AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
H A Y A T
Şişmanlığın bütün suçunu fast food'a yüklemeyin

Modern teknolojinin 'armağanı' olan obezitenin tek suçlusu fast-food türü yiyecekler değil. Hızlı yemek yiyen, hazır besin tüketen ve en önemlisi de egzersiz yapmayı ihmal eden kişilerin obez olmaması pek mümkün değil. Uzmanlar dengeli beslenmenin çözümünü 'Kendini ve gıdaları tanı' ilkesine oturtuyor.

Sanayileşmiş ülkelerin hastalığı olarak kabul edilen obezite, Türkiye için de tehlike sinyalleri veriyor. Modern teknolojinin hayatı kolaylaştırması, hızlı yemek yeme alışkanlığı, hazır besin tüketme hayatın bir parçası haline geldi. Yetersiz ve dengesiz beslenmenin yolaçtığı şişmanlık ise tansiyon, kolesterol ve kalp rahatsızlıklarını beraberinde getiriyor. Uzmanlar şişmanlık konusunda kişinin önce kendisini tanıması gerektiğini ifade ederek, tek başına fast food türü yiyeceklerin suçlanmaması gerektiğini belirtiyorlar. Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul Yönetim Kurulu üyesi Uzman Diyetisyen Dilara Koçak konu ile ilgili olarak, "şişmanlığın faturasının yanlış beslenmeye çıkarıldığını bunun için de en büyük suçlu olarak 'fast food'un gösterildiğini" belirterek, "fast-food türü yiyeceklerin katkısı yok demiyorum ama yeterli ve dengeli bir beslenmenin içinde bir çeşit olarak kullanılıyorsa bu tek başına şişmanlatmaz" diyerek kişilerin beslenme alışkanlıklarının önemine işaret etti.

ÖNCE KENDİNİ TANI

Kişinin önce kendisini tanıması gerektiğini belirten Koçak, konunun çok yönlü düşünülmesinin önemine dikkati çekerek şunları söyledi: "Hiç egzersiz yapmıyor, bütün gün oturuyor ve bütün gün aç kalıp akşam eve gidildiğinde kolay olsun diye telefon edip bol yağlı bir mönü sipariş ediyor, daha sonra da biraz rahatlamak için asitli içecekler içiliyorsa o zaman tabii ki şişmanlanır. Burada suçlu kişinin kendisidir. Çünkü kişisel tercihler çok önemli."

SUÇLU TEKNOLOJİ Mİ?

Modern teknolojinin gitgide yaygınlaştığına dikkat çeken Uzman Diyetisyen Koçak, sözlerini şöyle sürdürdü: "O zaman suçlu modern teknolojiyle ortaya çıkan bu yeni ürünler mi? Modern teknoloji, evet işimizi kolaylaştırdı. Eğer hızlı yemek yeme, hızlı yemeğe kavuşma ya da hazır besin tüketme hayatımızın bir parçasıysa, o zaman bunları öğrenmeliyiz. Bir hamburgerin, patates kızartmasının ya da salatanın gerçek kalorisi nedir? Bunların öğretilmesi konusunda gıda sanayiine de büyük görevler düşüyor."

3 KİŞİDEN 1'İ OBEZ

Selçuk Üniversitesi'nce (SÜ) yapılan bir araştırma, toplumdaki her 3 kişiden 1'inin, obez ve tansiyon hastası olduğunu ortaya koydu. SÜ Meram Tıp Fakültesi Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Türk Diyabet Derneği Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sait Gönen, Konya'daki 3 büyük alışveriş merkezinde diyabet ve bu hastalığa neden olan risk faktörlerini araştırmak için toplum tabanlı bir sağlık taraması yaptıklarını söyledi. Çalışmada 3 bin 474 kişinin kapsamlı muayeneden geçirildiğini ifade eden Gönen, araştırmaya katılanların yüzde 7'sinin önceden bilinen şeker hastası, yüzde 2.2'sinin ise şeker hastası olduğu halde farkında olmayan kişiler olduğunu belirtti. Gönen, araştırmada, toplumdaki şeker hastalığı görülme sıklığının ise yüzde 9.5 olarak tespit edildiğini açıkladı.

BÜYÜKŞEHİRDE YAŞAMAK ŞİŞMANLATIYOR

Araştırmada, diyabetle birlikte çeşitli ölümcül hastalıkların en önemli nedenlerinden olan obezite ve yüksek tansiyon konusunda da çok önemli sonuçlar elde ettiklerini vurgulayan Sait Gönen, şunları kaydetti: "Araştırma sırasında muayene edilen kişilerin yaklaşık yüzde 30'unda obeziteye rastlandı. Kalp hastalıkları için diyabetten daha fazla risk taşıyan (karın obezitesi) ise yüzde 34 oranında çıktı. Muayene ettiğimiz yaklaşık 3 bin 500 kişiden yüzde 33'ünün ise yüksek tansiyon hastası olduğu tespit edilmiştir. Türkiye'nin büyük şehirlerinden biri olan Konya'da yapılan bu araştırmanın sonuçları, ülke geneline göre yorumlanırsa, toplumumuzdaki her 3 kişiden 1'inin obez ve tansiyon hastası olduğu rahatlıkla söylenebilir. Çünkü büyük şehirlerimizdeki yemek alışkanlıkları çok büyük değişiklikler göstermemektedir." Gönen, şişmanlığın ABD ve AB ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de toplum sağlığını tehdit eder duruma geldiğini ve acil tedbirler alınması gerektiğini dile getirdi.

 
Memiş Hoca uyardı: Büyücülere kanmayın
Büyü yapmanın toplumsal çöküntülere neden olabileceğini belirten Memiş Hoca, büyücü adı altındaki insanlara itibar edilmemesi gerektiğini söyledi.
Kitaba girecek yemekler görücüye çıktı
Osmanlı âşığı Fransız bir yazar ile Arap kökenli bir Hataylı'nın İstanbul yemek kültürü üzerine kitap yazma amacıyla giriştikleri araştırma, henüz kağıda dökülmeden restaurantlaştı. Araştırmaları sonucunda elde ettikleri 4 bin yemek tarifini kitaplaştırmadan önce, en beğendiklerini bir restaurantta uygulamalı olarak meraklısına sunmaya karar veren ikili, Beyoğlu'ndaki Kapris dö Pera Restaurant'ı kurdu. Restaurantta, Osmanlı yemek kültürünün yanısıra, Osmanlı'yı son dönemlerinde etkileyen Fransız ve levanten mutfağından da seçkin tatlar sunuluyor.
Huzurevlerinden yemek tarifi
İşin en dikkat çekici tarafı ise, araştırmanın büyük bir kısmının, yemek tariflerinin bire bir yaşlı İstanbullular'dan alınarak gerçekleştirilmiş olması. Kapı kapı dolaşarak, hatta huzurevlerini bile gezerek aldıkları, birçoğu çoktan unutulmuş tatları derledikten sonra, Osmanlı yemek kültürünü yaşatma amacıyla bir restaurant açmaya karar verdiklerini anlatan Rinaldo Tomaselli ve Gabi Öksüz, mekanı da amaca uygun bir şekilde eski resimler ve objeler ile dekore etmişler. Kapris dö Pera'da Rum salatalarından Cezayir kuskusuna, Ermeniler'in üzümlü soğanlı nohut püresi topikten Lazlar'ın sardalya balıklı kıtırına, levanten mutfağından Büyükanne Tubini'nin spagettisine, kadar pekçok kültürden tatlar yer alıyor.
  • ÜRÜN DİRİER

  • 1 Eylül 2004
    Çarşamba
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED