AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Arafat ölürse!

Son dört gündür tüm dünya Arafat'ı konuşuyor..

Arafat'ın sağlık durumu ölümle yaşam arasında bir çizgide..

Herkes gibi Arafat da ölebilir ve ölecek..

Ancak İsrail bu konuyu da kendi hain planları doğrultusunda kullanmaya uğraşıyor..

İsrail ve Amerika'ya göre Arafat ölürse Filistin'de kargaşa çıkacak ve Filistinliler birbirine düşecek!

Onların gönlünden bu geçiyor belki de bunun için çalışıyorlar..

Ancak bunun böyle olmayacağını sezen ya da anlayan İsrail bu kez Arafat'ın 6,5 milyar dolarlık servetinden söz ederek onu halkı ve dünya halkları önünde küçük düşürmeye çalıştı. Aklı eksik birileri de sanki büyük habermiş gibi bu palavrayı Türk kamuoyuna yutturmaya uğraştı..

Hiç kimse Arafat böyle bir serveti 'nereden ve nasıl elde etti' sorma zahmetine bile katlanmadı..

Kendisi ve eşi zengin ailelerden gelen Arafat 40 yıldır halkı için mücadele ediyor. Onlarca kez İsrail ve ajanlarının suikastlarından kurtuldu ve inanılmaz zor koşullarda yaşadı.

Hiçbir zaman lüksü olmadı ve lüks yaşamadı..

Hiçbir yerde özel malı ve mülkü olmadı..

Kendini bildi bileli Filistin davası için mücadele eden Arafat 40 yıldır işgale karşı direniyor ve halkının tüm acılarını yüreğinde ve benliğinde yaşıyor ve hissediyor..

Filistin Devlet Başkanı olarak adlandırılan Yaser Arafat'ın hiçbir zaman bir devleti ve hükümeti olmadı..

Filistin diye bir ülke ve devlet yok şu anda..

Amerikalılar 1948'de Filistin toprağı üzerinde bir İsrail devleti kurdurdular..

1967'de ise bu İsrail geri kalan Filistin toprağını, yani Batı Şeria ve Gazze'yi işgal etti..

37 yıldır işgal altındaki bu topraklarda yaşayan Filistinliler İsrail'in inanılmaz teröründen hergün büyük acılar çekiyor..

1993 Oslo Anlaşması sonrasında bu iki toprak parçasında yarı özerk ve yerel yetkilerle sınırlı bir yapılanmaya izin verildi ve buna 'Filistin Devleti' denildi..

Kağıt üzerinde var olan bu devlet, hukuksal ve pratik olarak ortada yok ..

Yaser Arfat da böyle bir devletin başkanı işte..

Dönelim hastalığına..

İnsanlık tarihinin tümünde liderler kendi halklarına hizmet ettikten sonra ölürler..

Hizmetleri halkları tarafından takdir edilen liderler unutulmaz..

Mustafa Kemal da bunun için Atatürk olmuştur..

Atatürk ölünce Türkiye Cumhuriyeti yok olmamıştır..

Yaser Asrafat da ölünce Filistin halkı yok olmayacaktır.

Hiç kimse, İsrail adına sevinç duymasın..

Elbette Arafat'ın yerini doldurmak pek kolay olmayacaktır..

Ancak en az Arafat kadar mücadeleci insanlar hep olacaktır Filistin halkı içinde..

Her gün İsrail tanklarına taş ve sapanla karşı koyan Filistinli çocukların tümü birer Yaser Arafat'tır..

Arafat ölür ama her gün yüzlerce Yaser'ler doğacaktır.

Bundan hiç kimsenin şuphesi olmasın..

Bundan 22 yıl önce Sabra ve Şatilla kamplarında Şaron katliamlarının sonuçlarını izlerken iki çocuğu ile babası öldürülen Filistinli genç bir kadınla karşılaşmıştım..

Bir köşede sessizce ağlıyor ve gerilla olan eşinin gelmesini bekliyordu..

Yanına yanaşıp teselli etmeye çalışırken yapabileceğim birşeyler olup olmayacağını sordum..

'Sizden değil ama Allah'tan bir tek dileğim var' dedi ve yüzünü göğe çevirerek;

'Allahım ne olur dokuz ayda değil dokuz günde doğurmama yardımcı ol 'diye mırıldandı..

Gözlerinde inanılmaz bir anlam vardı..

O anlamlı bakışlarını hiçbir zaman unutmadığım o genç Filistinli kadın ve onun gibi binlerce Filistinli kadın sürekli kahramanlar doğurarak inanılmaz destanlar yazdırdılar..

Arafat bu destanların yalnızca bir tanesidir..

İşte bu nedenle Yaser Arafat ölünce İsrail ve yandaşlarının beklediği hiçbir şey olmayacaktır. Dünyadaki tüm liderler gibi Arafat da artı ve eksileri ile tarihe malolacaktır..

Elbette dünyadaki tüm liderler gibi Arafat da hata yapmıştır..

Toprağının bir kısmını 1948'de, geri kalanını da 37 yıl önce kaybeden bir halkın mücadelesi elbette kolay değildir.

Bu mücadele İsrail ve Amerika gibi dünyanın en gaddar ülkelerine karşı yapılıyorsa işler daha zordur.

Korkaklar, işbirlikçiler, ihanet edenler, yolsuzluklara karışanlar ve daha başkaları hep olacaktır.

Ancak bunların tümünün hesabını Boğaz'da rakılarını yudumlayanlar değil yalnızca Filistin halkı soracaktır..

Tabiî zamanı gelince..

Yani bağımsız ve özgür bir Filistin devleti kurulunca.. Ondan önce de herşey çok zor Filistin halkı için..

Arafat yaşasa da ölse de durum değişmeyecek..

Filistin halkı Şaron ve Bush'tan bir süre daha acı çekecektir. Ama sonunda mutlaka Filistin halkı kazanacaktır..

Önemli olan Filistinlilerin buna inanmasıdır..

Ben bu inancın her Filistinli cenin'de bile olduğunu biliyorum..

Bunu Şaron ve yandaşları asla anlamayacaklardır..

Onlar Arafat'ın hastalığı ya da ölümünde magazin yanlar aramakla meşguller..

Oysa Filistin halkının yaşamında televole'lere yer yok ve olmayacaktır!


8 Kasım 2004
Pazartesi
 
HÜSNÜ MAHALLİ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED