|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
GEÇTİĞİMİZ cumartesi günü öğleden önce Türkiyemizin çok değerli bir psikiyatristiyle muayenehanesinde sohbet ediyoruz. İznini almadığım için adını veremiyorum. Günlük hayattan, meslekte geçen uzun hizmet döneminde tedavi ettiği 40 bin civarında hastası ve yakınlarının oluşturduğu 200 bin kişilik bir kitlenin davranışlarından, politikadan, Başbakanımızın son AB toplantısındaki taktiğinden derken konuyu futbola getiriyorum. Hocanın tuttuğu kulüp Fenerbahçe; ben Beşiktaş Divan üyesiyim. Sadece bir spor gazetecisi olarak değil, Beşiktaş kulübünde geçen 49 yıllık üyeliğin yanında verdiğim sportif hizmetlerle de son durum içimi yakıyor... "Hocam" diyorum, "Siz futbolun aktualitesini takip eden bir ilim adamısınız; Beşiktaş takımındaki futbolcuların sizin yönünüzden bir terapiye ihtiyaçları olduğunu düşünür müsünüz?" O, zarif gülümsemesiyle yüzüme bakıyor, espri olmadığını anlatan bir ses tonuyla şöyle diyor: -"Beşiktaş kadrosuna alınan 9 futbolcu sağ bek. 11'e tamamladıklarında önce yöneticilerin terapiye ihtiyaçları olacak!" Bu konuşmadan 9 saat sonra Dolmabahçe Stadı'nı kafama tokmak yemiş bir halde terkederken hep bu son cümle beynimde vızıldıyordu. Bütün gece de Beşiktaş Başkanı Sayın Yıldırım Demirören, başta futbol şubesi sorumlusu Kıvanç Oktay olmak üzere tüm yönetim ve onların son seçim kongresinden önceki o coşkulu koca koca vaatleri geldi takıldı aklıma. Beşiktaş'ın Dünya Kulübü olması, Türkiye Süper Ligi'nde ve Türkiye Kupası'nda şampiyonluk, Avrupa Kupalarında, özellikle bu yıl UEFA'da final oynama... Amma da desteksiz atmışlar... Yaptıkları transferlerle artık milyonlarca EURO'yu, trilyonlarca lirayı sokağa attıkları gün gibi meydana çıktı. Sabırlar taştı. Tutulacak yerleri kalmadı. Serdar Bilgili'yle gelip, sonradan ona ihanet edenlerin Beşiktaş Kulübü'nü yönetimdeki fukaralığı artık ortaya çıktı. Beşiktaş Divan Başkanı Sayın Şeref Nasır, kulübün istikrar içinde yürümesi, kaosa sürüklenmemesi için düne kadar yönetime gözü kapalı destek oldu. Beşiktaş'ın senatosu konumundaki Divan Genel Kurulu üç hafta önceki olağan toplantısında kan içti, "kızılcık şerbeti" deyip yönetime yüklenmedi. Bir tek bu satırların yazarı, Sayın Demirören ve ekibine "Eyüp Sultan sabrı gösterdiğimizi" kürsüden ifade ile tarihi görevi yerine getirdi. Divan Başkanı önceki gün acı hakikati itiraf etti: Beşiktaş bu sezonu kaçırmıştır! Yalnız Sayın Nasır, Beşiktaş'ın olağanüstü genel kurula gitmeyeceğini sandığını ifade ile büyük bir yanılgıya düşmüştür. Bu yönetimle Beşiktaş sadece bu yılı kaçırmış değildir; Karakartal'ın gelecek iki yılı da görünen odur ki kapkaranlıktır. İşte "kendi gözündeki merteği göremeyip, başkasının gözündeki çöpü gören" bu yönetim, eline 3., 4. sınıf futbolcularla dolu bir kadro tutuşturdukları, aldıklarında "Dünyanın en büyük 5 hocasından biri" iddiasında bulundukları Vincenta del Bosque'yi tüm başarısızlıkların sorumlusu görüp işine son verme gibi dahiyane (!) bir de karar verdiler. Oysa ki, Beşiktaş bu yönetimle düze çıkamaz. Bu bakımdan Beşiktaş sevgisinin sınırsız olduğuna inandığım Sayın Demirören'e tek bir sözüm var: "-İSTİFA ŞEREFLİ BİR HAREKETTİR".
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |