|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Kalbimin yarısıyla hayata yeniden başlıyorum. Kalbimin yarısıyla dansediyorum. Kalbimin yarısıyla Sezai Karkoç'un "Balkon" şiirine düşüyorum. Kalbimin yarısını ateşe attılar, bir 'hafız'ın rüzgarına uyandım. Kalbimin yarısıyla seyrettim Uğur Yücel'in "yazı-tura" filmini. Çalkantılı bir dönemin rüzgarıyla karlı dağlara savrulup kaybolan bir kızın cebindeki solgun fotoğrafa filmlerden daha çok ağladığımı gördüm. Aşk mektuplarıyla kendimi aşksız bıraktım. Kalbimin yarısıyla bile anarşist olamadığım için Süleymaniye'de yüzümü yağmurdan saklıyorum. Borçlu kaldığım yıllara aşk düşürmek için, geçen yaz denizden çaldığım taşla yüzünü yine bir denize çizdim. Yalnızlığına dalgalarda teselli arayan bir otelin camlarında kırıldı kalbimin diğer yarısı. Herkes uyuduğunda, kalbimin yarısıyla ölen bir 'hafız'a Hicaz makamında yarım öyküler anlattım. Yolculuklar uzun sürmüyor artık. Bu yüzden sabaha kadar 'Vivaldi' çalmak da, yokluğuna aşk düşürmek de boşuna... Bu yüzden, sadece bir kez ağlayarak dansettim. En çok da İstanbul'da Hicaz makamındaki ezan sesleriyle ölüme inandım. Çünkü hayat atlar kadar hızlı, atlar kadar yavaş... Çoğu zaman kendi benliğimizin derinliklerine çekildiğimizde, yüksek dozdaki aşkların mahvımıza neden olacağını düşünürüz. Hayatla aşk arasındaki çılgınlık, şiirle şair arasındaki yüksek gerilimden izler taşır sanki... Pablo Neruda bu ilişkiyi şöyle tanımlıyor: "Şiirle çılgınlık elele giderler. Aklı başında bir insan için şair olmak ne kadar zorsa, şair için de aklı başında olmak o kadar zordur." Korkuları yüzünden, yıllardır alıştıkları mekanlarda donakalarak yaşayanlar için şiirle elele yüreğinin götürdüğü yere gitmek hiç de kolay değildir. Ama hayat, eninde sonunda akacağı yere akıverir, sen istemesen de... Ve bir gün, seni uzaklara çağıran gecelerden de, "hayatım" diye biriktirdiğin alışkanlıklardan da, senden de geriye bir tek "sen" kalacaktır. Tıpkı Alberto Valdivia'nın şiirinde olduğu gibi: /Her şey geçicidir, akşam, güneş, ömür.
Hayat yüzünüze bakmazsa, zordur sonbaharın özel olarak biriktirilmiş güneşli günlerinde ayrılık şiirlerine katlanmak. İki ruh birbirinden sökülürken ağzınızdaki cam kırıklarını kimseler görmesin istersiniz. Hayattan hep alacaklı kalsanız da, kalbinizin diğer yarısını hep "iyi şeyler" için saklarsınız...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |