|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Avrupa Birliği (AB) üyelik yolundaki Türkiye'nin yasalarını özgürlükçü bir gözle elden geçirmesini bekliyor. İktidarda varlığını hak ve özgürlüklerin genişletilmesinden alan Ak Parti bulunuyor. Böyle bir ortamda yenilenmek istenen Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) bugüne kadar hiç teneffüs etmediğimiz bir 'özgürlük' anlayışıyla hazırlanmasını bekleriz değil mi? Oysa, neredeyse tek madde ('zina') üzerinde yoğunlaşan tartışmaların gözlerden kaçırdığı bir gerçeği buraya yazalım: Yeni TCK'nın bazı maddeleri bugünkü özgürlüklerimizi arar hale getirebilecek... Size, "Çoğunluğunu Ak Partili milletvekillerinin teşkil ettiği Meclis, 'başörtü' takanları hapis cezasına çarptıracak bir düzenleme getiriyor" (yeni TCK m. 222) desem herhalde şaşırırsınız; daha önce yazdığımda şaşırmıştınız çünkü... ABD ve Avrupa'da çocuklarını evlerinde eğiten velilerin sayısı artık milyonlarla ifade edilir hale gelmişken, yeni TCK ile 'kanuna aykırı eğitim' başlığı altında (m. 262) her türlü özel bilgi aktarımı cezalandırılmak isteniyor... Buna karşılık, eğitim özgürlüğünün kısıtlanması ve engellenmesine fazla ses çıkartmıyor aynı TCK (m. 115)... Akıl alır gibi değil, ama doğru: Yeni düzenlemenin 'fikir suçu' kavramını bütünüyle ortadan kaldırması beklenirken, 'aşağılama suçu' ihdas edilip (m. 303) en basit bir eleştirinin iki yıl hapis cezasına çarptırılmasının önü açılıyor. 'Cebir ve şiddet' kavramlarıyla 'terör' cezalandırılacak bir suç kabul edilmişken, yeni düzenleme aradaki 've' bağlacını 'veya', 'şiddet' sözcüğünü de 'tehdit' yaparak mâsum itirazların 'terör suçu' sayılabilmesine imkan sağlıyor (m. 309). Bu arada bir dizi maddede 'kasıt' unsuru 'niyet' ile eşleştirilerek insanın aklından geçeni 'suç' haline getiriyor yeni düzenleme. Daha ciddi bir tarama yasa metninde veya gerekçesinde başka 'yasakçı' unsurlar da yakalayabilir. Nitekim, Ali Bayramoğlu, dün, 'Temel Milli Yararlara Karşı Hareket' (m. 308) mâsum başlığı altına giren suçu irdelerken, maddenin 'resmi görüş' dışındaki her yaklaşımı hapislik suç yapacak bir 'gerekçesi' olduğuna işaret etti. Ünlü 312. maddenin yeni biçiminin (m. 310) gerekçesi, belli bir ideoloji dışındaki her türlü görüşü yasaklı kılmaya elverişli. Sözün kısası şu: Hükümet tarafından Meclis'i erken toplamayı gerektirecek önemde görülen yeni TCK, içine yerleştirilmiş 'bubi tuzakları' ile, Türkiye'yi daha az özgür ve daha az demokrat hale getirebilir... TCK'nın bu biçimde çıkması, Ak Parti'nin iddialarıyla da, Türkiye'nin AB yolunda göze aldığı dönüşüm esaslarıyla da çelişecektir. Bunun sebebini bilmiyor değiliz: TCK üzerinde yıllar öncesine dayanan çalışmalar hayatının hiçbir döneminde özgürlükçü olma derdi bulunmayan uzmanlar ve siyasiler eliyle yürütülmüştü; Ak Parti hükümeti ve Meclis hazır bulduğu metin üzerinde oynayarak şimdiki düzenlemeyi ortaya çıkardı. Ayıklamalar ne kadar iyi niyetle yapılmış olsa da, işte görüyoruz, yasakçı bir metni bütünüyle 'özgürlükçü' kılmak mümkün olmuyor. Kısa süreye sıkıştırılmış bir ayıklama çalışması, bazısı daha çıkar çıkmaz bazısı kötü niyetliler eliyle sonradan başa belâ olabilecek maddelerin bütünüyle temizlenmesini getirmiyor. Hükümetin AB hırsıyla yüzlerce maddelik temel bir yasayı Meclis'e alelacele çıkartma baskısının bu sonucu vermesi kaçınılmazdı; yanlış yöntem yanlış sonuca yol açar çünkü... Hukuk adamlarının çalışmalarından yararlanılarak sunulan yukarıdaki mahzurlar temizlenmek istense bile, şimdiye kadar kimsenin gözüne batmamış başka 'yasakçı' maddeler ortaya çıkabilir. Bu hükümete düşen, 'en özgürlükçü ve en demokratik' anlayışla kaleme alınmış bir ceza yasasını ülkeye kazandırmasıdır. Bunu yapabilecek niyete, zamana, imkâna ve kadroya sahiptir Ak Parti... "AB için âcilen çıkartılması gereken maddeler ne olacak?" sorusunun cevabı belli: Hükümet, TCK'nın bütününü değiştirmeyi ertelemeli, şimdilik Brüksel'in değişmesini beklediği maddeler üzerinde oynamakla yetinmelidir. O maddelerle oynarken, fikri suç olmaktan çıkartacak, özgürlüklerin engellenmesini imkânsızlaştıracak basit değişiklikleri elbette gerçekleştirebilir. Geçmişte 'sağcı' iktidarlar sonunda kendilerini zor duruma düşüren pek çok yanlış yasal düzenlemeler yapmışlardı; TCK 163 ile koruma yasalarını kime borçluyuz zannediyorsunuz? Umarız, AKP kendini tarihe karışmış o partilerin durumuna düşürmez.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |