AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
SSK'ya bildirge verilmesine rağmen prim ödenmemişse
ne yapılmalı ?

Bir okuyucumun akrabası, 1954 doğumlu ve 1976 yılında da SSK girişi bulunmaktadır. Kendisinin şu an bir perakende ticarethanesi bulunmakta ve 1994'ten beri de Bağ-kurlu olarak prim ödemektedir. Ancak kendisi 1976 yılında İskenderun Demir Çelik İşletmelerinde yaklaşık bir hafta çalışmıştır. O sırada SSK girişi yapılır. Biz de şu an işçi giriş kartı da bulunmakta. İskenderun'dan bu olayı SSK'dan sordururken SSK girişinin olduğunu ancak gün kısmının sıfır, yani hiç bildirilmemiş olduğunu gördük. Kendisinin yaşı ilerlemiş olduğundan Bağ-kur'dan emekliliği uzun süreceğinden biz, SSK sigortalılığını devreye sokmak istedik. İşyerini kendi üzerinden devredip son 4,5 yıl isteğe bağlı SSK ödeyip ilk giriş 1976 yılı olduğundan yaş ve prim problemi olmaksızın yaklaşık 5 yıl sonra SSK'ndan emekli olsun istedik. Ancak internetten de döküm aldığımızda gün sayısının "sıfır" olduğunu görünce, bunu SSK'ya danıştık. Onlar da böyle bir durumda, SSK girişinin kabul edilemeyeceğini, en az bir gün gözükmesi gerektiğini, bunu yapmazsanız SSK'dan isteğe bağlı ödeseniz de emekli olamayacağımızı bunu çözmek için de mahkeme yoluna müracaat etmemiz gerektiğini söylediler. Bazı avukatlara danıştık, ama bilgileri olmadığını söylediler. Biz de size sormak istedik. SSK'nın söyledikleri doğru mu? Doğru ise mahkemeye nasıl dava açabilir, hangi mahkemeye ne için ve nasıl müracaat edebiliriz, bununla ilgili başka buna benzer lehte veya aleyhte yargı kararları var mı? Delil olarak bunları gösterebilir miyiz?

Okuyucumuzun sorusu, birçok sigortalının sorunu olarak sürekli karşımıza çıkıyor. Bu nedenle bir daha değinmek gerekli oldu. Umarım aşağıda vereceğim bilgiler ve Yargıtay Kararı, ilgilenen okuyucularımıza yararlı olur.

4447 sayılı Yasa'dan önceki dönemde, yani 08.09.1999 tarihi öncesinde uygulanan mevzuat hükümleri itibariyle, SSK'na işe giriş bildirgesi verilmesinin en azından bir günlük çalışmaya delalet edeceğine ilişkin olarak birkaç defa yazı yazdım. Gazetemizin internet arşivinden bu yazılara ulaşılabilecektir. Bu konudaki Yargıtay Kararı da bu yazılarda açıklanmıştır. İş Mahkemesinde dava açıldığında bu bilgilerden yararlanılabilir. İş Mahkemesinde dava açılmasından başka çıkış yolu da gözükmemektedir.

Şöyle ki: YARGITAY HGK'nun 30.09.1998 tarih ve E.1998/21-628, K.1998/653 sayılı Kararı'nda, Kocaeli l. İş Mahkemesi'nin 3/6/1998 tarih ve E.1998/225, K. 144 sayılı Kararı, incelenip hükme bağlanmıştır: Taraflar arasındaki "hizmet tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli l. İş Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 17/12/1997 gün ve 1996/3- 1997/548 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 26/3/1998 gün ve 1998/1800-2220 sayılı ilamı ile; (...Davacının 1/11/1971 ila 11/11/1971 arası çalışmalarına ilişkin istem hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmişse de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Gerçekten davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı kanunun 78/8. maddelerine göre, davalı işverenin 10 yıllık süre içerisinde ve bu sürenin geçerli olduğu dönemde kuruma davacının işe giriş bildirgesini verdiği açıkça belli olmaktadır. İşe giriş bildirgesi veya prim bordrosu gibi kurumun bilgisine sunulan belgelerin olması durumunda artık hak düşürücü süreden bahsedilemez. Bu nedenle hak düşürücü süre nedeniyle reddi usul ve yasaya aykırıdır. / O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. / Davacı vekili, direnme kararını temyiz etmiştir. / Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: / Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 506 sayılı yasanın 79/8. maddesinde belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerden olan işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesi karşısında hak düşürücü sürenin işlemesinin mümkün bulunmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır."

Netice olarak, SSK, 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi gereğince işe giriş bildirgesi verilmiş ama dönem bordrosu verilmemiş sigortalılar için re'sen dönem bordrosu doldurmak ve işverenden primini tahsil etmek zorundadır; ama bu görevini yapmamıştır. Mağdur olanların iki tercihi var, bu sorunun çözümü için: Birincisi emeklilik günleri gelmeden İş Mahkemesi'nde işe giriş bildirgeleri verilmiş olması nedeniyle bir günlük "Hizmet Tespit Davası" açmak, ikincisi de işe giriş tarihlerine göre zamanı geldiğinde SSK'ndan yaşlılık aylığı talebinde bulunmak ve bu talepleri reddedildiğinde hem "hizmet tespiti" ve hem de "reddedilen emeklilik taleplerinin kabulü" konularında, işe giriş bildirgesinin verilmiş olması davanın zamanaşımına uğramasını engellediği için, dava açmaktır. İlgili okuyucularımızın yararlanması dileğiyle.


17 Haziran 2004
Perşembe
 
TAHSİN SINAV


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED