'da iki tam sayfada değerlendirildi. Alıştığımız gazetecilik ve alıştığımız Hürriyet açısından bakıldığında, haberin okurda uyandırdığı duyguyu en iyi anlatacak kelime kendiliğinden çıkıyor ortaya: "Şaşırtıcı..." Nitekim, Ülkede Özgür Gündem gazetesi bile şaşkınlığını gizlememiş. "Dağdakiler"le yapılmış söyleşiler konusunda rakipsiz bir üstünlüğü olan (çünkü şimdiye kadar başkta bir gazetenin aklına bile gelmemişti bu) Gündem'in "Editörden" köşesinde Hürriyet'teki röportaj şöyle değerlendiriliyor: 'BİRBİRİNİ ANLAMANIN VESİLESİ' "Hürriyet dün reklamlarındaki sloganlar gibi şaşırtıcı bir şey yaptı: Kandil'e gitti. Kürt gerillaların geldiği aşamayı, hayata bakış açılarını, hem tek tek gerillalarla, hem de komutanlarıyla görüşerek 'Kandil'de Kadın Bilinci Kürtçülüğü Aştı' şeklinde verdi. Gazeteciliğin evrensel bir ilkesini işletti. (...) Gazeteciliğin kurallarında haberini yaptığın insanların hayat felsefelerini objektif olarak aktarmak da vardır. (...) Hürriyet'in bu çıkışı, birbirini anlamanın bir vesilesi olması için de önemli." Hürriyet'in "Kandil Dağı röportajı" Vakit gazetesinde tam tersi bir bakış açısından değerlendirilmiş... Orada da, "'DEVLET GAZETESİ'NDE KEMALİST PKK PROPAGANDASI" başlığı altında şöyle deniyor: "Osman Öcalan bıyıklarını testi, silahları gömdü, Amerikan desteğinde barışçı laflar etmeye başladı... Hürriyet hemen harekete geçti ve dağdaki 'Kemalist PKK' haberi kotardı. 'Onlar da bıyık kesiyor' diye 'Kemalist tipi sevimlilik dengesi' kurmaya çalıştı... 'Terör örgütü' suçlaması 'devlet gazetesi'nde birdenbire renk değiştirdi. Örgütteki gitar sevgisi, televizyonda yerli dizi seyretme merakı, İstanbul özlemi, evlilik değil 'özgür ilişki' arzusu, futbol öne çıkarıldı. Cıvıl cıvıl fotoğraflar arasında, örgütün dağdaki 'komutan'ı Murat Karayılan, İmralı'daki Öcalan adına konuşturuldu: 'Çözüm Atatürk politikalarında..." HANGİSİNİ TERCİH EDERSİNİZ? Vakit'in değerlendirmesinin devamında da şu satırlar var: "Tam ibretlik bir röportaj. Strateji değişti: Kınama yok, bağırıp çağırma, sövüp sayma yok... 'Bölücüler... 30 bin kişinin katilleri' diye suçlamalar da yok... Sanırsınız PKK, Hürriyet'e 'özel ilan' verdi..." Bizce Vakit'in değerlendirmesindeki en problemli satırlar bunlar... Gazetecilik açısından soru şu: "Kınayan, sövüp sayan" bir gazeteciliği mi, yoksa ne kadar öfke duysak da "anlamaya çalışan" bir gazeteciliği mi tercih etmeliyiz? Yanlış anlaşılmasın: Soruyu gazetecilik mesleği açısından soruyoruz. Yoksa, "Dağdakiler" ile ilgili duyguları, düşünceleri "kınamak ve sövüp saymak"tan ibaret olan kimi toplum kesimlerinin var olabileceğini kabul etmek için "empati dehası" olmaya gerek yok. Ama gazetecilik mesleği, "kınamak ve sövüp saymak" mesleği değildir. Gazetecilik, "tablo"yu bütün yönleriyle okurun önüne serme mesleğidir; hoşumuza gitse de gitmese de... Okur, o tabloyu inceler ve ne yapacağına, nasıl tepki göstereceğine kendisi karar verir... ÇÖPE ATILACAK DÜŞÜNCE DEĞİL KUŞKUSUZ Vakit'in, Hürriyet'teki "normal" gazetecilik girişimini bu gazetenin "devletin gazetesi" olmasına bağlaması ve "değişim"in oradan gelen telkinlerle bağlantılı olduğunu ima etmesi, üzerinde hiç düşünülmeksizin çöpe atılacak bir düşünce değil kuşkusuz... Ama biz burada "eski" ve "yeni" stratejiden bağımsız olarak, salt gazeteciliğin gerekleri açısından bakmaya çalışıyoruz Hürriyet'teki "değişim"e... Ve lafı hiç eğip bükmeden söylüyoruz: Hürriyet, bu röportajla birlikte artık daha "normal" bir gazetedir... (A.G.)
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |