AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Boğaz'a üçüncü köprü

Ülkenin ilk sıradaki sorunu işsizlikse, İstanbul'un ilk sıradaki sorunu olarak "trafik" kabul ediliyor. Bu, İstanbul'da işsizliğin göz ardı edildiği anlamına gelmiyor elbette.

Yalnız, her gün artan sayıda aracın trafiğe katıldığı İstanbul'da yollar yeterli gelmiyor.

Boğaz'a yapılacak tüp geçit için çalışmalara başlandı.

Geçen ay temel atıldı.

İstanbul trafiğinin rahatlaması şart ama bu konu bir tüp geçitle halledilecek boyutta değil.

Daha yapılması gereken çok iş var.

Üçüncü köprü konuşuluyor.

Ancak bu fikre de karşı çıkanlar bulunuyor.

Kimileri yeşil alanların zarar görme endişesinden, kimileri de evlerimiz yıkılmasın düşüncesinden hareket ediyorlar.

Ne yazık ki havada durabilecek bir köprü türü bilinmiyor.

Köprü ayaklarının mutlaka bir yere basması gerekiyor. Bu mecburiyet dolayısıyla yerleşim birimine uzak yerden yapılacaksa ağaçlara kıyılacak, yakın yerden yapılırsa binalara.

Başka yolu yok.

Varsa da ben bilmiyorum.

Bu tespiti yaptıktan sonra üçüncü köprü hakkındaki kanaatimi belirteyim...

Üçüncü köprüye ben de karşıyım.
Dördüncü köprüyü düşünelim.
Ve hatta önce onu yapalım.

DÖRT ŞANS

Pers kralı, iki adamı ölüme mahkûm etmişti. Kralın atını ne kadar sevdiğini bilen adamlardan birisi, hayatının bağışlanması karşısında, bir yıl içinde ata uçmayı öğretebileceğini söyledi.

Kendini dünyadaki tek uçan ata binerken hayal eden kral bu teklifi kabul etti.

(Fıkrada böyle geçiyor ama, kralın o hayale kapılacak kadar aptal olduğunu düşünmek yanlış olur. Muhtemeldir ki kral, uyanık mahkûmun ne yapacağını merak etmiştir ve bir yıl sonra ölse ne olacak diye düşünmüştür.)

Diğer adam inanmayan gözlerle arkadaşına baktı:

- Atların uçamadığını biliyorsun. Nasıl olup da böyle delice bir fikirle çıkabildin ortaya? Yalnızca kaçınılmazı geciktiriyorsun o kadar.

"Pek değil..." dedi birinci mahkûm, "Kendime dört özgürlük şansı veriyorum. Birincisi kral bu yıl ölebilir. İkincisi ben ölebilirim. Üçüncüsü at ölebilir. Ve dördüncüsü... Belki ata uçmayı öğretebilirim."

ESMERLER YAŞADI

Ankara Kuruyemişçiler Odası'nın gazetelere verdiği ilanlardan öğrendiğimize göre; fındık, fıstık, badem vb çerezler, kalp krizi ve kanser riskini önemli ölçüde azaltıyormuş.

Esmerler yaşadı demektir.

Şarkısı bile var ya...

"Ben esmeri fındık ile, ben esmeri fıstık ile, ben esmeri badem ile beslerim"
(Rıfat Yörük)

TAZMİNAT

Murat Kayacan'ın bir Amerikan gazetesinden aktardığına göre, Irak doğumlu İsveç vatandaşı Ebu Gıreyb hapishanesinde işkence gördüğü iddiasıyla ABD ordusundan yüz bin dolarlık tazminat istiyormuş.

İşkence gören diğer Iraklıların böyle bir şansı yok şimdilik. Çünkü onlar İsveç vatandaşı değil.

EKME-BİÇME

50 yılını dolduran Türk Traktör, halka açılıyor. Günlerdir reklamlarını ekranlarda, gazetelerde görüyoruz.

Türk Traktör'e ortak olun, yatırım ekin gelecek biçin deniyor.

İyi de, ne ekersek onu biçerdik hani?

SEZER'İN SÖZLERİ

Sezer, şöyle diyor: "DSP, Türkiye'nin en büyük partisi olacak."

Aha!..
Durun, bu Sezer başka Sezer.
DSP Genel Başkan Adayı Zeki Sezer.

GÜNÜN SÖZÜ

İnsanda hayallerin yerini hatıralar almaya başlamışsa, yaşlılık başlamış demektir.
J. Brever


11 Haziran 2004
Cuma
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED